Uyku eğitiminde Ferber Metodu
+ Sonra Oku

Ferber Metodu nedir?

Uyku eğitimi konusunda önemli isimlerin listesini çıkarmıştım. Bunlardan ilki Richard Ferber’di. Halen Boston’daki Çocuk Hastanesi’nde (Childrens’ Hospital in Boston) Pediatrik Uyku Bozuklukları Merkezi’nin direktörlüğünü yapan Dr. Richard Ferber, yöntemine kendi adı vermişti. Ferber Çocuklarda Uyku Sorunları ve Çözümler isimli kitabında uyku eğitimine olan yaklaşımını tüm ayrıntılarıyla anlatıyordu, yalnızca bebeklerin uykusuyla ilgili değil “uyku”nun kendisiyle ilgili epey bilgilendirici bir kitaptı.

 

Ferber’in kitabına başlamadan önce epey ön yargılıydım çünkü internette okuduklarımdan anladığım kadarıyla, adam “çocuğu yatağına koyun, ağlaya ağlaya uyur mis gibi” diyordu. Anneler isyandaydı, Ferber’inki de metod muydu canım? Kitap bütün ön yargılarımı yerle bir etti.

 

Ferber eğer fırsat verilirse her çocuğun kendi kendine uykuya dalabileceğini, sallanarak emzirilerek uyutulan bebeklerin her uyandıklarında aynı şekilde uyutulmayı beklediğini ve bu sebeple huzursuz bir uyku uyuduklarını söylüyordu. Ağlatmak konusunda ise bebekleri kaderine terk edin demediğini Ve eğer bir bebek genellikle huzursuz bir uyku uyuyorsa gerçekten dikkat kesilmek gereken bir huzursuzluğu olduğunda bunu anlayamadığımızı Parenting dergisine verdiği bir röportajda şöyle açıklıyordu: “Bebeklerin gece uyanmalarına verilen tepkiyi geciktirmek, önerdiğim çözümlerden sadece biri. Bebeklerin gece uyanmalarının tek sebebi pışpışlanmak istemeleri olmuyor ki… Gündüz çok fazla uyumaları, hazımsızlık sorunu yaşamaları, ya da stresli olmaları da uyanmaya sebep oluyor. Ancak şu bir gerçek ki, kendi kendini sakinleştirebilen bir çocuk gece uyandığında bunun araştırılması gereken bir sebebi olduğunu biliyorsunuz. Dolayısıyla gündüz ve geceyi birlikte ele almak gerekiyor.”

 

Peki, ağlatmak üzerine değil ağlamaya verilen tepkiyi geciktirmek üzerine kurulu bu yöntem nasıl uygulanıyordu?

 

Ferber yöntemini uygulamaya başlamanız için bebeğin hazır olduğunu gözlemlemeniz gerekiyor. Bu genellikle 4 ile 6 ay arasında bir noktada oluyor. Bebeğinizin atak, diş çıkarma, enfeksiyon, pişik vb. şikayetlerinin olmadığından emin olmanız gerekiyor. Kararlı olmanız ise en önemlisi çünkü bebeğiniz konuşmayı bilmiyor ama koklamayı, kalp atışlarınızı dinlemeyi, vücut dilinizi milim milim biliyor, onu kandıramazsınız. Bebeğinizin aşırı uykusuz ve yorgun olmadığı, sizin de tahammül ve kararlılık seviyenizin yüksek olduğu bir gününüzde olmasında fayda var.

  

Ferber, bebeklerin uyku alışkanlıklarını yönetmek istiyorsak alışkanlıklarını, yeme düzenlerini ve uyku programlarını da doğru yönetmemiz gerektiğini ayrıntılarıyla açıklıyor. Karnı tok, uyku rutini gerçekleşmiş ve her gün aynı saatlerde uyutulup uyandırılan bebeklerin uyku alışkanlıklarının doğru gelişitiğini anlatıyor.

 

Ferber yönteminizi uygularken

Birinci adım: Bebeğinizi rahatlatacak bir uyku rutini uygulamak. Örneğin ılık bir duş aldırmak, pijama giydirmek ve masal okumak gibi.

 

İkinci adım: Uyku zamanı geldiğinde mayışmış ama uyumamış bebeğinizi yatağına bırakıp “iyi uykular” vb. zamanla standart olacak bir cümleyle veda edip odadan çıkmak.

 

Üçüncü adım: Bebeğinizin ağlaması durumunda ilkinde üç dakika kadar bekleyip içeri girmek ve kucağa almadan ama sevgi dolu sakin bir sesle uyku vakti olduğunu söyleyip bir dakika içinde odadan yine çıkmak. Bu süreyi her giriş çıkışta birkaç dakika uzatmak. Ve devam eden her gece süreyi daha da uzatmak.

 

Yöntemi deneyenler genellikle bir hafta içinde uyku meselesini çözmüş olduklarını söylüyorlardı.  Ferber kitabında uyku için tek bir yöntem olamayacağını, tüm çocuklar için bu yöntemin geçerli olmasının mümkün olmadığını defalarca anlatıyordu. Ayağa kalkmış “Olur mu yahu hiç öyle şey, insan evladını ağlatır mı?” diyen ana babalara da bir çift sözü vardı ve kitapta söylüyordu:

 

1- Yeni uyku alışkanlıkları edinme süreci çocuğunuza zarar vermez. Çocuğunuza kendi kendine uyumayı öğretirken biraz ağlamasına göz yummanız onda psikolojik hasara yol açmaz.

 

2- Çocuğunuz için en iyi olanı yapmak istiyorsunuz. Buna doğru uyku alışkanlıkları oluşturmak da dâhil olmalı. Eğer çocuğunuz keskin bir bıçakla oynamak isteseydi, ne kadar ağlarsa ağlasın bıçağı ona vermez ve bu yüzden kendinizi suçlu hissetmez ya da bunun psikolojik sonuçlarıyla ilgili endişe duymazdınız. Bozuk uyku düzeni de çocuğunuz için zararlıdır ve bunu yola koymak sizin görevinizdir. Bunu yapmak onu sevdiğinizi gösterir, bencil davrandığınızı değil.

 

3- Tabii ki çocuğunuz genelde yeterli sevgi ve ilgi görmüyorsa psikolojik sorunlar yaşama ihtimali yüksektir. Ancak ona sevginizi gösteriyor, yeterince ilgileniyorsanız, bir hafta boyunca biraz ağlaması –ne kadar iç parçalayıcı duyulursa duyulsun- ona en ufak bir zarar vermeyecektir.

 

Kitabı okuduktan sonra kendimi çok şey öğrenmiş gibi hissetsem de başka yöntemlerin neler dediğine bakmaktan kolları sıvayıp, uyku eğitimi verecek güçte hissetmedim. Ferber’in tarzını da verdiği bilgileri de çok sevmiştim. Ama anneliğin vicdan azabı daha kılımı bile kıpırdatmamışken söylenmeye ve beni yargılamaya başlamıştı. Okuduğum bir kitapla “kararlı ve tutarlı” olamayacağımı iç sesimin sertliğinden kavrayabiliyordum.

 

 

Yorum yaz