Keklendik
+ Sonra Oku

Keklendik

Uzun oldu yazmayalı... Bir düşler alemine düştüm de çıkamadım, yazamadım.
Anlamak istedim derinine inerek. İnandığım bazı değerler vardı, hayaller. Elimi uzatmayı denedim. Tuttular beni, sarıp sarmaladılar. Benden, beni ben gibi.

 

Her insanın bir yeteneği, bir hikayesi olduğuna inanırdım. Bulmak için her şeyi denedim kendimde. Yazdım, okudum, çaldım, söyledim, gezdim, yedim, bir his arıyordum hepsinde. Bana benim hissettiren bir his. Mutluydum ama aidiyet hissedemiyordum.

 

İnsan gözünün önündekini görmez derler ya, hikayemin çıkış noktası buydu sanki. Bir gün kek yaptım misafirlerime, farklı iltifatlar geldi, herkes çok beğenmişti. Ertesi gün iş yerime götürdüm, espirisine, ''Bu işi bırak bir yer aç'' dediler.

 

Tuhaf hissediyordum kendimi, "acaba" dedim, inandıramıyorum tabii ki kendimi. Aslına bakarsanız, 10 yaşımdan beri mutfaktayım, 18 yaşımdan beri üniversite yıllarımın her tatilinde bir unlu mamül üzerine pastanede, cafede çalıştım. Ama kimse ''Eline sağlık''tan farklı bir şey söylememişti.

 

Emekli olduğumda bunun üzerine bir pastane açmayı hayal ediyordum da niye yeteneğim olduğunu düşünemiyordum, bilmiyorum.

 

Tekrar düşüncelere daldım, hayaller kurdum. Başladım malzeme araştırmaya, alışverişe çıkmalara. 10 gün olmadı, tüm malzemeleri masanın üzerine yerleştirdim. O da ne? Masa dolmuştu.

 

"Yap Bilge" dedim, "sen yap ve bir hikayesi olsun. Başkalarının hikayesine karışsın keklerin, birleştirsin onları."

 

Sonra ne oldu biliyor musunuz? Hikayeme o kadar gönülden el değdi, yardım geldi ki... Ben ilk defa bu kadar geniş bir mutluluk gördüm. Şimdi hikayeyi dinleyen de, kekten öylesine yiyen de gülümsüyor.

 

Ben mi? Mutluluktan uçuyorummm ..

 

"Keklendik" hikayelerine hoş geldiniz.

 

Çok Marslı Sevgili

Yorum yaz