Güzellik dünyası efsanelerle doludur ve cilt bakımı söz konusu olduğunda bu efsaneler daha da artmaktadır. İşte doğru sandığımız bazı güzellik efsaneleri:


1- Retinol cildinizi tahriş ederse kullanmayı bırakın

Retinol, tartışmasız yaşlanma karşıtı bir madde ancak aynı zamanda kızarıklık, kuruluk ve pullanma gibi ciddi derecede can sıkıcı yan etkilerin ortaya çıkma olasılığı da yok değil. Ancak bu tür bir tahriş yaşıyorsanız, önemli olan retinolünüzü tamamen bırakmak değil, onu nasıl ve ne zaman kullanacağınızı bilmek. Eternal Dermatology'den dermatolog Ife Rodney, “Özellikle retinol kullanmaya başladığınız ilk zamanlarda cildinizin kurumamasını ve tahriş olmamasını beklemeyin.” diyor. "Retinolü tamamen durdurmak yerine, kullanım sıklığını iki gecede bir, hatta üç gecede bire düşürmeli, sonra bu tahriş giderildiğinde yavaş yavaş artırmalısınız" diye bir tavsiyede bulunuyor. Diğer önemli nokta ise yüzünüzün tamamı için bezelye büyüklüğünden fazlasını kullanmadığınızdan emin olmanız gerektiği.


2- Göz kremleri buzdolabında saklanmalı

DMK Skincare'in kurucusu ve botanik kimyacısı Danné Montague-King, "Daha düşük sıcaklık, ürününüzün raf ömrünü uzatmaz" diyor. Soğuğun şişkinliği azaltmaya yardımcı olduğu doğru, bu nedenle amacınız buysa Montague-King, ılık cildinize yerleştirildiğinde soğukluğu koruyacak soğuk bir kompres kullanmanızı öneriyor. Yeşim taşları son zamanlarda bu konular için oldukça tercih ediliyor.




3- Cilt bakımına ne kadar çok harcarsanız karşılığını o kadar alırsınız

Dermatolog Kavita Mariwalla, "Pahalı cilt bakım ürünlerinin tümü daha ucuz muadillerinden daha iyi iş görmüyor" diyor. “Her şey formülasyonla ilgili” diye ekliyor. Bununla birlikte, C vitamini gibi bazı bileşenlerin etkili bir şekilde iş görebilmesi için uygun şekilde formüle edilmesi gerekir ve bunlar biraz maliyetli olabilir; ancak Dr. Mariwalla, özellikle nemlendiriciler ve temizleyiciler gibi şeylerle, genellikle güzel ambalajlara veya süslü bir marka adına daha fazla para ödediğinizi ekliyor. Dr. Rodney, "Cilt bakımı rutininiz için en iyi aktif maddeleri öğrenin, araştırın ve etiketini okuyun" diyor. Bunun fiyat etiketinden çok daha iyi bir kılavuz olduğu açık...


4- Cildiniz yağlıysa nemlendirici kullanmanıza gerek yok

Cildiniz zaten yağlıysa nemlendiriciyi atlamak yanlış bir adım gibi görünmeyebilir ancak durum öyle değil. Yağlı cildiniz de susuz kalabilir. Aslında, Riverchase Dermatology'de dermatolog olan Stacy Chimento'ya göre bu dehidrasyonu telafi etmenin bir yolu olarak cildimiz aşırı yağ üretiyor olabilir. Dr. Rodney, düzenli olarak nemlendirici kullanmak cildinizin daha az yağlı olmasını sağlayabilir, çünkü bu yağ üretiminin dengelenmesine yardımcı olabileceğini ifade ediyor. Bu cilt tiplerinde önemli olan hafif, yağsız formüllü nemlendiriciler seçmek.


5- Topikal ürünler enjekte edilebilir ürünlerle eşdeğer etkilere sahip

Dermatolog Hadley King, "Topikal ürünler güneşten korunma, antioksidanlar, nemlendirme, eksfoliasyon ve daha fazlası için çok önemli. Ancak enjekte edilebilen ürünlerin yapabileceği şeyleri başaramazlar." diyor. Botox gibi uygulamalar, sinir ve kas arasındaki iletişime müdahale eder ve hiçbir topikal krem aynı etkiye sahip olacak kadar derine nüfuz edemez, diye açıklıyor. Bununla birlikte, "İkisini birlikte kullanmak daha iyi etkiler doğurabilir. Çünkü topikaller, enjekte edilebilirlerden elde ettiğiniz etkileri korumaya yardımcı olabilir." diyor Dr. Mariwalla.



