Bademcik ve geniz eti hakkında her şey!
+ Sonra Oku

Çocuklarda bademcik ve geniz eti ameliyatı nasıl yapılır?

Bademcik ve geniz eti vücudun bağışıklık sisteminde yardımcı organlardır. Ancak çeşitli durumlarda bademcik ve geniz etinin tedavi edilmesi, alınması gerekebilir. Peki bademcik ve geniz eti iltihabının belirtileri nelerdir? Bademcik ve geniz eti ne zaman alınmalıdır? Bademcik ve geniz eti hakkında her şey haberimizde!

Central Hospital KBB Uzmanı Doç. Dr. Celil Uslu, bademcik ve geniz eti hakkında bilgiler verdi.

 

Bademcik ve geniz eti nedir?

 

Bademcik ve geniz eti, farenks (geniz) denen burun, kulak, ağız boşluğu, yemek borusu ve soluk borusunu birbirine bağlayan kavşakda bulunur. Vücudun bağışıklık sistemine yardımcı organlardır.

 

Geniz etinin büyümesi...

Geniz eti büyümesi daha çok gelişme çağı (3–12 yaş) hastalığıdır. Ergenlik sonrası kaybolmaktadır. Bademcikler ise doğumdan itibaren her yaşta iltihaplanabilir.

 

Büyümüş veya iltihaplanmış geniz etinin belirtileri nelerdir?

 

Çocuğun burundan nefes almakta güçlük çekmesi, sürekli ağızdan nefes alması, burunu tıkalıymış gibi genizden konuşması, nefes alırken hırıltılı ses çıkarması, uyku sırasında horlama sık görülen belirtiler arasındadır. Bunların yanı sıra büyümüş veya iltihaplanmış geniz etinin uykuda birkaç saniye süreyle nefesini tutabileceği (uyku apnesi) ve iştahsızlık ve gelişme geriliği yapabileceği unutulmamalıdır.

 

Bademcik şişmesi veya iltihaplanması nasıl olur?

 

Vücuda giren bakteri ve virüs cinsi mikropları yakalayarak, vücudun mikroplarla savaşmasına yardımcı hücreleri üretirler. Bu hücreler ya direk kendileri mikropları öldürmekte ya da mikropların öldürülmesini sağlayan antikor ve diğer maddeleri üretmektedirler. Vücuda giren bazı bakteri ve virüsler, bademciklerin bu etkisine rağmen yok edilemez ve bademciklerde çoğalarak bademciklerin iltihaplanmasına neden olurlar. Bademciklerde büyümeye, kızarmaya, bazen üzerinde beyaz -sarı iltihap birikmesine neden olurlar. Bademciklerin sık iltihap olması tonsil içine doğru 8–12 adet kanalların (kript) varlığı ve kronik iltihaplarda bu kriptler içerisinde iltihabi birikintilerin oluşup verilen antibiyotiklerin bunlara etkisiz olmasındandır. Bademcik iltihabı çocuklarda en sık görülen hastalıklardandır, en sık 5–15 yaşlarında ve kış-ilkbahar döneminde görülür, 2 yaş altı ve 50 yaş üzerinde görülmesi oldukça nadirdir.

 

Bademcik iltihabı bulaşıcı mıdır?

 

Bademcik iltihabı; tükürük, burun ve boğaz sıvıları gibi vücut sıvılarıyla, yakın temasla, solunum yolundan hava yoluyla çıkan damlacıklar yoluyla insandan insana bulaşabilmektedir.

 

Geniz eti ve bademcik iltihabının belirtileri nelerdir?

 

Hastalığın şiddeti etken olan mikrobun gücüne ve kişinin vücut direncine bağlı olarak değişebilmektedir. Ancak genel olarak bulgular şöyledir:  

  • Bademcikler şiş, kırmızı, bazen üzeri beyaz -sarı iltihapla kaplı
  • Boğaz ağrısı
  • Kulağa vuran ağrı
  • Yutkunma sırasında zorlanma, ağrı veya rahatsızlık hissi, iştahsızlık
  • Üşüme, titreme ve ateş (39–40 dereceyi bulabilir)
  • Halsizlik, kırgınlık, vücutta yaygın ağrı, eklem ağrıları
  • Boyundaki lenf bezi şişmesi, hassasiyet, ağrı
  • Baş ağrısı
  • Kötü ağız kokusu
  • Ses değişiklikleri
  • Mide bulantısı, kusma, karın ağrısı da eşlik edebilir.

