Eyvah çocuğum ateşlendi!
+ Sonra Oku

Çocuğum ateşlendi...

Ateşle ilgili bilinmesi gerekenler, ateş ile ilgili doğru bilinen yanlışlar ve "Ateşlenen çocuğa ne yapmalı?" sorusunun yanıtı haberimizde!

Bu cümleyi hemen hemen her anne baba kurar. Ya havale geçiriyorsa, acaba hemen hastaneyi mi götüreyim, ateş düşürücü şurup mu versem, yoksa ılık duş yaptırsam geçer mi ya da doktorunu mu arasam… Bu ve bunun gibi binlerce soru aklınızdan saniyeler içerisinde defalarca geçer…


Ateşle ilgili bilinmesi gerekenleri ve en önemlisi doğru bilinen yanlışları Hisar Intercontinental Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ece Şule Aslan’dan öğrendik.

 

Çocuğum neden ateşleniyor?

Ateş vücut ısısının günlük oynamalarının üzerine çıkmasıdır. Kendi başına bir hastalık değildir, çocuk hastalıklarında özellikle de enfeksiyonlarda görülen bir bulgudur ve vücudun hastalıkla mücadele ettiğinin göstergesidir. Enfeksiyonlar ateşin en sık nedenlerinden birisi olmakla birlikte enfeksiyon dışı çeşitli durumlarda da (inflamatuar, neoplastik ve bağışıklık sistemi hastalıkları) ateş yükselebilir. 2-5 yaş arası kreş çocuklarında daha çok olmak üzere her yaş grubunda görülen ateşe en sık virüslerin neden olduğu gribal enfeksiyonlar, Rotavirüs, streptokokların boğazda yaptığı (halk arasında  beta olarak bilinen) enfeksiyon neden olur.

 

Çocuğumun ateşlendiğini nasıl anlarım?

Çocuğunuz size her zamankinden farklı olarak daha sıcak geliyorsa, ateşini ölçerek emin olmalısınız. Ağızdan 37.5, makattan 38.5, kulaktan 38 derecenin üstündeki değerleri ateş olarak kabul ediyoruz. Ancak unutmamanız gereken bir şey daha var. Çocuğunuzun cildinin sıcak olması her zaman ateşi olduğu anlamına gelmez. Çocuklarda vücut ısısı erişkinlerden daha yüksektir. Her çocuğun vücut ısısı kendine özgüdür; yaş, hastalıklar, aktivite, günün değişik zamanlarına göre değişkenlik gösterir. Bu nedenle ateşi doğru değerlendirmek için çocuğunuzun kendine has vücut sıcaklığını bilmelisiniz. Çocuğun vücut ısısı; yaş, hastalıklar, aktivite, günün değişik zamanları, çevre ısısı ve giysilerine bağlı olarak değişiklik gösterir. Ancak hastalıkta gördüğümüz ateş seviyesine erişmez.

 

Doktorunuza gitmeden önce yapabilecekleriniz

Öncelikle, ateşin vücudun enfeksiyonla savaştığının bir göstergesi olduğunu bilerek hareket etmelisiniz. Çocuğun ateşini düşürmeniz enfeksiyonunu tedavi ettiğiniz anlamına gelmez. Sadece çocuğun daha iyi hissetmesini ve eğer ateşli havaleye yatkınlığı varsa havale geçirmesini engelleyebilirsiniz. Bu durumda,

  • Doktorunuzun önereceği ateş düşürücüleri kullanın.
  • Çocuğunuzun normalden fazla sıvı almasına, susuz kalmamasına dikkat edin.
  • Eğer ateş çok yüksek değilse ve çocuğunuz kendini kötü hissetmiyorsa, ilaç vermeden önce ılık bir duş (29-32  °C) aldırın.
  • Bulunduğu odayı serin tutun (21-22 °C civarında olmalı), mümkün olduğunca ince ve pamuklu giysiler giydirin.
  • Üzerini soyup; el ve ayaklarını sıcak tutun.
  • Yaygın olarak ateş düşürücüler verilir. Aspirin ise viral enfeksiyon dışındaki nedenlerle oluşan ateşlerde kullanılabilir. Bunun dışında;

 

Ateşi var ama paniğe gerek yok!

