Boğmaca

Boğmaca, tüm dünyada yaygın görülen ve 3-4 yılda bir salgınlara yol açan, çok bulaşıcı özellikte bir solunum yolu hastalığıdır. Belirli bir coğrafi lokasyonda görülmez ve tüm dünyada yaygındır. Mevsimsel bulaş özelliği yoktur ancak sonbahar aylarında daha yaygın görülür. Boğmacanın nedeni, bu hastalığa neden olan bir bakteridir. İnsanlardan bulaşır ve boğaza yerleşir. Solunum yolu ile alınan bakterinin 7-10 günlük kuluçka devresi vardır. Bakteri alındıktan 1-2 hafta sonra, korunmasız bireylerde hastalık ortaya çıkar. Boğmacanın en tipik belirtisi, boğulurcasına olan aralıksız öksürük nöbetleridir. İlk dönem belirtileri, burun akıntısı, gözde yaşarma, halsizlik, fazla yüksek olmayan ateş gibi hafif üst solunum yolu bulgularıdır. Boğmaca hastalığı her yaştan duyarlı bireyi etkileyebilir ancak 5 yaşından küçük çocuklarda, özellikle küçük bebeklerde ağır seyreder. Solunum sıkıntısı ve beslenme güçlüğü görülür. Boğmaca, bebek ölümlerine neden olabilmektedir. Hastalıktan korunmanın tek yolu aşılamadır.


Çocuk Felci (Poliomyelit)

Genellikle 15 yaşından küçük çocuklarda görülen, bacaklarda ve daha az oranda kollarda felce neden olan bulaşıcı bir hastalıktır. Çocuk felci hastalığının nedeni bir virüstür. Hastalık, sindirim sistemi yoluyla bulaşır. Çocuk felci hastalığı hafif ateşe, kas ağrılarına, baş ağrısına, bulantıya, kusmaya, ense ve sırtta sertliğe neden olur. Bu hastalıkta tipik olarak felç görülür ve geri dönüşü yoktur. Çocuk felci hastalığının tedavisi yoktur ancak hastalığa yakalanan kişiler için fizik tedavi ve rehabilitasyon çalışmaları yapılabilmektedir. Çocuk felci geçiren hastalar ayağa kalkmakta ve yürümede güçlük çeker. Hastalık, çok ağır hallerinde solunum kaslarını da tutar ve bu durumda ölüme sebep olur. Çocuk felci hastalığı, nadir olarak 15 yaşının üzerindeki bireylerde de görülebilir. “Çocuk felci hastalığı nasıl bulaşır?” sorusunun cevabı şu şekildedir; Virüs vücuda ağız yolu ile girer. Boğazda ve sindirim sisteminde çoğalarak vücuda yayılır. Boğazda yerleşir ve dışkıda bulunur. Dışkı ile virüsün vücuttan atılımı 10 hafta kadar sürer. Çocuk felcinin primatlar arasında salgına yol açtığı görülse de hastalık insanlardan bulaşır. Virüs alındıktan ortalama 7-14 gün sonra hastalık ortaya çıkar, ancak bu süre 3-35 gün arasında değişebilir. Bu hastalığa yakalanan bireyler, virüsü 10 hafta (2,5 ay) süre ile yayabilir ve bu süreçte korunmasız bireylere bulaştırabilirler. Mevsimsel özelliği vardır ve yaz ayları, erken sonbahar döneminde daha sık rastlanır. Hastalıktan korunmanın tek yolu aşılamadır.


