Yas duygusu herkeste aynı şekilde işlemez, kimi çabucak atlatabilir, kimisi içinse zor duygularla baş etmek ve yası atlatmak yıllar sürebilir. Hatta duygusal bağımız olan birini kaybettiğimizde, kaybın verdiği acı asla tam anlamıyla geçmez ve bir şekilde hayatımızın bir parçası olur.


Yas tamamen doğal ve insani bir tepkidir ve çeşitli kayıplardan sonra yaşanabilir:

  • Bir işi kaybetmek (evet, tamamen sevmediğiniz bir iş olsa bile),

  • Evcil hayvanınızı kaybetmek,

  • Bir ilişkinin bitmesi,

  • Hamileliğin sonlanması,

  • Sevilen birinin kaybı,

  • Bir evden ayrılmak,

  • Sağlığınızı kaybetmek de sonrasında bir yas sürecini getirebilir.

Kısacası, sizin için önemli olduğunu bile fark etmediğiniz herhangi bir şeyin artık hayatınızda olması, yasla birlikte gelen karmaşık duyguları uyandırabilir. Neyse ki, bu duygularla baş etmenin nazik bir yolu var.


Mindfulness nedir?

‘Farkındalık’ olarak da tanımlayabileceğimiz mindfulness, tam olarak ‘mevcut’ olma halini, nerede olduğumuzun ve ne yaptığımızın farkında olmayı, etrafımızda olup bitenlere aşırı tepki verip de kapılıp gitmemeyi ifade eden bir kavramdır. Doğrudan deneyimlediğiniz herhangi bir şeye, 5 duyunuzla algıladıklarınıza, ruh halinize, düşünceleriniz ve duygularınıza, nefesinize ve çevrenizde olup bitenlere dikkatinizi ve farkındalığınızı getirdiğinizde, mindful bir tavırla anda olabilirsiniz. Bazen bu otomatik olarak gerçekleşir, bazen de biraz pratik gerektirir.



Farkındalıklı (mindful) yas nasıl mümkün?

Yas tutmanın doğru bir yolu yoktur ve yas sürecini desteklemenin de birçok yolu vardır. Yas konusu üzerinde çalışan psikoterapist Megan Devine, “mindfulness pratiği yapmak, neler olduğuna o şeyler olurken dikkatini verebilmek, yasın içerisindeyken gerçekten çok yardımcı olabilir” diyor. Özellikle yasın normal ve doğal bir süreç olduğuna işaret ederek, “yas sürecinde farkındalığı kullanmak; hayatta kalmak, o duyguları yönetmek ve karanlıkla baş etmek için olmalıdır, onu düzeltmek için değil” diye de ekliyor.


Pozitif bakmak her zaman iyidir ancak iyileşme sürecinde ortaya çıkan zor duyguları bastırmamak çok önemli. Yas ile ilgili en yaygın sorunlardan biri, onun bir sorun olarak algılanmasıdır. Devine, “yasa ilgilenilmesi ve saygı duyulması gereken bir süreç olarak değil de, çözülmesi gereken bir problem gibi bakmak, yas desteğinin işe yaramamasının önemli bir sebebidir” diyor. Mindfulness iyi ya da kötü, olan her şeyi kabullenebilmekle ilgili olduğu için, sağlıklı bir yas süreci için de ideal bir yaklaşım olabiliyor.


Bilimsel araştırmalar mindfulness pratiklerini destekliyor

Yakın zamanda yapılan birçok bilimsel çalışma da, Megan Devine’nin önerdiklerini doğruluyor. 2018 yılında yapılan bir araştırmada, 8 hafta boyunca farkındalık temelli bilişsel terapi desteği alan yas sürecindeki kişiler incelendi. Anketler ve fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ile elde edilen sonuçlarda, kişilerin yönetme işlevlerinde ve duygusal düzenleme becerilerinde önemli gelişmeler görüldü.


2020 yılında yapılan bir başka araştırmada, travmatik yas yaşayan ve farkındalık pratikleri uygulayarak bunları hayatının bir parçası haline getiren kişilerde, çok daha yüksek “travma sonrası büyüme/gelişme” oranları gözlemlendi.