Ateşli bir çocuğu değerlendirirken, ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumunu yol gösterici olarak kabul ederiz. Ateşin ne kadar yüksek olduğu, hastalığın ağırlığının bir göstergesi değildir. Çocuklarda ateşin en sık nedeni olan basit viral enfeksiyonlar, 39-40 derece ateşe neden olabilir. Tam tersine, bazı ciddi hastalıklar da çok yüksek ateşe yol açmayabilir. Ancak 0-3 ay arası bebeklerde, normalin üstünde ölçülen bir vücut ısısında -değer kaç olursa olsun- hemen doktorunuza başvurmalısınız. Daha büyük çocuklarda, çocuğun genel durumuna dikkat etmek gerekir. Eğer;

  • Çocuğunuz uyanıksa,
  • Aktifse,
  • Oyun oynuyorsa,
  • Yiyip içebiliyorsa,
  • Rahat uyuyabiliyorsa,
  • Nefes almasında bir problem yoksa çok korkmayın.

 

Bu belirtiler varsa hiç gecikmeden doktorunuza başvurun!

 

  • Özellikle 2 yaş altındaki bebeklerde görülüyorsa,
  • Bebek ve çocuklarda 40 °C'nin üzerinde görülüyorsa,
  • Ağlama, inleme ve dokunulduğunda huzursuzlanma varsa,
  • Ememiyorsa ya da hiçbir şey yemek istemiyorsa,
  • Ateşin yanında uyku eğilimi varsa,
  • Bilinç değişiklikleri gözlemliyorsanız,
  • Ciltte mor döküntüler oluşuyorsa,
  • Zor nefes alıp verme başlıyorsa,
  • Yutkunma güçlüğü çekiyorsa,
  • Daha önce "havale" geçirmiş ise,
  • Genel görünümünde kötülük varsa,
  • Boyun kısmında sertleşme varsa,
  • Devamlı kusma, diyare (ishal) oluyorsa,
  • Ateş 3 günden uzun sürmüşse hiç beklemeden hemen doktorunuza başvurun.

 

Doğru bilinen yanlışlar:

  • Alkol ve sirke ile vücudu silmek,
  • Üşüyebilir korkusu ile giysilerini çıkartmamak ve daha çok giydirmek,
  • Çok sıcak veya çok soğuk içecekler vermek,
  • Soğuk duş aldırmak (ılık duş aldırmak gerekir).

 

 

Ateşi varsa bunları yapmayın!

 

Anne babaların havale ihtimalinden dolayı ateşi endişeyle karşıladığına anlatan Acıbadem International Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İhsan Şehla, bu durumun bazen yanlış uygulamalara da neden olabildiğine dikkat çekiyor.

 

Genel olarak vücut sıcaklığının normalin üstünde ölçülmesi durumu ateş olarak tanımlanıyor. Ancak elde edilen değerler ölçüm yerine göre değişiklik gösterdiği için, sıcaklığın koltuk altından 37, kulaktan 37,3 ve makattan 38 derece ve üzerinde ölçülmesi durumunda ateşin varlığından söz etmek doğru oluyor. Her ne kadar aileler ateşli durumlarda yoğun bir endişe hissetseler de yapılan deneysel çalışmalar orta derecede ateş (39 dereceye kadar olan ateş) ile kişinin mikroplara karşı savunma işlevlerinin arttığı ve mikrop üremesinin baskılandığını gösteriyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İhsan Şehla, bu nedenle ateşe müdahale edilirken paniklememek ve çocuğun genel durumu iyiyse, huzursuzluğu yoksa belli bir dereceye kadar (38-38.5 derece) ateşe izin verilmesi gerektiğini söylüyor.

 

Ateş neden önemli?

Peki ateş neden bu denli önemli bir durum ve aileler neden panikliyor? Dr. İhsan Şehla’nın verdiği bilgiye göre ateş halinde vücutta birçok mekanizma etkileniyor. Sıvı ve kalori ihtiyacının artmasına neden oluyor. Oksijen tüketimini artırdığı için, karbondioksit oluşumu ve kalp yükü artıyor. Bu durum kalp yetersizliği olan hastalarda yetersizlik belirtilerinin ağırlaşmasına da neden olabiliyor. Ateş aynı zamanda, kan hücrelerinin yıkımıyla giden bazı kansızlık durumlarında kansızlığı, kronik akciğer hastalığında akciğer yetersizliğini olumsuz etkiliyor. Ayrıca diyabette kan şekerini, diğer doğumsal metabolik hastalıklarda ise hastalığın türüne göre şiddetini veya atakların oluşumunu etkiliyor. 6 ay-5 yaş arası çocuklarda ateş, ateşli havale riskini artırabildiği gibi ayrıca epilepsili çocuklarda da kasılmaların sıklığı ateşle birlikte artıyor.

 

Ateşi düşürmek için...

