HT Hayat Anasayfa Kalp krizi nedir? | Sağlık

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Oğuzhan Yücel, kalp krizi hakkında bilgiler verdi.



Kardiyoloji Uzmanı Dr. Oğuzhan Yücel, kalp krizinin nasıl meydana geldiğini şu sözlerle anlattı: “Kalp krizi, kalbi besleyen koroner damarlardaki tıkanıklığa bağlı olarak, kalbin o bölgedeki yetersiz kan akışından dolayı kalıcı olarak hasar görmesi sonucu meydana gelir.Kalp krizine neden olan koroner damar tıkanıklığının en önemli sebebi aterosklerozdur. Ateroskleroz damar iç tabakası altında yağ (lipid) birikimi ile karakterize bir hastalıktır.”


Kalp krizinde risk faktörleri nelerdir?


Dr. Oğuzhan Yücel, kalp krizindeki risk faktörlerini şöyle sıraladı:


  • Yaş (Erkeklerde 45, kadınlarda 55 yaş üstü olmak),
  • Aile öyküsü (birinci dereceden akrabalarında erken yaşta kalp krizi geçirme öyküsü olması),
  • Sigara,
  • Hipertansiyon,
  • Kolesterol yüksekliği,
  • Şeker hastalığı,
  • Obezite kalp krizi için önemli risk faktörleridir.

Kalp krizi belirtileri nelerdir?


Hastaların üçte ikisinde kalp krizi ortaya çıkmadan günler, hatta haftalar önce gittikçe artan göğüs ağrıları, nefes darlığı, çabuk yorulma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Kalp krizinin ilk belirtisi genellikle göğüs kemiğinin altında baskı olarak tarif edilen derin ve şiddetli ağrıdır. Ağrı çoğu kez göğüsten çeneye ve sol kola yayılır. Kalp krizinde ağrı çoğu zaman yarım saatten uzun sürer ve çok şiddetli olabilir. Kalp krizinde ağrı dinlenmeyle ya da dilaltı ilaç alındığında çok az hafifler fakat tamamen geçmez. Bazı olgularda ağrı çok hafiftir; hastaların yaklaşık yüzde 20'si kalp krizinin farkına varılmayabilir.


Kalp krizi geçiren hasta genellikle huzursuzdur. Derisi soluk, soğuk ve terlidir. Hasta göğsündeki baskıdan ve ağrıdan yakınır. Sıkıntı duygusu ve ölüm korkusunun yanı sıra baş dönmesi, bayılma, nefes darlığı, hırıltılı solunum, bulantı, kusma olabilir; nabız düzensizliği olabilir. Tansiyon başlangıçta biraz yükselebilirse de kalp yetmezliğine bağlı şok geliştiğinde düşebilir. Kalp ritminde düzensizlik sık görülür. Kalp krizinden ölen hastaların çoğunda ölüm nedeni hasta henüz hastaneye ulaşmadan gelişen ağır ritim bozukluklarıdır.


Kalp krizi anında ne yapmak gerekir?


Bu belirtilerle karşı karşıya kaldığınızda derhal bir yere oturup dinlenin. 112 Acil Yardım hattını arayarak gerekli bilgileri eksiksiz vererek yardım isteyin. Kesinlikle yürümeye veya merdiven çıkmaya devam etmeyin. Çünkü aktiviteye devam etmek zaten oksijen alamayan kalbinizin oksijen ihtiyacını daha da artıracak ve kalp krizinin şiddetini artıracaktır.





Kalp krizinin acil bir durum olduğunu belirten Dr. Oğuzhan Yücel, açıklamasını şöyle tamamladı: “Kalp krizinde erken tanı çok önemlidir. Zaman geçtikçe ritim bozukluklarından yaşamı yitirme ihtimali artacak ve zarar gören kalp kası miktarı artacaktır. Kalp krizinden korunmak için; öncelikle damar tıkanıklığını önlemek için doğru şekilde beslenmeli, düzenli egzersiz yapılmalı, obeziteden kaçınmalı, sigara ve alkolden uzak durulmalı, kolesterol normal sınırlar içerisinde tutulmalı, tansiyon kontrol altında tutulmalı, tuz ve yağ tüketimini azaltılmalı, şeker normal sınırlarda tutulmalı, stresten uzak durmaya çalışılmalıdır.”



Kalp krizini tetikleyen faktörler nelerdir?