2017 yılında yapılan bir araştırmada da, farkındalık temelli stres azaltma (MBSR) eğitimi alan 15 yas grubu kolaylaştırıcısının rollerinde daha etkili oldukları ve mindfulness çalışmalarının uyguladıkları programların kalitesinde, ekip çalışmalarında, karşılıklı saygıda ve ortak bir şefkat deneyiminde önemli bir artışa yol açtığı bulundu.


Mindfulness pratikleri yas sürecinde nasıl uygulanır?

Devine’e göre, yasla farkındalık dolu bir yaklaşımla başa çıkmanın 7 adımı vardır;


1. Duygularınızı tanıyın ve kabul edin

Kolay olmasa da, nasıl hissettiğinizi kabul etmek iyileşmenin ilk adımıdır ve farkındalıkla yas sürecindeki en önemli adımdır.


Ne hissettiğinizi yargılamadan hissetmenize izin vererek, duygularınıza direnmeyi bırakırsınız. Bu da, hissettiğiniz zor duygularla savaşmayı bırakabileceğiniz anlamına gelir. Ayrıca yasın, işaretleyebileceğiniz kutucukları olan doğrusal bir yol olmadığını da anlamaya başlarsınız. Aksine, bu bir döngüdür. Hiçbir açıklaması olmadan dalgalar halinde gelebilir, geri çekilebilir ve akabilir.


Bunu anladığınızda, yasın gelip gittiğini görmeye başlayabilirsiniz. Sonunda geçeceğini bildiğinizde, duygularınızla başa çıkmak çok daha kolay hale gelecektir.


2. Kendinizi ifade edin

Duygularınızı kabul ettiğinizde, onlara sağlıklı bir çıkış yolu verebilirsiniz. Duyguları ifade etmenin birçok yolu vardır:

  • Yazmak veya günlük tutmak,

  • Sanatsal işler üretmek,

  • Egzersiz yapmak,

  • Konuşmak ve paylaşmak,

  • Dans etmek,

  • Bahçe işleriyle uğraşmak,

  • Gönüllü faaliyetlerde bulunmak,

  • Yemek pişirmek,

  • Müzik dinlemek veya çalmak.

Bazı kişiler duyguları aracılığıyla konuşarak rahatlama bulurken, diğerleri bulamıyor. Duygularınızı ifade etmenin bir yolunu bulmak, öylece sıkışıp kalmamalarına yardımcı olur.


Bazıları için bu, günlük tutma, bilinç akışı yazma veya “günde bir satır” yazma yoluyla olsun, duygularınızı kağıda dökmenin bir biçimi olabilir.


2010 yılında yapılan bir araştırma, yapılandırılmış yazının, yas tutan bireyler için anlayış ve anlam duygusunu artırmak için yararlı bir araç olduğunu buldu.


Bir konferansta sunulan 2019 tarihli bir bildiri, sanat terapisinin korku, kriz ve tehdit duygularını hafifletmek ve sınırlamak için bir yol sağlarken aynı zamanda kaybedilen kişinin deneyimini onurlandırdığını belirtti.


Hangi yöntemin size hitap ettiği önemli değil, bir şekilde kendinizi ifade etmek, yas tutma sürecinin önemli bir parçasıdır.



3. Yalnız olmadığınızı bilin

Yas, yalnız hissettirebilir. Tüm düşünceleriniz yas tarafından yutuluyor gibi geldiğinde bile, böyle hisseden yalnızca siz değilsiniz. Yas, evrensel bir deneyimdir. Farkındalığı duygularınızın farkında olmak için kullanabilirseniz, bu duygularda veya yas tutma sürecinizde yalnız olmadığınızın da farkında olabilirsiniz.


Son yıllarda artan yas farkındalığı, birçok insanın bu konuda konuşmak için bir araya gelmesine vesile oldu. Siz de bir yas destek grubundan destek almayı düşünebilirsiniz.


4. Yas odaklı meditasyonu deneyin

Teoride meditasyon, dünyadaki en basit şeydir. Pratikte ise, özellikle kayıp zamanlarında, meditasyon imkansız bir iş gibi görünebilir.


