Bilinenin rehaveti, eylemin cesareti
+ Sonra Oku

Bilinenin rehaveti, eylemin cesareti

"Bir seçimle yüz yüzeyiz. Dayanaklarımızın sarsıldığını hissedince kaygı ve panik içinde geri mi çekileceğiz? Tanıdık sularda demir taramanın ürküntüsüyle kaskatı kesilip, tutukluğumuzu duygusuzluğumuzla mı örtüp saklayacağız? Böyle davranırsak geleceğin biçimlendirilmesine katılma şansımızdan feragat etmiş olacağız!" -Yaratma Cesareti, Rollo May

 

Yaşamda her şey ısınma ile başlar. Doğum için, öncesinde hem anne hem de bebek 9 ay boyunca doğuma ısınırlar. Alacakları rollerin ısınmasını gerçekleştirirler. Doğumun gerçekleşebilmesi ve bu bilinmezlikle baş edebilmek için anne ve bebeğin birlikte olma, birlikte hissetme ve birlikte yapmaya ihtiyacı vardır. Taraflardan birinin eylemsizliği seçmesi doğumun gerçekleşmesine engel olur.

 

Eylemsizlik ölüme, eylem yaşama eş değerdir ve cesaret gerektirir. Doğarken en cesur eylemimizi gerçekleştiririz. Doğuştan sahip olduğumuz bu cesaretin büyümesine, kendini ortaya koymasına, eyleme dönüşmesine izin vermez sürekli kendimizi durdururuz. Çünkü hiçbir sistem senin cesur olmanı istemez. Sana yaşamını sürdürebilmen ve hayatta kalabilmen için "temkinli" olmayı öğütler. Türlü yollarla cesaretini kırar ve korkak olmayı öğretirler. Okula git, işe gir, evlen, çocuk yap, satın al, borçlu kal… Tüm bu kurumlar aracılığıyla toplumsal sistemle tüm bağlarını olabildiğince güçlendir ki, gerçek "ben"le bağın azalsın ve eyleme geçme cesaretini bulama.

 

Her gün şikâyet ettiğin şeyleri sırasıyla yap, şikâyet ettiğin insanlarla birlikte olmayı sürdür; tüm bunların değişebilme ihtimalini asla kendine bağlama. Kadere bağla, sisteme bağla, babana bağla, kocana bağla… Dünya değişme ve değiştirebilme cesaretini kendisinde bulanların yüzü suyu hürmetine dönüyor oysa. Yerinde sayanlar, harekete geçmeyenler kalabalık zombi dünyasını döndürüyorlar ancak.

 

İçindeki değişme ve değiştirebilme gücünü fark et, kendine inan, hayal kur ve harekete geç. Önce kendinle sonra diğer insanlarla, hayvanlarla, bitkilerle ve diğer her şeyle temas et, yakınlık kur. Çünkü yakınlık cesaret gerektirir, risk taşır. Yakınlık kurdukça değişirsin, kendini keşfedersin. Sen değiştikçe dünya değişiyor unutma. Kendi evrimin ancak kendi farkındalığınla gerçekleşiyor. Gerekli cesareti topla ve geleceği değiştir. Bilinenin rehavetine ve sahte konforuna teslim olmaktansa bilinmezliğin üzerine tüm cesaretinle yürü korkma! Özgürlük orada, tam da Orhan Veli’nin anlattığı yerde:

 

“Heeyyy

Ne duruyorsun be, at kendini denize;

Geride bekleyenin varmış, aldırma;

Görmüyor musun, her yanda hürriyet;

Yelken ol, kürek ol dümen ol, balık ol, su ol;

Git gidebildiğin yere…”

 

Yazı: Esen Acarer Kahya

Yorum yaz