Saçımız düşüncelerimizin fiziksel bir uzantısıdır. Bize hayatımız boyunca yön verir ve her bir saç telimiz aslında bizi yansıtır. Yerlilere göre saçlarımız, hem vücudumuzun ve ruhumuzun güçlü bir bağlantı noktasıdır.

Tarih boyunca bilge erkekler ve kadınlar saçlarını uzatırdı. Ancak zorbalığın baş gösterdiği yerlerde kısa saç zorunluydu ve bununla birlikte başka faktörler de insanların ruhsal ve fiziksel olarak yenilgiye uğramasına neden olurdu.

Saçların kendi dilleri ve karakterleri vardır ve saç modelleri insanlar için gerçekten çok önemlidir:

  • Saçları ortadan ayırmak düşünceleri hizaya sokmak anlamına gelmektedir.

  • Saçları örmek düşüncelerin kalple birliğini yansıtır.

  • Saçları açık bırakmak özgüvenli olmanın bir göstergesidir.

  • Saçları toplamak inançlı olmak anlamına gelir.

İnsanlar saçlarını tararken ya da şekillendirirken genelde yaptıklarının ne anlama geldiğinin farkında değillerdir. Saçın sadece gösterişli gözükmesini ya da pratik olup olmamasını bir kenara bıratığımızda saç hâlâ önemlidir çünkü insanların saç şekilleri direkt olarak ruh hallerini etkiler.



Yerlilerin düşüncelerini anlamaya başladığımızda saç stilinin çok önemli olduğunun farkına varacağız. Çünkü, yerliler saçlarıyla kendilerini ifade ederlerdi ve düğün, savaş, eğlence ya da düello gibi çeşitli etkinliklere katıldıklarını anlatırlardı. Saçlarıyla ve saç giysileriyle yerlilerin olgunluklarını, toplumdaki statülerini, savaş ya da barış döneminde olduklarını anlayabilirdiniz.Saç modelleri mevsimler gibidir, halka açık ya da özel bir şekilde veya törenlerle değiştirilebilirlerdi.

Saç kişinin düşüncelerini ve ruhsal durumunu; ailesinin bağlarını ve ruhsal birliğini yansıtır ve toplumunun kültürel ahengi ile ruhsal birleşimini tanımlar. Saçlar şelaleler gibi süzülerek ya da nehir suyu gibi dalgalanarak doğayı da yansıtmaktadır.

Yerli çocuklara saçlarını yıkamaları ve durulamaları öğretilmiştir. Bu öğretilerde saç kesmenin bir düello sürecinin ya da ölümün yaklaştığını gösterdiği belirtilirdi. Saç, bunların hepsinde gizemli bir unsurdu. Yerliler izinleri olmadan saçlarına el sürülmesine müsaade etmezlerdi.

Uzun saçın önemi büyüktü

Uzun süre boyunca farklı kültürlerden insanlar saçlarını kesmediler çünkü, saçları kişiliklerinin bir parçasıydı. Saçın en uzun haline ulaşmasına izin verildiğinde vücutlarında fosfor, kalsiyum ve D Vitamini üretilirdi; bunlar beynin üst kısmında bulunan iki kanal yoluyla lenf ve beyin sıvılarına ulaşırdı. Bu iyonsal değişim hafızanın daha etkili olmasını, daha güçlü fiziksel enerjiyi, dirençli ve sabırlı olmayı sağlardı.

Saçınızı kesmeye karar verdiğinizde sadece bu ekstra enerjiyi ve besleyiciliği kaybetmekle kalmazsınız aynı zamanda vücudunuz saçı tekrar uzatmak için bu yaşamsal ve besleyici enerjiyi tekrar üretmeye başlar.

Saç aynı zamanda, güneşin enerjisini toplayan, bu enerjiyi meditasyon ve görselleştirmede kullandığımız beynin ön loplarına yönlendiren bir antendir. Bu anten, daha fazla gizli ve kozmik enerjiyi elde etmek için bir kanal gibi davranır. Yeni antenlerin uzaması için son saç kesiminden itibaren üç yıl boyunca beklemek gerekir.



Saçları güneş ışığında kurutmak daha sağlıklı

Nemli saçınızı elinize aldığınızda normalden daha zayıf ve sert olma eğiliminde olduğunu, kururken de kırılabildiğini fark etmişsinizdir. Saçları ara sıra güneşte oturarak doğal bir şekilde kurutmak ve ekstra D vitamini almak iyi bir fikir olabilir. Yogiler saçları 72 saatte bir yıkamayı önerirler (eğer kafa deriniz çok terliyorsa daha sık). Öfkeli olduğunuzda saçlarınızı yıkamak ayrıca duygularınızı işlemeye de yardımcı olacaktır.

Saçları kesmek köleliğin göstergesiydi

Alnımızda bulunan kemikler gözeneklidir ve görevleri ışığı epifiz bezine yönlendirmektir. Bu da tiroid ve cinsiyet hormonlarının yanı sıra beyin faaliyetlerini de etkiler.

Eski dönemlerde saç kesmek fethedilmenin, köleliğin, çaresizliğin ve aşağılanmanın bir göstergesiydi. Kabileler ve toplumlar fethedildikçe saç kesmek daha sıklaştı ve birkaç jenerasyon sonrasında saç önemini kaybederken saç modelleri ve moda odak noktası haline geldi.

Saç kesmek bir döneme veda etmektir

Saçımızın da vücudumuzdaki her hücre gibi hafızası vardır. Genellikle yaşamımızın bir sayfasını kapattıktan sonra saç kestirmek bu yüzden yaygındır. Bunun nedeni ise aslında yenilenme ihtiyacımızı bu şekilde fark etmeden göstermemizdir. Bu durum ağaçların canlılığını yeniden kazanana dek kabuklarını dökmelerine benzetilebilir.

Ahşap tarak kullanmak daha sağlıklı

Yogiler saç derisindeki kan dolaşımını hızlandırmak ve canlandırmak için saçları ahşap tarakla ya da fırçayla taramayı önerirler. Aynı zamanda ahşap, saçın beyne doğru enerji kaybına yol açmasına neden olan statik elektrik de üretmez.

Saçınızı alnınızın arkasından sola ve sağa doğru birkaç kez taradığınızda saçınızın uzunluğu ne olursa olsun sakinleştiğinizi fark edeceksiniz. Günün tüm yorgunluğu böylelikle gitmiş olacak. Kadınların bu saç tarama yöntemini günde iki kez uygulaması genç kalmaya, sağlıklı bir adet döngüsüne ve görme yeteneğine sahip olmasına yardımcı olur. Eğer saç dökülme probleminiz varsa, saçtaki eksik enerjiyi meditasyonla dengeleyebilirsiniz. Saçınızda gri ya da beyaz teller varsa, bu renklerin enerji akışını ve yaşlanma karşıtı vitaminlerin üretimini artırdığını unutmayın. Beyin sağlığınız için yaşınız ilerledikçe saçınızı olabildiğinde sağlıklı ve doğal tutun.

Saçınızın uzayabildiği kadar uzamasına izin verdiğinizde ve kafanızın tepesinde topladığınızda güneşin ve hayat enejisinin omurganızdan aşağı indiği söylenir. Bu inişe karşılık olarak Kundalini yaşam enerjileri dengeyi oluşturmak için artmaya başlar.

Son olarak unutmayın ki saçınız tesadüfen kafanızın üstünde bulunmamaktadır, orada olmasının kesinlikle bir amacı vardır.

Çeviren: Dilara Koru





YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.