 

Geniz eti ve bademcik iltihabının tedavisi nasıl yapılır?

 

Tedavi bademcik iltihabından çok, vücudun başka yerlerinde, çeşitli organlarda meydana getirdiği dolaylı bozukluklar (komplikasyonlar, iltihaplar) sebebiyle önemlidir. Bademcik iltihabı tedavisinde amaç enfeksiyonun yok edilmesi, belirtilerin ortadan kaldırılması ve ortaya çıkabilecek komplikasyonların engellenmesidir. Yeterli sıvı alımı ve uygun ağız bakımı önemlidir. Antiseptik gargaralarla gargara yapmak ağız bakımı için yeterlidir. Bunun yanında yatak istirahati, yeterli sıvı alımı, ağrı kesici, ateş düşürücü ve bakteriyel enfeksiyon düşünülenlerde antibiyotik verilir. Bakteriyel etkenler arasında en önemlisi A grubu Beta hemolitik streptokoklardır. Bakteriyel enfeksiyonda antibiyotik verilmeyenlerde de genellikle hastalık 7-8 günde kendini sınırlar. Ancak antibiyotik vermek belirgin bir şekilde baş ağrısı, ateş ve boyundaki lenf bezi şişkinliklerini azaltır. Ayrıca olası bir akut romatizmal ateş (Romatizmal Kalp İltihabı) veya akut glomerülonefrit (böbrek iltihabı) gibi komplikasyonlar önlenmiş olur.

 

Antibiyotik tedavisi muayene sonrası, gerekli durumlarda kullanılmalıdır. Halk arasında yaygın olarak antibiyotik kullanılması ishal, karın ağrısı, halsizlik gibi olumsuz etkilere neden olabilmektedir. Ayrıca viral enfeksiyonlarda antibiyotikler, virüslere hiç etki etmedikleri gibi bağışıklık sistemimizin önemli bir parçası olan normal flora dediğimiz bize yararlı olan bakterileri de öldürdüklerinden vücudumuzun savunma sistemine zarar vermektedirler. Ayrıca antibiyotiklerin az dozda veya kısa süreli kullanımı, bakterileri tam öldürmeyip şekil değişikliği yaparak şu an varolan antibiyotiklere de direnç gelişmekte sonraki enfeksiyonlarda aynı antibiyotik faydasız olmaktadır. Her ne kadar bademcikler bir karakol olarak görülse de sık iltihap, uykuda solunum durmasına (apne) yol açan büyümüş veya ağız kokusuna neden olan durumlarda ameliyat kaçınılmazdır.

 

Ne zaman doktora gidelim?

Bademcik iltihabı çoğunlukla kendi kendini sınırlayan ve çoğunlukla 7-8 gün içinde kendiliğinden düzelebilen bir hastalıktır. Ancak ateş, 48 saatten uzun sürüyorsa, hastalık gittikçe kötüye gidiyorsa, klinik tabloya yutma güçlüğü, solunum güçlüğü gibi farklı şikayetler ekleniyorsa bir KBB uzmanına görünmelidir.

 

Bademcik iltihabı tedavi edilmezse ne olur?

 

Bademcik iltihabı kendi kendini sınırlayan bir enfeksiyon olsa da tedavi edilmediğinde veya tedavi yarıda bırakıldığında bazen çevre dokulara ve kana yayılarak aşağıdaki komplikasyonlara neden olabilmektedir:

 

  • Akut Romatizmal Ateş (Romatizmal Kalp İltihabı)
  • Akut Glomerülonefrit (böbrek iltihabı)
  • Derin boyun enfeksiyonu
  • Peritonsiller apse (Bademcik çevresi apse)
  • Septisemi (mikrobun kana yayılması)
  • Otitis media ve mastoidit (orta kulak ve kulak arkası kemiğin enfeksiyonu)
  • Pnomoni (Akciğer enfeksiyonu)
  • Menenjit (Beyin zarı enfeksiyonu)
  • Osteomiyelit (Kemik ve kemik iliği enfeksiyonu)
  • Septik artrit (Eklem enfeksiyonu)

 

Geniz eti ameliyatı ne zaman gerekli? 