Difteri (Kuşpalazı)

Difterinin en sık tuttuğu bölge yutak ve bademciklerdir. Difterinin nedeni Corynebacterium diphtheriae adlı mikroorganizmanın boğaz, burun, göz ve deriye yerleşmesidir. Hasta kişilerin konuşurken, öksürürken veya hapşırırken oluşturduğu damlacıklar ile doğrudan veya eşyalar yoluyla bulaşan difteriye yakalanan bazı kişiler, solunum yollarında bu hastalık etkenini herhangi bir belirti göstermeden taşıyabilirler. Her yaştan birey difteri hastalığına yakalanabilir. Difterinin başlangıç belirtileri halsizlik, iştahsızlık, boğaz ağrısı ve hafif ateştir. 2-3 gün içinde bademciklerde gri-beyaz renkli bir membran (katman/zar) oluşturur. Bu zar yumuşak damağın çoğunu kaplayabilir ve hatta solunum yolunu tıkayabilir. Yeşil renge, eğer kanama olduysa da siyah renge dönebilir. Difteriye yakalanan kişilerin tekrar hastalanma riskleri bulunur. Bu sebeple hastaların da hastalık sonrasında aşılanmaları gerekir.




Hib (Haemophilus influenzae Tip b Hastalığı)

Hib Aşısı ile bilinir hale gelen Hib bakterisi; menenjit (beyin ve omuriliği saran zarın iltihabı), kan zehirlenmesi, (sepsis), zatürre, eklem iltihabı, kalp zarı iltihabı, deri ve derinin altında yer alan yumuşak dokuların iltihabı, kemik iltihabı, sinüzit, otite (orta kulak iltihabı) gibi birçok farklı ve ciddi hatta ölüme yol açabilen hastalıklara neden olabilir. Hib bakterisinin neden olduğu hastalıklar en çok 5 yaşından küçük bebek ve çocuklarda görülür ancak daha büyük çocuklar ile Hib bakterisinin neden olduğu hastalıkların riskini arttıran başka hastalıkları bulunan yetişkinlerde, bağışıklığı zayıflatan tedaviler alanlarda riski arttırabilir. “Nasıl bulaşır?” diye sorulduğunda ise verilen cevap şöyledir; Hib bakterisi solunum yoluyla alınır ve burun ve boğazında Hib bakterisi bulunan kişilerin öksürme ve hapşırmasıyla yayılır. Bakteri, genellikle burun ve boğazda hastalığa yol açmaksızın kalır. Bazen kan yoluyla yayılıp ciddi enfeksiyonlara sebep olabilir.


Kabakulak

Kabakulak virüsünün neden olduğu bulaşıcı bir hastalık olan Kabakulak belirtileri hafif ateş, tükürük bezlerinde ve lenf bezlerinde şişme, baş ağrısı, kas ağrısı, yorgunluk ve iştahsızlık şeklinde görülür. Virüsü alanların yaklaşık %30’unda hiç bulgu gelişmez ve bu kişiler etraflarına virüsü saçarak diğer kişilerin hastalanmalarına neden olur. Damlacık ve eşyalara bulaşma yoluyla yayılan Kabakulak virüsü, hastalanan kişilerin tükürük bezlerinin şişmesinden önceki ve sonraki 5 gün boyunca bulaşıcıdır. Genellikle 1-2 hafta içerisinde iyileşebilse bile ergenlik sonrası kabakulak geçiren her 5 erkekten birinde görülebilen testis iltihabı gibi ciddi klinik tablolara yol açabilmektedir. Testis iltihabı olanlarda kısırlık gelişebilir. Gebeliğin ilk 3 ayında hastalık geçirilirse düşük riski artabilmektedir. Kabakulak hastalığından korunmanın tek yolu aşılamadır. Tedavisi esnasında, kişinin belirtilerin başlamasından itibaren bir hafta boyunca evden çıkmaması önemlidir.