Acıbadem Adana Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Batur, kalp hastalarının soğuk havada mecbur kalmadıkça ve korunmadan kesinlikle dışarı çıkmamaları gerektiği belirtiyor.


Prof. Mustafa Kemal Batur, kalp hastalarının soğuk havalarda ciddi sağlık problemleriyle karşı karşıya kalabileceğine de dikkat çekerek şunları ekliyor: "Soğuk havalarda kalp hastalarının başka ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşmasının birkaç nedeni var. Kışın yaygın olarak görülen nezle, grip, zatürre gibi hastalıkların kalp hastalarında daha ağır seyretmesi nedenlerin başında geliyor. Bunun yanı sıra, direkt olarak soğuk havanın kalp hastalarına olan olumsuz etkileri de var. Özellikle soğuk havalarda vücut ısısını düzenlemek için kalp daha ağır bir yük altına girer. Bazen soğukla birlikte kalp damarlarında spazm (büzüşme) ve ardından kalp krizi gelebilir. Yapılan bilimsel çalışmalarla hava ısısındaki her 1 derece düşüşün toplumda kalp krizi görülme riskini yüzde 2 oranında artırdığı saptanmış. Bundan dolayı kalp hastalarının özellikle soğuk havalarda sıkı giyinmeleri ve soğuktan korunmaları gerekmektedir."


Kalp hastalığı ve grip

Her yıl binlerce insan soğuk havalarda gribe yakalanıyor. Grip nedeniyle ülkemizde her yıl 9 bin insanın öldüğü ve yine 50 bin kişinin hastaneye yatırılarak tedavi edildiği tahmin ediliyor. Aslında grip nedeniyle olan ölümlerin çoğu, akciğer ve kalp hastalığının gribe bağlı komplikasyon tabir edilen ikincil etkileri sonucu oluyor. Kalp yetmezliği nedeniyle tedavi altında olan ve bünyesi zayıflamış bir hasta, soğuk havanın tetiklediği bir enfeksiyon sonucunda, normal insanlar daha rahat iyileşirken ölümcül tehlikelerle karşı karşıya kalabiliyor.


Kalp hastalarının grip ilacı kullanırken de dikkatli olması gerekiyor. Burun tıkanıklığı, burun akması için kış aylarında sıklıkla reçete edilen ilaçlardan bazıları yüksek tansiyona, ritm problemlerine ve kalp krizine yol açabilecek şekilde tehlikeler yaratabiliyor. Bu yüzden yüksek tansiyon, çarpıntı, ritm sorunu, kalp damar hastalığı ve kalp yetmezliği olan hastalara tedaviden ziyade geçici rahatlama amacıyla verilen bu tip ilaçlar kesinlikle tavsiye edilmiyor.


Rüzgâra karşı yürümeyin

Soğuk havanın direkt olarak tansiyonu artırıcı etkisi bulunuyor. Kalp rahatsızlığı olan kişiler soğuk havaya karşı, özellikle de tok karınla yürümemeleri gerekiyor. Aksi halde rüzgâra karşı yüründüğünde, kalp damar hastalarında 'angina pektoris' denilen göğüs ağrıları görülebiliyor, hatta aşırı rüzgar kalp krizine yol açabiliyor. Kışın ısınma amacıyla kullanılan yakıt dumanı, kalp ve akciğer hastalarını olumsuz etkiliyor. Ağır kalp hastalarının havanın kirli olduğu günlerde sokağa çıkmamaları öneriliyor.



Üsküdar Üniversitesi NPİstanbul Beyin Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, erken yaşta geçirilen kalp krizlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


Kalp krizinin kalbi besleyen koroner arterlerin ani olarak tıkanması sonucu kalp hücrelerine kan gitmemesi ve kalp hücrelerini ölümle sonlandıran bir proses olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Baltalı, kalp krizinin erkek hastalığı olduğunu söyledi.


Adet görme kalp krizi riskini önlüyor

Kalp krizinin yüzde 85 oranında erkeklerde daha sık görüldüğünü ancak kadınlarda da 65 yaşından sonra bu riskin erkeklerle eşit oranda olduğunu ifade eden Prof. Dr. Baltalı, şunları söyledi: “Kalp krizi yüzde 85 oranında erkeklerde daha sık görülür. Kadınlarda adet görme normal şartlarda kalp krizi geçirme riskini çok yüksek oranda önler. Ama adetten kesildikten 15-20 yıl sonra yani diyelim bir kadın 50 yaşında adetten kesiliyor, ortalama 65 yaşındaki kadında kalp krizi geçirme riski erkeklerle eşit olur. Kalp krizi özellikle erkek hastalığıdır ve yaşlı hastalığıdır. Niye yaşlı hastalığıdır? Çünkü kalp krizi kalp damarları 15 yaşından itibaren kalınlaşmaya başlar. Laklar birikir. Bu birikme zaman içinde artar ve ciddi hale gelir. O birikimin üzerine bir de pıhtı eklendi mi kalpte tıkanma oluşur. Kalp krizinin ana nedeni budur.”