 

  • Sık sık iltihaplanma ve sık tekrarlayan sinüzit ve bronşite yol açan rezervuar olması,
  • Uykuda solunum durmasına neden olması,
  • Tedavi ile düzelmeyen kulakta sıvı (seröz otit) yapması,
  • Diş çene ve yüz gelişim bozukluğu yapması durumunda ameliyat gerekli olabilir.

 

Bademcik ameliyatı ne zaman gerekli?

 

  • Sık bademcik enfeksiyonu geçirilmesi (yılda 3-5 atak),
  • Enfeksiyonun kronikleşip bademciklerde kalıcı hale gelmesi,
  • Bademciklerin çok büyüyerek yemek yemeyi zorlaştırıp, solunum yolunu tıkayıcı hale gelmesi
  • Bademcik çevresi apse gelişmesi durumlarında hastaların KBB uzmanınca değerlendirilip bademciklerinin ameliyatla alınması (tonsillektomi) faydalı olacaktır.

 

Ameliyat olmasa olur mu?

Bademcikleri sınır karakolu olarak düşünürsek, bademcik ameliyatı gereken kişilerin bademciğini de düşman eline geçmiş karakol olarak görmek gerekir. Her bir iltihabi atağın yapacağı komplikasyonu unutmamak gerekir.

 

 

Bademcik ve geniz eti ne zaman alınmalı?

 

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, ailelerin tereddüt ettiği ve karar vermekte zorlandığı bademcik ve geniz eti ameliyatları konusunu aydınlattı...

 

Vücudumuzun savunmasında burundan ve ağızdan girebilecek zararlı organizma veya moleküllere karşı bekçi veya nöbetçi dokuları oluşturan bademcik (tonsil), geniz eti (adenoid) problemleri özellikle 3-6 yaş arasındaki çocuklarda en sık görülen sorunların başında yer alıyor. Bademcik veya geniz eti dokusunda iltihaplanma olmaksızın büyüme olabileceği gibi, sık tekrarlayan ateşlemeyle beraber görülen bademcik enfeksiyonları da gözlenebiliyor. Çocuğun okula gitmesini engelleyen ateşli enfeksiyonlardan, tıkayıcı özelliğinden dolayı uyku problemleri ya da kulakta sıvı birikmesine bağlı işitme kayıplarına kadar varabilen birçok soruna kaynak oluşturabilen bu problemlerin takibi de önem taşıyor.

 

Şikayetlerin ağırlıklı olarak 3-4 yaşlarında başladığını söyleyen Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, “Özellikle okul öncesi eğitimle birlikte çocukların virüs ve bakteriyel uyaranlara maruz kalmaları gerek enfeksiyona neden olan, gerekse enfeksiyon dışı bademcik ve geniz eti büyümelerinde önemli etken oluşturuyor” diyor. Tekrarlayan enfeksiyonların bağışıklığın gelişmesi ile 6 yaşından sonra azaldığı ve ergenliğin başladığı 12-13 yaşlarında ise seyrekleşerek kaybolduğu gözleniyor.

 

Bu bölgelerde ortaya çıkabilen tümörlerin asimetrik büyümeleri ise çocuk veya erişkin her yaşta görülebiliyor. Dolayısıyla, asimetrik büyüme, normal görünümünün belirgin derecede değişmesi, boyunda da şişlikler olması durumunda vakit kaybetmeden hekime başvurmak gerekiyor.

