Sevenleri barıştırayım be ya
+ Sonra Oku

Perili Fatma - 4

Perili Fatma - 4

 

Herkesin evine çekildiği, sokakların çöpleri karıştıran kedilere kaldığı bir öğle üzeri, Perili Fatma açık pencerenin önündeki divanda uyuklarken kopan çığlığa, ayak seslerine eşlik eden küfürlerle yardım nidalarına uyandı.

 

“Hani karısını bırakıp beni alacaktı lan. Gel buraya, kaçma yalancı! Geberteceğim seni.”

“İmdaaattt... Koşun millet... Koşun... Kadın öldürürler.”

 

Divanın üzerinde esintiyle havalanan perdeyi çekince, arkasındaki eli bıçaklı genç kızdan can havliyle kaçan Cibilliyetsiz Lütfiye’yi gördü. “Aramıza yabancı sokmayasın” diyen mahalleliyi dinlemeyip evine müşteri kabul eden, attıkları tutup da kapısında kuyruk olunca havaya giren Cibilliyetsiz, belli ki bu kez baltayı taşa vurmuştu.

 

Mahalleli, Cibilliyetsiz Lütfiye’yi delirmiş müşterisinin elinden alırken, Perili Fatma perdeyi çekip yeniden uzandı. “Karga burnun büyürse işte böyle kırarlar. Tedbiri elden bırakmayacaksın” diye mırıldanıp uykuya daldı.

 

Perili Fatma, eşeğini sağlam kazığa bağlamıştı. Kimseye ne telefon numarasını vermişti, ne de adresini. “Geleceğim” dediği gün gidiyor, “Artık gelmem” dedikten sonra o semte bir daha uğramıyordu. Kamerasının kara ekranına baka baka kaydettiklerini dinledikten sonra müşteriyi memnun edecek lafları hazırlıyor, ama asla kesin konuşmuyordu.

 

Daha geçen gün, nişanlısı yüzüğü attı diye yataklara düşen, oyuncak bebeklere benzediği için Barbi Nesrin ismini taktığı kızla annesini avutmuştu.

 

Nesrinlerin evini bir gün dinlemesi yetmişti. Karşılıklı apartmanlarda oturan kızla eski nişanlısı birbirini sevip evlenmeye karar vermiş, ama ailelerin anlaşmazlığı yüzünden ilişkiler gerildikçe gerilmişti. Oğlanın ailesi birlikte oturmakta, kız tarafı alt kattaki kiralık dairede ısrar edip üzerine de düğün davetiyelerine yüz beş kişilik ek yapmak isteyince ipler hepten kopmuştu.

 

Perili Fatma, oğlanın yüzüğü daralıp da attığını anlayınca, içinden “Sevenleri barıştırayım be ya” deyip aralarını düzeltecek lafları peş peşe dizmişti:

 

“Bir sürü karışık konuşmalarınız olmuş. Üst üste küslükler, dargınlıklar, yanlış anlaşmalar görürüm, duyarım. Aslında birbirinizi seversiniz. O da seni düşünür, ister, ama aklı karışıktır. Evlilik gözünü korkutmuştur. Sana yetişemeyeceğine inanır. Biraz bekleyesin, sabırlı olasın. Onu gördüğünde gülümseyesin. Ama fettanca değil, içten. En azından bazı konularda geri adım atmaya hazır olasın, eğer bu çocuğu gerçekten istiyorsan. Bugün zengin değildir ama sizi el ele, bereketli bir gelecek bekler.”

 

Anne-kız bu sözlerden sonra biraz yatışmış, oğlan tarafını fazla zorladıklarına kanaat getirmiş, barışmanın yollarını arar hale gelmişlerdi.

 

On gün sonra geri gelen Perili Fatma, evi bir gün daha dinledikten sonra kızın sözünü dinleyip oğlanı görünce ona gülümsediğini, oğlanın da ona aynı şekilde karşılık verdiğini öğrenince son sözünü söylemişti:

 

“Sular durulmuştur. Seni sever, yeniden yüzük takmak ister ama gururuna yediremez. Sen buluşma talep edesin. Eğer sen ona bir adım atarsan o sana iki adam atar. Ama birleşince eski defterleri açmayasınız. Allah bahtiyar etsin.”

 

Perili Fatma bir ay sonra aynı sokakta başka birine giderken Barbi Nesrin’le annesine rastlamış, kızın sağ elindeki yüzüğü fark edince ikisinin yüzüne bakmış, anne kız falcıyla sokakta görülmekten çekindiklerinden, belli belirsiz donuk bir tebessümle selam verip yanından geçip gitmişlerdi.

 

Perili Fatma alınmadı, bu tür tavırlara alışıktı. Barbi Nesrin’le annesi şimdilik işleri yolunda gittiğinden ona yüz çevirmişlerdi. Ancak, kızını bulunmaz Hint kumaşı sanan anne ile bunun gerçek olduğuna inandırdığı kızının, çok değil birkaç ay içinde onu salonun başköşesine oturtmak isteyeceklerinden emindi. Çünkü kadın, kızının evliliğine burnunu sokacak, annesinden akıl almadan adım atamayan Nesrin ise kocasıyla annesi arasında kalacaktı.

 

Ancak Perili Fatma onlarla ilgilenemeyecek kadar meşgul olacaktı. Bir aşk üçgeninin ortasına düşecek, kendini sıyırmak istese de başarılı olamayacak, sonrasında ise yasak aşkın taraflarını istediği gibi yönlendirmek hoşuna gidecek, aldatılan kadını teselli edip evliliğine sahip çıkması için cesaretlendirirken, aldatan koca ve metresle kedinin fareyle oynadığı gibi oynayacaktı.

 

5. bölüm 13 Şubat 2018 Salı hthayat.com’da...

 

Diğer bölümler

 

 

 

 

Yorum yaz