Kızamıkçık (Rubella)

Çocuklarda sıklıkla hafif geçirilen Kızamıkçık enfeksiyonu, kızamıkçık virüsü sebebiyle olur. İnsan kaynaklıdır. Kızamıkçık belirtileri döküntü, hafif ateş, boğaz ağrısı, lenf bezlerinde şişme ve burun akıntısı olarak aktarılır. Hafif belirtilerle seyredebilir ancak bu sebeple etrafa hızla ve kolayca bulaştırma ihtimali artar. Yetişkinlerde kızamıkçık hastalığı sırasında eklem iltihabına bağlı olarak eklem ağrıları görülebilir. Nadir yan etkiler de görülebilmektedir. Kızamıkçığın kesin tanısı laboratuvar doğrulamasıyla konabilir. Burun ve boğaz salgılarının damlacık yoluyla solunum yollarına yerleşmesiyle bulaşır. Kızamıkçık hastalığına yakalanan kişinin en bulaştırıcı olduğu dönem, döküntülerin başladığı dönemdir. Önceki ve sonraki 1 hafta süresince de bulaştırıcı olabilir. Kızamıkçık hastalığına gebelik döneminde yakalanılması durumunda anneden bebeğe geçiş olmaktadır. Doğumsal Kızamıkçık Sendromu olarak adlandırılan bu durum çeşitli sorunlara neden olur ve tam tedavisi yoktur. Doğurganlık çağında ve anne olmayı düşünen kadınların kızamıkçık aşısı olması bu sebeple önemlidir. Aşı yaptırdıktan sonra 4 hafta boyunca hamile kalınmaması önerilir. Gebelere kızamıkçık aşısı uygulanmaz.



Pnömok Hastalıkları

Pnömokok bakterisinin neden olduğu hastalıklar kulak iltihabı ve sinüzit olabileceği gibi zatüree, menenjit ve kan zehirlenmesi şeklinde seyredebilir. 5 yaşından küçük çocuklardaki bakterilerle ortaya çıkan menenjitin(beyin ve omuriliği saran zarın iltihabı) en sık nedeni pnömokok bakterisidir. Ortaya çıkan hastalığa göre vücudun farklı yerlerinde etki gösterir. Zatüree (Pnömoni) belirtileri ateş ya da titreme, öksürük, hızlı solunum ya da nefes alma zorluğu, göğüs ağrısı olarak görülebilirken menenjit belirtileri baş ağrısı ya da ense sertliği, yüksek ateş, parlak ışıklarda artan ağrı, bilinç bulanıklığı, bebeklerde ise yeme-içmede azalma, uyaranlara cevapta azalma ve kusma şeklinde görülebilir. Kan zehirlenmesinde ise ateş, titreme, dalgınlık, uyarıya cevapta azalma görülür. “Pnömokok bakterisi nasıl bulaşır?” diye merak edilir. Boğazında bu bakterinin bulunduğu kişilerin öksürme ve hapşırması yoluyla havada asılı damlacıklar, ayrıca temaslı yüzeyler yoluyla hastalık görülmeyen kişiler bile bu bakteriyi bulaştırabilir. Bebeklere ve 5 yaşından küçük çocuklara, 65 yaş üzeri yetişkinlere, risk yaratan başka hastalıkları bulunan 5 yaş üzeri kişilere Pnömokok aşısı önerilir.


Suçiçeği

Varisella zoster virüsünün (VZV) neden olduğu Suçiçeği hastalığı, genellikle erken çocukluk döneminde geçirilen, bulaşıcılığı yüksek bir hastalıktır. Ateşle birlikte yaygın ve kaşıntılı, içi sıvı dolu döküntülerle karakterizedir. Döküntüler genellikle virüsle temastan 14-16 gün sonra ortaya çıkmakla birlikte, kuluçka süresi 10-21 gün arasında da değişebilir. İçi sıvı dolu döküntüler başlamadan önce Suçiçeği belirtileri olarak halsizlik, ateş, iştahsızlık, baş ağrısı ve hafif karın ağrısı görülebilir. Kaşıntılı kızarıklık olarak ciltte başlayan, öncelikle saçlı deride ve yüzde görülen döküntüler hafif kabarıklaşarak berrak ve içi sıvı dolu hale gelir. Hastalığın şiddeti yaşla birlikte artar. Döküntüler yedinci güne kadar devam eder ve sayıları 250-500 civarındadır. Çok bulaşıcı olan suçiçeğinin kaynağı insanlardır. Hastalığın bulaşma şekli solunum yoluyla veya su dolu kabarcıklara temas yoluyla olur. Genellikle 1-9 yaş arasında görülmekle birlikte yetişkinlikte de görülebilir. Ev içinde bulaşıcılığı yüksektir.