6- Güneş koruyucunuzdaki SPF ne kadar yüksekse o kadar iyi

Güneş kremi söz konusu olduğunda temel matematik ilkeleri tam olarak geçerli olmuyor. "Her şeyden önce SPF'in yalnızca güneş yanığına neden olan UVB ışınlarına karşı korumasını ölçtüğünü unutmayın" diyor Dr. King. "SPF 100 ve SPF 50 arasındaki UVB korumasındaki fark iki katı koruma sağlamaz. SPF 100, UVB ışınlarının %99'unu engellerken SPF 50, %98'ini engeller" diye açıklıyor. Bu nedenle genel tavsiye, en az SPF 30 ile hem UVA hem de UVB ışınlarını engelleyen formüllü bir kremle bağlı kalmak. Etiketteki koruma miktarını elde etmek için, çoğu insanın yapmadığı bir şey olan yeterli miktarda güneş kremi uygulamanız gerekiyor. Bu nedenle, daha yüksek bir SPF'li ürün kullanmak asla kötü bir fikir değil, özellikle de bütün gün güneşin altında kalacak ve sık sık uygulama yapmayacak kişiler için.


7- Koyu halkalar yorgun olduğunuzu gösterir

Montague King, göz çevresindeki renk değişikliğinin kan ve sıvıların verimli bir şekilde dolaşımda olmadığından kaynaklandığını belirtiyor. Evet, uykusuzluk sorunu kesinlikle daha da kötüleştirebilir ancak tek neden bu değildir. "Demir eksikliğinizin olduğu veya yeterli oksijen almadığınız anlamına gelebilir" diye ekliyor. Ayrıca, yaşla birlikte doğal olarak ortaya çıkan koyu halkalar, cilt ne kadar inceyse o kadar belirgin hale geliyor. Ancak yine de kafein içeren bir krem kullanmak dolaşımı artırmaya ve kan damarlarını daraltmaya yardımcı olduğu bilindiğinden yardımcı olabilir.


8- Gözenekleriniz açılıp kapanabilir

İnsanlar her zaman açık ve kapalı gözeneklerden bahseder, ancak Dr. Chimento, "Gözenekler kepenkler gibi açılıp kapanmaz" diyor. Yanlış terminolojide kastedilen şey, yaş, sıcaklık ve genetik nedeniyle oluşabilen gözeneklerin genişlemesi veya gerilmesi ve bunların kir ve yağ ile tıkanmasıdır. Bu aynı zamanda onları daha büyük ve daha belirgin hale getirir. Gözeneklerin görünümünü en aza indirmek için en iyi seçeneğiniz düzenli peeling yapmaktır.



9- Cildinizin nasıl yaşlandığı genetiğinize bağlı

"Elbette genetik büyük bir rol oynar ancak cilt yaşlanması karmaşık bir süreçtir ve hem içsel hem de dışsal faktörler tarafından belirlenir" diyor Dr. King. Dolayısıyla, cildinizin yaşlanmasında güneşin verdiği hasarlar, kirlilik, stres ve sigara gibi şeyleri içeren dış faktörler hakkında çok daha fazla kontrolünüzün olduğunu unutmayın.


10- Sadece yaz aylarında güneş kremi sürmeniz yeterli

Yılın 365 günü, yağmurda veya güneşte ve hatta içerideyken bile güneş kremi sürmenin, muhtemelen cildinizin sağlığı için yapabileceğiniz en iyi şey olduğunu unutmayın. Dr. Mariwalla, "Ultraviyole ışık ara vermez ve siz de güneş kreminizi sürmeye ara vermemelisiniz" diye uyarıyor. "Güneşi göremeyebilirsiniz ancak ultraviyole radyasyonun gün ışığında mevcut olduğunu ve bulutlu bir gün olsa bile her zaman güneşten yayıldığını unutmayın. Yaşlanmaya ve cilt kanserine neden olan ultraviyole ışıktır" diye açıklıyor.


Referans: Melanie Rud. "10 Skincare Myths You Need to Stop Believing, According to Experts". Şuradan alındı: https://www.health.com/beauty/skincare/skincare-myths-to-stop-believing. (6 Ocak 2021).


YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.