Sigara en büyük faktör

Kalp krizini artıran risk faktörlerine de değinen Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Birincisi sigara içmek, ikincisi erkek cinsiyeti, üçüncüsü yaşlılıktır, dördüncüsü kolesterol yüksekliği, tansiyon yüksekliği ve şeker hastalığıdır” dedi.


Anne ve babada kalp krizi riski artırıyor

Genç yaştaki kadınlarda görülen kalp krizlerine de değinen Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Bugün yaşanan olayda da kalp krizi geçiren kişi hem kadın hem de genç. Son zamanlarda kalp krizi geçirenlerin yaş ortalaması düşüyor, niye? Birincisi sigara içme, ikincisi ailesinde anne-baba gibi birinci derecede kalp krizi geçirenlerde risk daha fazla. Babası 55, annesi 65 yaşından önce kalp krizi geçirmişse bunun riski daha fazla. Homojenik dediğimiz birçok genetik faktör burada rol oynamaktadır. Yani bu bireylerin kalp hastalığına yakalanmaları ve kalp krizi geçirmeleri riski daha fazladır. Genç hastalarda anne-baba genetik faktörü, sigara içenlerde kalp krizi geçirme riskini artırıyor. Üçüncü olarak kadınlarda bazı doğum kontrol haplarının kullanma da bunlara eklenince kalp krizi riski otomatikman artmış oluyor” diye konuştu.


İçine atanlarda daha sık görülüyor

Stres faktörünün de kalp krizi için önemli risk faktörlerinden biri olduğunu kaydeden Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Gençlerde ve yaşlılarda hiç fark etmiyor. Diyelim ki bir yerde sinirleniyorsunuz, bağırıyorsunuz, çağırıyorsunuz onlarda risk fazla değil. Esas sinirlenip içine atanlarda risk daha fazla. İçine atıp, biriktiren insanlarda daha çok görülüyor. Toplumsal baskı herkeste oluyor ama içine atanlarda daha sık görülüyor, majör değil ama daha sık görüldüğü söyleniyor. Kalp krizi çok çeşitli. Kişi hiçbir şey hissetmiyor ama aniden ölüyor. Tıkanmaya başlamak ve kalp krizi geçirmeye başladıktan sonra bir saat içinde vefat etmek ani ölüm demek. Bunun da en sık nedenlerinden birisi kalp krizi. Ani ölüm illa kalp krizi manasına gelmiyor. Çok çeşitli nedenler var ama en sık görünen kalp krizidir” diye konuştu.


Kalp krizi belirtilerine de değinen Prof. Dr. Baltalı, “En büyük belirti göğüs ağrısı. Kalp durması olunca hemen yoğun bakıma götürmek ve ani müdahale etmek lazım. Eğer göğüs ağrısı varsa bu anjiyografi yapabilen bir merkeze gidilmeli. Türkiye de şu anda bu ağ yayılmış durumda. Hastanın bir saat içinde işleme alınması gerekir. Yani anjiyografi yapılmalı. Böylece kalp damarlarının durumu tespit ediliyor, daha sonra stent ile oradaki tıkanma açılması işlemi yapılması gerekiyor” dedi.


Aracında tek başına seyahat eden kişinin kalp krizi geçirmesi halinde yapılması gerekenleri de anlatan Prof. Dr. Mehmet Baltalı, şu tavsiyelerde bulundu: “Göğüs ağrımaya başladı, arabayı kenara çekeceksin ve 112’yi arayacaksın. 112 gelene kadar hiçbir şey yapmayacaksın. Kişi şuurunu kaybetme ya da nefes almama durumunda yoğun bakıma götürülüyor ve müdahalesi yapılıyor. Ağrı yanma hissettiğiniz zaman arabayı kenara çekeceksiniz. Yanında biri de varsa ilk 112 aranmalı. Ama kişinin nefesi durmuşsa hava yolları açılabilir.”



