Laura Pergolizzi: Islığımı çok seviyorum
+ Sonra Oku

Laura Pergolizzi: Islığımı çok seviyorum

Şarkıcı, söz yazarı Laura Pergolizzi yani bilinen adıyla LP, geçen hafta 25. İstanbul Caz Festivali kapsamında Türkiye’de 3 konser verdi. İstanbul’daki ikinci konseri öncesi Pergolizzi’yle buluştuk

Konsere 4 saat var. Çoğunluğu genç kadın, onu görebilmek için saatler öncesinden mekâna gelmiş. Sahnenin kapısında uzun sıra oluşmuş. Konser saati yaklaştıkça o sıra epey uzadı. LP sahneye çıktığında eller havadaydı. Alkışlamak için değil ama! Görüntü alabilmek için. Telefonlar havada, kızlar çığlık çığlığa...

 

New York doğumlu müzisyen LP’nin, Lost on You parçası Youtube’da 192 milyon görüntülenme, Spotify’da ise 95 milyon dinlenmeye sahip. Rihanna, Cher, Backstreet Boys, Cher Lloyd gibi sanatçıların hit parçalarını yazan müzisyen, 2014’te ilk albümü Forever Now’ı piyasaya sürmüş ve dikkatleri üzerine çekmişti. LP ile Zorlu PSM’deki ikinci konseri öncesi hayatını ve müziğini konuştuk.

 

Bu kadar büyük bir ilgi ve sevgi bekliyor muydunuz?

Hayır, sosyal medyada Türkiye’den bir sevgi olduğu belliydi ama bu kadar ilgi beklemiyordum.

 

Ankara ve İstanbul hakkında düşünceleriniz neydi?

Dünyada ve burada neler olduğunu biliyorum. Her yerde hayatını yaşamaya çalışan çok iyi insanlar var. Beklediğim gibi zengin bir kültürle karşılaştım. Hatta beklentilerimi aşan bir güzellik gördüm.

 

Gezebildiniz mi?

Sultanahmet ve Karaköy’e gittim. Evime bir Türk halısı aldım. Hatta oradaki kadın gösterdi, bir ilmek de ben attım. Çok fazla vaktim yoktu. Gelecek sefer tüm halıyı yapacağım.

 

Lost on You parçası neden bu kadar sevildi?

Sanırım ırk, cinsiyet ya da kültür gibi konuları aşan duygusal bir derinliği var; sesimden bir şeylerin üstesinden gelmeye çalıştığımı anlayabiliyorsunuz. Tıpkı diğer insanların yaşadığı gibi. O noktada bir bağ ve saygı var.

 

Dövmenizin hikâyesi nedir? Google’da hakkınızda en çok merak edilenlere baktım; dövmeniz ve sevgiliniz.

Hayatımı tamamen değiştiren bir ayrılığa doğru gidiyordum. Çok berbat bir haldeydim. İnsanlar bana her zaman “Hayat bir yolculuk” diyordu ve bundan nefret ediyordum. “Nerede olmak istiyorsam, ne yapmak istiyorsam onu yaparım” diyordum, bir yolculukla uğraşmak istemiyordum. Aslında o seyahat, bizi biz yapan şeydi. İnsanlar aşka inanmak istiyor, bu yüzden kız arkadaşımla ilgili şeyler paylaştığımda insanlar sevdi. Çünkü gerçekti. Amacım bu olmamasına rağmen ‘reality show’ gibi hissedildi. Hiçbir hayat tarzının sözcüsü olmaya çalışmıyorum. Çeşitliliğin hayranıyım. Yaşamanın tüm farklı yollarını seviyorum. Bu insanlara yardım ettiyse memnun olurum, birini kızdırdıysa kusura bakmasın.

 

 

Turne boyunca neler oldu?

Çok seyahat ettik. İnsanlar bunun iş kısmını unutuyor. Kolay değil; çok çalışmak, seyahat etmek, sevdiklerinizden uzak kalmak... Bu turnede zamanımın yüzde 45’ini havaalanlarında geçirdim.

 

Hâlâ heyecanlı mısınız?

Evet. İnsanlarla iletişime geçmeyi çok seviyorum. İnsanları sanatsal işlerle ikna etmek istiyorum. Onlara bir şekilde dokunmayı seviyorum.

 

Şarkı sözü yazarlığı mı vokal mi?

Sesim fark edilmemi sağladı. Aslında sesim daha çok parmak izim gibi. İkisine de ihtiyacım var!

 

Bunların yanında ıslığınız çok karakteristik.

Islığımı çok seviyorum. Into the Wild’ı kaydederken kendi kendime oturup, ıslık çalıyordum. Yapımcı bana döndü ve “Bu ne?” dedi. “Sadece oyalanıyorum” dedim. Parçaya eklememizi önerdi. Şarkı büyüdü ve “Kahretsin ki şimdi bunu sahnede yapmak zorundayım” dedim.  Bana “Sesiniz iyi ama ıslık bir başka” diyorlar.

 

 

‘Favorim İstanbul!’

 

Müzikle temas ettiğiniz ilk an...

Annem bana hep şarkı söylüyordu. Tenis raketimle, arkadaşlarımla Elton John söylediğimizi hatırlıyorum. Akademik bir ailede büyüdüm, okul önemliydi. Müzisyen olacağımı hiç düşünmemiştim.

 

Nelerden ilham alıyorsunuz?

Duysusal hislerden. Üzüntü ve depresyonumdan dünyada olan bitene kadar. Çift anlamlı ve komplike duygular beni besliyor.

 

Aldığınız en ilginç hediye neydi?

Ayakkabı, terlik ya da bölgeye özel kıyafetler ilginç oluyor. Rusya’da kendimin matruşkasını aldım. Çokça çizimimi veriyorlar.

 

Sırada neler var, planlarınız neler?

Yeni bir albüm için çalışıyorum. Ailemle vakit geçirmek ve daha iyi müzik yapmak istiyorum.

 

Neler dinliyorsunuz?

Big Thief dinliyorum. Eskilerden Johnny Cash, The Beatles, Led Zeppelin. Angel Olsen ve Frank Sinatra da seviyorum.

 

Favori şehriniz hangisi?

İstanbul.

 

Röportaj: Mete Aker

Fotopraflar: Özlem Özçelik

Yorum yaz