 

Birçok önemli sorunun kaynağı olabiliyor

Bademcik ve geniz eti problemleri çocukların yaşamını etkileyebildiği gibi büyümesine göre farklı sorunlara da neden olabiliyor. Örneğin en sık görülen basit büyümeler ve/ veya sık tekrarlayan enfeksiyonlar çocuğun okula gitmesini engelleyebiliyor. Ancak geniz etindeki büyümenin tıkayıcı özelliğinden dolayı, ağzı açık şekilde nefes alma, yatakta sık yer değiştirme, ense, yaka bölgesinde yoğun terleme gibi çocuğun hayatını zorlaştırabilen şikayetler de ortaya çıkabiliyor. Bununla birlikte çocuklar sıklıkla uyku problemleri, sık burun akıntısı, rinosinüzitler, kulakta geçici veya kalıcı sıvı toplanması ve bunun getirisi olan işitme kaybıyla karşı karşılaşıyor. Ayrıca, damak-diş gelişme sorunlarıyla da baş etmek durumunda kalabiliyor. Bunların gözden kaçması, yeterli tedavi edilmemesi veya ihmal edilmesi durumunda ileriki yaşlarda önemli ameliyatları gerektirebilecek kulak sorunları da ortaya çıkabiliyor.

 

Antibiyotik kullanımına dikkat!

Bu çocuklarda üst solunum yolu viral enfeksiyonuna bağlı olarak ortaya çıkan rinosinüzit nedeniyle sıklıkla antibiyotik kullanıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, “Ancak burnun arkadan havalanmasının bozuk olması nedeniyle rinosinüzit tekrarladığından tıkayıcı faktör devam ediyor. Dolayısıyla antibiyotik kullanılmasına rağmen kalıcı olarak tedavi edilemiyor ve antibiyotik tedavisi bitirildikten kısa süre sonra burun akıntısı tekrar başlıyor. Sonuçta, gereksiz kullanılan antibiyotik soruna kalıcı çözüm getiremediği gibi bakteri direncinin de artmasına neden oluyor” diyor.

 

Bademcik ve geniz eti ne zaman alınmalı?

Bu sorunla karşı karşıya kalan ebeveynlerin vermek zorunda kaldıkları kararlardan biri de cerrahi tedavi oluyor. Sağlıklı ve çalışan dokunun alınmasının doğru olmadığını, dolayısıyla geniz eti ve bademcik ameliyatları için de bazı kriterlerin bulunduğunu hatırlatan KBB Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, tümör, tanı amaçlı incelemelerde, tonsil tüberkülozu, difteri gibi özel hastalıklar durumlarında ameliyatın tartışılmaz bir gereklilik olduğunu söylüyor. Sık karşılaşılan basit bademcik ve geniz eti büyümelerindeki cerrahi yaklaşımı ise şöyle anlatıyor:

 

Adenoidektomi (Geniz eti alınması): Geniz etinin alınması için yaş kriteri bulunmuyor. Çocukta, geniz eti dokusuna bağlı horlama, ağız açık nefes alma, uyurken yer değiştirme gibi belirtiler varsa büyüklüğüne bakılmaksızın alınması öneriliyor. 3 yaş öncesi ve 7 yaş sonrasında çok nadir görülen geniz eti büyümesi yaş ilerledikçe küçülüyor. Bu nedenle 13-14 yaş veya daha sonrasında daha önce yakınma yokken aniden büyümeye ait semptomlar başladıysa ciddiye alıp hekime başvurulması ve genizden doku alınıp patolojik inceleme yapılması gerekiyor.

 

Tonsillektomi (Bademcik alınması): İltihabi olmayan ancak kapatıcı bademcik büyümesinde küçültme cerrahisi yeterli oluyor. Bunun için de herhangi bir yaş sınırı bulunmuyor. Bademcik tıkayıcı derecede büyükse küçültülebilen dokunun kalan bölümü görevini yapmaya devam edebiliyor. Küçültmek hava pasajını sağlamaya yeterli oluyor. Ağzın kapanması sağlanınca da üst solunum yolu enfeksiyonları çok seyrekleşiyor. Ancak; örneğin, son üç yıldır ateşli tonsillit atakları yılda dört ve üzerindeyse, yine son iki yılda yaşanan ateşli tonsillit atakları toplam 10’u buldu ve geçtiyse veya son bir yılda başlamış ataklar yedi kez tekrarlandıysa cerrahi ile alınması öneriliyor. Çünkü her atakta antibiyotik kullanımı çocuğa zarar verebiliyor. Ancak bademcik alınma kriterleri konusunda mutlak bir görüş birliği bulunmuyor. Bu noktada kararı çocuğun durumuna göre hekim veriyor.

 

 

 

Yorum yaz