Uzm. Dr. Özlem Batukan Esen, kalp krizinin gençlerde ve sporcularda görülmesinin nedenleri hakkında bilgiler verdi.


Kalp krizi genç insanlarda daha tehlikeli sonuçlar doğruyor. Yaşlılarda ana damar tıkanınca yan damarlar devreye giriyor ancak gençlerde yan damarlar gelişimini tamamlamadığı için kalp krizi öldürüyor. Yaşlandıkça damarlar arasında ‘köprü damarları’ oluşmaktadır. Bu durumda kalp, herhangi bir damar tıkanmasında diğer damardan kan alarak beslenmeye devam edebilmektedir. Gençlerde böyle bir yapı oluşmadığı için krize hazırlıksız olan kalp aniden durup, ölüme sebep verebilmektedir. Kişiyi hayatta bırakan bu ortamlar 50 yaşından sonda gelişmektedir. Ancak gençlerin kalbi buna hazır olmadığı için kriz ile birlikte ölüm ortaya çıkmaktadır. Kalp krizi olduğu zaman 50 yaşındaki bir insan hastaneye yetiştirilebilirken, daha genç bir kişi hastaneye ulaştırılamadan hayatını kaybetmektedir. Çünkü yaşlıları hayatta bırakan kalbi krize hazırlayan köprü damarları gençlerde bulunmamaktadır.


Beden eğitimi derslerine dikkat!

12-13’lü yaşlarda beden eğitimi derslerinde öğrenciler ani kalp ölümü nedeniyle kaybedilmektedir. Burada altta yatan en önemli faktör, ailesel faktörlerdir. Ailede mutlaka erken ve ani ölümlerin araştırılması gereklidir. Bu tür ölümlerde gencin ailesinde ani ölüm olanların oranı yüzde 30’dur. Yapısal kalp hastalıkları bozuklukları, kalp ritim bozuklukları ve kalp kası hastalıkları ani ölümlerin en önemli nedenlerindendir. Bu tür ölümlerin nedeni kalp krizi değildir ama aşırı adrenalin deşarjı nedeniyle ortaya çıkan ritim bozukluklarıdır. Bunu önceden öngörmek şu anki şartlarda mümkün olmasa da çocukların küçük yaşlardaki şikayetlerinin dikkate alınması çok önemlidir. Nefes daralması ve çarpıntı gibi şikayetler dile getiren çocukların daha erken doktora götürülmesi gerekmektedir.


Sporculardaki ani ölümlerin nedeni yüzde 70–80 kalp krizi kaynaklı

Spor esnasında gerçekleşen kalp krizlerinde stres faktörünün önemli olduğu düşünülmektedir. Kalp duvarında oluşan kolesterol içeriği yoğun plaklar, strese bağlı olarak yırtılır. Yoğun stres altındaki rekabet sporları yapan sporcularda adrenalin seviyesi yükselir ve bunun içine bazı ilaç kullanımları da eklendiğinde bu plaklar yırtılır. Bu plak yırtıkları pıhtılaşarak aniden damarların tıkanmasına neden olabilir. Bu da kalp krizinden ölümleri beraberinde getirir. Futbol, basketbol gibi rekabet gerektiren sporlar genç sporcular için çok daha fazla risk taşımaktadır.


Ani ölüm riski halı saha maçlarında da var

Halı saha maçlarında kalp krizine bağlı ani ölümlerin ortaya çıkmasının nedeni, oyuncuların profesyonel sporcu olmamaları. Çünkü haftada bir kez halı sahada maç yapan amatör sporcular yeterli kondisyona sahip değil, düzenli olarak spor yapmıyor ve hareketsiz yaşıyor. Bu hareketsizlik, haftada bir yapılan maç ile yüksek adrenalin deşarjını ve kalp krizinden ölümü getiriyor. Gençlerin halı saha maçlarında kaybedilmesinin altında da stres yüzünden damar içindeki plakların yırtılması ve kalp krizi oluşması yatıyor.