Sadece düşünce ve duygularınızla oturmak bunaltıcı olabilir. Ancak pratik yaptıkça meditasyon, kendinize sadece var olmanıza, hissetmenize ve kabul etmenize izin vermek için yapılandırılmış bir alan yaratabilir. Bu da, acınızın direnç göstermeden basitçe var olması için güvenli bir ortam yaratır.


5. Sağlıklı sınırlar oluşturun

Yas içerisindeyken, çevrenizdeki birçok insan iyi niyetlerle size destek olmak isteyebilir ancak, her zaman ihtiyacınız olan şeyi size veremeyebilirler. Örneğin bazıları benzer şeyler söyleyerek acınızı azaltmaya çalışabilir:

“Artık daha iyi bir yerdeler.”

“Seni böyle üzgün görmek istemezdi.”

“Senden daha kötü durumda olan insanlar var.”

“Hayatta hala senin için birçok güzel şey var.”

Ancak bu tür söylemler acınızı ve kaybınızı yok sayıyorlarmış gibi hissettirebilir. Bazen de sizi aramaları, evinize gelmeleri size iyi gelmeyebilir.


Devine, yas sürecinde ihtiyaçlarınızı ifade ederek sağlıklı sınırlar belirlemenin önemli olduğunu ifade ediyor. “Beni acı içinde görmenin ne kadar zor olduğunu ve yardım etmeye çalıştığını biliyorum. Benim için neyin yararlı olup olmayacağı hakkında konuşabilir miyiz?” gibi bir ifadeyle sevenlerinize kendinizi ifade edebilirsiniz.


6. Çakılıp kalma hissinden çıkın

Yas sürecinin nasıl olması gerektiğine dair birçok fikrin olması, bazen bu kederin içinde sıkışıp kalmış gibi hissetmenize neden olabilir, kendinizi nasıl ‘doğru şekilde’ yas tutacağınıza dair yanlış beklentilere kapılmış halde bulabilirsiniz.


Kaybettiğiniz biri yıllar sonra aklınıza geldiğinde hala gözleriniz doluyorsa, bu yasta sıkışıp kaldığınız anlamına gelmez. Aslında bu, o kişiye karşı devam eden sevginizin sağlıklı bir ifadesi olabilir.


İştahsızlık ve uyku bozuklukları gibi belirtiler, yastan kurtulmayı daha da zorlaştırabilir. Bu tip durumlar yine de yasta sıkışıp kaldığınız anlamına gelmez ancak bazı normal yas tepkileri hayatınızı olumsuz etkileyebilir. Kaybınızdan önce çok sevdiğiniz bazı gündelik işlere ve hobilere karşı olan ilginizi yitirmeniz normal olsa da, mümkün olduğunca sosyal bağlantılarınızı sürdürmeniz önemlidir.


Yas ne zaman sorun haline gelir?

  • Bağımlılık yapan davranışlara yönelmek,

  • Kendinizi fazlaca izole etmek,

  • Kendine zarar verme düşünceleri,

  • Sağlığınızı etkileyecek şekilde uyku ve iştah problemleri,

  • Kaybınızı kabul edememek ve hakkında konuşamamak.

Bu belirtileri fark ettiğinizde, muhakkak bir uzmandan profesyonel destek alın.


7. Hikayenizi anlatın

Hemen olmasa da, sürecin bir noktasında uzmanlar kendi yas hikayenizi paylaşmanızı öneriyorlar. Neler olduğu ve yas sürecinizin nasıl geçtiği hakkında gerçekleri söylemenin çok güçlü etkileri olabilir. Yasınız hakkındaki gerçekleri anlatacak yerler bulun ve kendi kayıp sürecinizde desteklenmiş ve onurlandırılmış hissetmekten çekinmeyin. Hikayenizi paylaşarak yalnızca yas sürecinizi değil, sevdiklerinizin anısını da onurlandırmış olursunuz.



Kaynak: https://www.healthline.com/health/mind-body/mindfulness-strategies-to-cope-with-loss#takeaway



YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.