Cinselliğe saygı göstermek
+ Sonra Oku

Cinselliğe saygı göstermek

Sevgi üzerine verdiğim bir konferansta konu; kadın erkek ilişkilerine gelmişti. Katılımcılardan biri, “Eşim, bir fabrikada müdür olarak çalışıyor. Sabahları trafiğe takılmamak için evden çok erken çıkar. Akşamları da en geç yedide eve döner. Döndüğü an elini, yüzünü yıkar, pijamalarını giyer ve ‘haberleri izleyeceğim’ diye TV kumandasını eline alır. Evde, oldukça rahat sayılabilecek bir koltuğumuz var, bacaklarını uzatır, büyülenmiş gibi televizyon izler. Arada uyuklar, gelen telefonlara uyanır. Çünkü saat 22.00’ye kadar sık sık iş görüşmeleri yapar. Fabrikadan onu ararlar ya da o, patronuna rapor verir. Yemek yerken dahi gözü televizyondadır, elinde de telefon vardır. Ben, çocuklarla ya da ev işleriyle meşgul olurum. Fabrika kesintisiz çalıştığı için cumartesi günleri de işe gider, pazar günleri ise aynen gecelerimiz gibi geçer. Saat 23.00’de eşimin mutlaka uyuması gerekir. Haftada birkaç gece saat 23.00’e doğru ‘Hadi yatalım’ der. Eğer bir şeyle meşgulsem veya gecikirsem çok kızar. Üç beş dakika içinde işi biter, rahatlar ve hemen sırtını dönüp uyur. Benim ise uykusuz gecelerimden biri daha başlar. Cinsellik artık bir kâbus gibi gelmeye başladı. Kendimi kullanılıp atılan bir tuvalet kâğıdı gibi hissediyorum. Bizim evde şaka, espri, sohbet, okşama, sarılma yoktur. Cinsellik yalnızca koşar adım yatakta olur. Evlendiğimiz günden bugüne, beni bir insan olarak önemsiz gören eşim, canı istedikçe de yatakta kullanmak istiyor. Onurum kırılıyor, yalnızlık çekiyorum. Sıcak, coşkulu, paylaşılan, birlikte yaşanılan bir cinselliğe özlem duyuyorum” demişti.

 

Cinsellik yalnızca bedende başlayıp bedende biten ve bir tarafın canı istedikçe yapılan bir eylem değildir. Kadınla erkek arasında, sonsuz zenginlik içinde yaşanması gereken bir iletişim aracıdır. Dokunmanın, okşamanın, konuşmanın, kucaklaşmanın, el ele tutuşmanın doyumsuz güzelliği ve cinsel yaşama kattığı zenginlikler vardır. Cinsellik hem ruh hem beden için büyük bir nimettir. Yürekler birbirine açılmadan, duygusal coşkuya ulaşılmadan, ruhsal bütünlük duyulmadan yaşanan cinsellik, başladığı andan daha büyük bir yalnızlık içinde bırakır insanı.

 

Cinsellik bir doyum, rahatlama aracı değil, tazelenme, canlanma, coşku yoludur. Cinsellikte hedef, uyku öncesi rahatlamak değil, paylaşmanın, birleşmenin, bütünleşmenin coşkusuna birlikte ulaşmak olmalıdır. Rahatlamak negatiftir ve pasif bir eylemdir. Coşku ise pozitiftir ve aktif yaşamın doruk noktasıdır.

 

Cinsellikte sayı değil saygı önemlidir. Cinsel birliktelik sevginin en yüceldiği, insanların tek ruh, tek beden haline yükseldiği noktadır. İnsan neslinin devamını sağlayan eylem, bu yücelik ve yükseklik bilinci içinde gerçekleşmelidir.

 

Eşlerin cinsel yaşamları, saklanmadan, gizlenmeden, açıkça anlatılabilse, çok büyük bir bölümünün doyurucu olmayan, coşkusuz ve monoton bir cinsel yaşam sürdürdükleri görülür. Oysaki cinsellik önemlidir ve iyi yaşanmalıdır. İnsan neslinin devamı için cinsellikten başka bir yol yoktur. Cinsel yaşamda duyulan bir eksiklik veya olumsuzluk günlük yaşama yansır. Cinsel doyumsuzluk kimi gün öfke, kimi gün şiddet, kimi gün kavga ve küslük olarak evliliği yaralar. Cinsellikte eşler birbirlerine karşı açık olmalıdırlar. Hoşlandıkları veya hoşlanmadıkları şeyleri, beklentileri, özlemleri, duydukları rahatsızlıkları dile getirmelidirler. Cinsellik Allah vergisidir, Yaradan’ın kullarına verdiği büyük armağanlardan biridir; ama iyi bir cinsel yaşam ancak bilgiyle, ilgiyle, eğitimle ve deneyimle sürdürülebilir.

 

Yorum yaz