Yaşınız genç de olsa kalp sağlığınızı kontrol altında tutun

Kalp krizini önceden teşhis edebilmenin tek bir yolu yok. Sporcuların sahada kaybedilmemesi için ayrıntılı tetkiklerin çok titiz bir şekilde yapılması gereklidir. Özellikle rekabet gerektiren sporlarla uğraşanların yıllık olarak, tüm kolesterol profili, genetik risk marker’i olabilecek kan tahlilleri ve bunların yanında ekokardiyografi ve efor testleri incelemeleri yapılmalıdır. Riskli gruplar yani birinci derecede yakınlarında ani ölüm hikayesi bulunanlar, kalp kasında kalınlaşma oluşmuş sporcular, kas hastalığı olanlar üst tetkiklere yönlendirilmelidir. T Dalga Alternansı yüksek riskli kişilerde uygulanması gereken bir tetkiktir. Risk gruplarında birinci basamak olarak kullanılmalıdır.



Kalp krizini önlemek için neler yapılmalı?


Sigara içmeyin!

Sigara içen kişilerde kalp krizi riski 2 katına çıkarken, kalp krizi durumunda ölüm oranı daha yüksektir.


Kolesterolünüze dikkat edin!

Hdl (iyi) kolesterol ve Ldl (kötü) kolesterol miktarına dikkat etmelisiniz. Damar sağlığınız ve buna bağlı olarak kalp sağlığınız açısından çok önemli…


Tansiyonunuza dikkat edin!

Hipertansiyon veya hipotansiyon riski taşıyorsanız, kalp sağlığınız da tehlikede demektir. Kalp ve damar yapısının bozulmaması için tansiyonunuzu dengede tutun ve düzenli olarak ölçüm yaptırın.


Egzersiz yapın!

Egzersiz tüm hastalıklarda olduğu gibi kalp hastalıklarında da çok önemli bir faktör. Egzersiz yapmayan kişide damarlar ve kalp de zayıf kalıyor. Kriz durumunda ölüm riski daha da fazlalaşıyor.


Düzenli beslenin!

Beslenmesine dikkat eden ve yağlı yiyeceklerden uzak duran kişilerde kalp krizi riski ve buna bağlı ölüm riski de daha az görülmektedir. Araştırmalarda düzenli beslenen bireylerin kalp sağlığının, diğer bireylere göre daha iyi durumda olduğu gözlemlenmiştir.


Kilonuza dikkat edin!

Kilolu kişilerde kalp krizi riski tavan yapıyor! Araştırmalarda obezite kalp krizini tetikleyen en önemli faktörlerden biri... Klionuzu kontrol altında tutmalısınız.


Stresten uzaklaşın!

Stres, birçok hastalığı olduğu gibi kalp hastalıklarını da tetikliyor. Stresten uzak durmalısınız.


Şekerinize dikkat edin!

Diyabet düzenli bir biçimde kontrol altında tutulmazsa kalp krizi ve ölüme yol açan ciddi kalp hasarlarına neden olabilir. Bu yüzden şekerinize dikkat etmeli ve düzenli kontrollerinizi yaptırmalısınız.



Kalp hastaları rüzgâra karşı yürümesin!


Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Akdemir konuyla ilgili uyarılarda bulundu.


Havaların soğuması ve kış aylarında oluşan hava kirliliği özellikle kalp ve yüksek tansiyon hastalarında ciddi tehlikelere neden olur. İnsan vücudu iç ısısı sabittir ve ortalama 36-37 derecedir. Soğuk havalarda vücutta bir takım değişiklikler oluşur. Deri damarları ısı kaybını azaltmak için fizyolojik olarak büzüşür, kaslar istemsiz olarak titreme ile ısı oluşumunu arttırır. Vücut sıcaklığını koruyabilmek için kalp daha fazla kan pompalar; neticede kalbin daha fazla oksijene ihtiyacı olur. Ayrıca kalp damarlarında büzüşme; kanın pıhtılaşmasında, nabız sayısında ve kan basıncında artma meydana gelir. Göğüs ağrısı, ritm bozuklukları, hipertansiyon atakları, kalp krizi ve ani ölümlerin görülme riski artar.