Ateş düşürücü tedavi, enfeksiyon hastalıklarının gidişinde herhangi bir değişiklik yapmadığı gibi sonucu da etkilemiyor. Ancak ateşi 39 derecenin üzerine çıkan çocukta huzursuzluk gelişiyor. Bu durumda çocuğun rahatlamasını sağlamak için ateşin düşürülmesinin yarar sağlayacağını söyleyen Dr. İhsan Şehla, bunun nasıl yapılması gerektiği konusunda şu ipuçlarını veriyor: “İlk adım üzerinin açılması, kıyafetlerinin inceltilmesi veya çıplak bırakılmasıdır. Ortam ısısını düşürmek için de odanın soğutulması gerekir. Buna rağmen ateş yüksekliği devam eden çocuklara ılık ıslak uygulama (suyun sıcaklığı 29,4-32 derece, bu elin arkası veya dirsekle suya bakıldığında hafif ılık hissedilecek ısıdır) yapılmalı. Fiziksel önlemlere rağmen ateşi devam eden çocuklara, hekim tarafından önerilen ateş düşürücüler mutlaka önerilen miktarda ve aralıkta kullanılmalı.”

 

Ateşe yaklaşımda 3 önemli yanlış uygulama!

 

Gereksiz ilaç kullanma: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İhsan Şehla, vücut sıcaklığının normal sınırlarının bilinmemesi nedeniyle havale endişesiyle tehlike sınırlarının çok altında gereksiz ve abartılı ilaç kullanımının en önemli yanlışlardan biri olduğunu söylüyor. Ateş düşürücülerin önerilenden daha sık aralıklarla veya üst üste kullanımı ilaçların zararlı etkilerinin ortaya çıkmasına sebep olabiliyor. Ayrıca yanlış ilaç kullanımından biri olarak çocuklarda Aspirin kullanımı Reye sendromu denilen hayatı tehdit eden bir hastalık tablosuna neden olabiliyor. Yine çocuklarda önerilmeyen Metamizol kullanımı da tansiyon düşüklüğü, kemik iliğinin baskılanması sebebiyle bağışıklık sistemi hücrelerinin ciddi azalması gibi son derece önemli sorunlara yol açabiliyor.

 

Soğuk su ya da buz uygulama: Yapılan yanlış uygulamalardan bir de, ılık ıslak uygulama yerine, aşırı soğuk su hatta bazen buzlu su ile ateşin düşürülmeye çalışılması oluyor. Bu durum, hipotermi denilen ve çocuğun hayatını tehdit edebilecek ateşin aşırı düşmesiyle sonuçlanabiliyor. Ayrıca ilk anda düşen ateş daha sonra rebaund etkisiyle tekrar yükselebiliyor. Soğuk su/buz uygulamasının sıcak çarpması veya malign hipertermi denilen ve ateşin 40’ın üzerine çıktığı istisnai durumlar dışında kullanımı gereksiz ve zararlı bulunuyor.

 

Antibiyotiğe başlama: Ailelerin sıklıkla ateşi bakteri enfeksiyonuyla ilişkilendirerek bir an önce antibiyotik başlamak istediklerini söyleyen Dr. İhsan Şehla, “Oysa ki çocuklarda ateşin en sık sebeplerinden biri virüslerdir ve antibiyotik kullanımına gerek yoktur” diyor. Bu nedenle doktor muayenesi olmadan antibiyotik başlanmaması ve doktora antibiyotik uygulaması veya yazması için baskı uygulanmaması önem taşıyor.

 

Acil müdahale gerektiren durumlar

0-3 ay arası bebekler. Bu dönemde ateşli küçük çocukların yüzde 70’inde bakteri enfeksiyonu sorumlu olurken, yüzde 10-15’inde ağır bakteri hastalığı saptanıyor. Özellikle yeni doğan dönemi denilen 0-28 günlük bebeklerde ateş hastaneye yatırılarak izlem ve tedavi gerektiriyor.

 

  • Çocuk daha önce ateşli ya da ateşsiz nöbet veya havale geçirmişse,
  • Kronik akciğer hastalığı varsa,
  • Doğumsal kalp hastalıkları bulunuyorsa,
  • Diyabet gibi metabolik hastalıkları tanısı almışsa,
  • Yoğun sıvı kaybı ve şok tablosu varsa,
  • Çocuk enerjisiz ve düşkün görünüyorsa,
  • Ateş vücutta döküntüyle seyrediyorsa,
  • Ateş 40 derecenin üstündeyse...

 

Yorum yaz