İnsanlar, birbirleriyle karmaşık bağlar kurarak yaşayan varlıklardır. Her birimiz bir diğerimizi etkileriz. Kurduğumuz iletişimlerle birbirimize bağlıyız ve bu bağ sürekli olarak değişir. Koronavirüs karantinası ve izole yaşama zorunluğu sürecinde, insanın insana olan bağlılığı bir kez daha ciddi şekilde gün yüzüne çıktı. Belki de fark etmediğimiz kadar iletişime ihtiyaç duyduğumuzu anladık.


Bağımsız değiliz

Etrafımızdaki hayat ve dünyanın akışından bağımsız olmadığımızı bize hatırlatan koronavirüs oldu. Dünya ile aramızdaki bağı kopartamadığımızı, fişleri çekemediğimizi gördük. Olan biten her şey ile yakından bağlıyız. Kendimizi bağımsız birer birey olarak düşünsek de aslında birimiz tehlikedeyken hepimiz tehlikedeyiz.


İlişkiler iletişim gerektirir

Dr. John Gottman tarafından yapılan çok popüler bir araştırma, sağlıklı ilişkilerde insanların birbirini ne kadar etkilediğini ortaya koyuyor. Eğer karşımızdakinin duygularını ve ihtiyaçlarını duyamazsak, acı çekiyoruz. Gelişebilmek için birbirimizle olan bağları kucaklamaya ihtiyacımız var.


Bağlılıklarımız kırılgan

Sosyal toplumda kurduğumuz bağların aslında ne kadar kırılgan olabileceğinin farkına vardık. Tek bir kalabalık ortamda tek bir koronavirüs pozitif kişinin etrafında ne kadar çok insana hastalık bulaştırabileceğini öğrendik. Bir anda makarna stokları yapmaya başladık ve korkunç bir panik sosyal toplumumuzu ele geçirdi. Makarnaları stok yaparken, bu paketlerden birine ihtiyacı olabilecek arkasındaki insanı düşünmüyorduk.


Yarasalardan insanlara

Geniş ekolojik çevrede, habitatların birbirinin içine girmesi, ekosistemin bozulmasına neden oldu. Yarasalar gibi hayvanlar, yemek bulabilmek için yaşam alanlarımıza girdiler ve insan vücudunun bağışıklığının olmadığı Ebola gibi hastalıkları taşıdılar. Batı Afrika’da 11 binden fazla insanın ölümüne yol açan Ebola’nın ardından bu defa COVID 19 taşındı. Doğanın düşüncesizce tahrip edilmesi, insanoğlunun kendi ihtiyaçlarını ve isteklerini elde etme uğruna gösterdikleri agresif hırslar, birbirimize olan bağlarımızın ve bağlılıklarımızın çökmesine yol açtı. Şimdi bizler önceki hareketlerimizle kendimize zarar vermiş olduk.


Dünyanın bir parçası olduğumuzu unuttuk

Hala elimizde bir fırsat varken, dünya denen daha büyük bir ağın parçası olduğumuzu kavrayabiliriz. Sağlık güvencesi olmayan, hastaneye gidemeyen ve zamanında doktora görünemeyen, taşıdığı hastalığın ne olduğunu bilmeden toplu taşıma, evde, iş yerinde etrafındaki insanlara bulaştıran birinin varlığını görmek için hala zamanımız var. Bir insanın fakirliğinin sonuçlarının tüm toplumu ne kadar etkilediğini görebiliyoruz. Hastayken işe giden insanları sorgulamak yerine o paraya ihtiyacı olan insanların kaygılarını anlamayı deneyebiliriz.


Hiçbir şey bağımsız değildir

Birçok kadim inanca göre dünya, tüm insanlar ve hayvanlar, bitkiler ve atmosfer, her şey birbirine bağlıdır. Sağlık sisteminin herkes için eşit olmasının, ulaşılabilir olmasının tüm bir sosyal toplumun sağlığını derinden etkileyebileceğini gördük. Bir insanın etrafındaki doğaya ve kendisine iyi bakması aslında tüm çevresine, yanındakilerden gezegene kadar bağlı olduğu her şeye de iyi bakması anlamına gelir. Çünkü aslında gezegenimiz dahil etrafımızdaki her şey son derece kırılgandır.


Kendimizi oyalamayalım

Alıştığımız sosyal aktivitelerle kendimizi eğlendirmemizin mümkün olamadığı şu dönemde iç dünyamızı besleyebiliriz. Meditasyon, yoga gibi insanın iç dünyasının farkına varmasına yardımcı olan yöntemlere ulaşmak artık çok daha kolay. Videolar, kitaplar ve dökümanlar çevrimiçi olarak ulaşılabilir. Sadece bir kitabı okuyup kenara bırakmaktan fazlasını yapabilir, biraz araştırabiliriz, arkadaşlarımızı arayabiliriz, fikirlerimizi anlatabiliriz ve henüz vaktimiz varken iletişim kurmaya teknolojinin yardımıyla devam edebiliriz.


Önemli olanın ne olduğunu bulun

Bugün, içinde bulunduğumuz süreç, hayatımızda neyin önemli olduğunu bulmamız için doğru bir zaman olabilir. Bizi ne besliyor? Neyi seviyoruz? Unutmayın ki bu işte hep birlikteyiz, buradan yenilenmiş bir topluluk olarak çıkabiliriz. Birbirimize olan bağlarımızın ve bağlılıklarımızın farkına varabiliriz.




Referanslar:

John Amodeo. "How the Coronavirus Awakens Us to Our Interconnectedness". Şuradan alındı: https://www.psychologytoday.com/us/blog/intimacy-path-toward-spirituality/202004/how-the-coronavirus-awakens-us-our-interconnectedness (3.04.2020)

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.