Soğukta açık hava yerine evde spor yapın

Her insan vücudunun soğuk havaya verdiği cevap farklı olabilir. Yaş, fiziksel durum, altta yatan kronik hastalıkların sayısı ve ciddiyeti soğuğa karşı verilen yanıtı etkiler. Hipertansiyon, damar tıkanıklığı, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı, obezite, ailede kalp hastalığı öyküsü gibi risk faktörlerine sahip kişilerin kalp krizi riskinden korunmak için daha dikkatli olması ve kışa girmeden önce mutlaka yeni bir sağlık kontrolünden geçmesi gerekir. Kalp ve tansiyon hastalığı olan hastalar kış mevsiminde fiziksel kondisyonu iyileştirmek için aktivitelere, yürüyüşlere devam etmeli, açık havada spor yapmak yerine evde veya spor salonlarında egzersizi tercih etmelidirler. Kış aylarında yapılan fiziksel aktivitelerde ortam ısısı, rüzgâr, ortamın nemi, soğuğa maruz kalınan süre, fiziksel aktivitenin şiddeti önemlidir. Soğuk havalarda rüzgâra karşı değil; rüzgârı arkanıza alarak yürümelisiniz. Kalp krizi geçirdiyseniz dumanlı, kirli, rüzgârlı soğuk havalarda olabildiğince dışarı çıkmamalı, çıkmak zorundaysanız mutlaka yanınıza dilaltı hapını almalısınız.


Kol ağrısı deyip geçmeyin!

Göğüs kafesinde huzursuzluk, baskı, ağırlık, yanma ve sıkışma gibi belirtilerde zaman kaybetmeden hastaneye başvurulmalıdır. Ayrıca tek veya her iki kolda, sırtta, midede ağrı, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, baş dönmesi gibi belirtiler de kalp krizinin işareti olabileceğinden ihmal edilmemelidir. Asla tok karnına egzersiz yapmayınız, yemeklerden sonra en az 2 saat geçmiş ve midedeki dolgunluk hissinin azalmış veya kaybolmuş olmasına dikkat ediniz. Özellikle soğuk havalarda yemeklerden hemen sonra mide doluyken egzersiz yapıp yediklerini eritme düşüncesi yanlıştır. Açık havada spor yapmak isteyenler için sabah erken saatler yerine havanın nispeten daha ılık olacağı öğlen saatleri tercih edilmelidir. Düzenli olarak egzersiz yapmıyorsanız; orta yaş ve üzerindeyseniz soğuk havalarda yeni egzersize başlayacaksanız öncesinde doktorunuza başvurmanız faydalı olacaktır.


Çok kalın giyinmeyin

Aşırı kalın giysiler giymek yerine, vücudu ısıtacak giysiler tercih edilmelidir. Isı kaybının büyük kısmı baş bölgesinden olduğu için soğuk havada uzun süre kalacak olan kişiler bere veya şapka kullanmalıdır. Isınmak için kesinlikle alkol alınmamalıdır. Alkol başlangıçta damarlarda genişlemeye neden olarak ısı artışı sağlayacaktır fakat bu durum hayati organlardan (kalp, beyin, böbrek gibi) ısı kaybına yol açacaktır. Soğuktan korunmak amacıyla sigara içilmemelidir. Sigara, sempatik sinir sistemi uyarılmasına bağlı olarak kalp hızını, kan basıncını, kalp debisini arttırır ve neticede kalp kasının oksijen ihtiyacı da artar. Ayrıca kalpte düzensiz atışlara, kalp krizine ve ani ölümlere yol açabilir.


Grip ilacı kullanırken dikkat!

Enfeksiyonlar, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları, kalp hastalarında oldukça ağır seyrederek, kalp krizini ve kalp yetmezliğini tetikleyebilir. Kalp veya akciğer hastalığı gibi kronik hastalığı olan hastalar havalar iyice soğumadan sonbahar mevsiminde grip ve zatürre aşısını mutlaka yaptırmaları gerekir. Kalp hastalarının grip ilaçları kullanırken de dikkatli olması gerekir. Burun tıkanıklığı, burun akıntısı şikâyetleri için kış aylarında sıklıkla reçete edilen ilaçların çoğu tansiyon yükselmesine, ritm problemlerine ve kalp krizine yol açabilir. Kalple ilişkili yan etkilerinin fazla olması nedeniyle soğuk algınlığı ilaçlarının kalp hastalarında kullanımı sakıncalıdır.


C vitamini hastalıktan korur

Dengeli ve sağlıklı beslenme kalp sağlığı açısından büyük önem taşır. Kalp hastalığı olan hastalar beslenme şekillerini kış mevsimine göre düzenlemelidir. Hastalar kendileri için uygun dozu aşmayacak şekilde her çeşit besin tüketebilir. Kış aylarında yeterli miktarda C vitamini alınmalı ve kış meyveleri bolca tüketilmelidir. Soğuk havalarda kilo almamaya özen gösterilmelidir. Karbonhidratlar bakımından zengin bir diyet yerine; protein, yağ ve karbonhidrat oranları dengeli bir beslenme şekli benimsenmelidir.


YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.