Tetanos

Clostridium tetani denilen bakteri sebebiyle gelişen bir enfeksiyon olan Tetanos, doğada toz, toprak, gübre dahil her yerde bulunur. Clostridium tetani, oksijensiz ortamda özellikle nemli ve ılık topraklarda, tozlarda ve gübrelerde yıllarca canlı kalabilen, insan ve hayvanların sindirim sistemlerinde de yaşayabilen bir bakteridir. Tetanos hastalığı kişiden kişiye bulaşmadığı için aşıyla önlenebilen hastalıkların diğerlerinden farklıdır. Çok farklı yollarla bulaşır. Kesiklerden, kirlenmiş yaralardan, yenidoğanlarda göbek kordonundan bulaşır. Tetanos mikrobunun vücuda girmesinden sonra oluşturdukları toksinler belirtilere neden olur. Kuluçka süresi genellikle 3-21 gündür (ortalama 10 gün). Yaranın tipine bağlı olarak bu süre 1 günden birkaç aya kadar değişebilir. En sık görülen ilk belirti çene kaslarında kasılmadır. Baş ağrısı, ani ve istemsiz kas kasılmaları, yutkunma sorunları, vücut genelinde ağrılı kas sertliği, ateş ve terleme, kan basıncında yükselme, kalp atışında hızlanma görülür. Tetanosa bağlı çok çeşitli komplikasyonlar görülebilir. Tetanosu doğrulayacak laboratuvar testleri yoktur. Tetanos tanı konur konmaz acil tıbbi müdahale gerektiren bir hastalıktır. Tetanos için bağışıklanmanın tek yolu aşılanmadır.



Tüberküloz (Verem)

Mycobacterium tuberculosis adlı basilin neden olduğu Tüberküloz (Verem) hastalığı hava yoluyla bulaşır. Tedavisi, ilaçları ve takibi ücretsiz olan Verem hastalığı önemli bir halk sağlığı sorunudur. Özellikle akciğer ve gırtlak veremi olan hastalar daha fazla bulaştırıcıdır. Öksürük, konuşma, şarkı söyleme gibi solunum faaliyetleri sırasında havaya karışan damlacıklar yoluyla bulaşır. Veremin toplumda bulaşmasını önlemek için öksürük adabına dikkat etmek önemlidir. Benzer hastalıkların aksine, Verem mikrobunu alan kişiler hasta olmadıkları müddetçe hastalığı bulaştırmaz. Hastanın kullandığı çatal, bardak gibi eşyalar için normal temizlik işlemleri yeterlidir. İlaçla tedavi edilen Verem hastalığının tedavi süresi en az altı aydır. Verem için yapılan BCG aşısı hakkında bilinmesi gereken detay, aşının hastalıktan değil ancak hastalığa bağlı olarak gelişecek milier tüberküloz ve menenjitinden koruduğudur. Özellikle beş yaşından küçük çocuklarda verem mikrobunu aldıktan sonra hastalık gelişme riski, menenjit ve miliyer tüberküloz görülme olasılığı erişkinlere göre daha yüksektir.


Hepatit A

Hepatit A virüsünün bulaşması sonucu ortaya çıkan bir karaciğer enfeksiyonu olan Hepatit A hastalığı, çoğunlukla dışkı ile kirlenmiş, hastalık etkeni içeren su ve gıda tüketiminden kaynaklanır. Kötü hijyenik şartlar hastalığın bulaşmasında etkendir. Ülkemiz, hastalığın orta düzeyde yaygın olduğu ülkelerden biridir. Hepatit A virüs enfeksiyonları yetişkinlerde çoğunlukla belirti verir ve ileri yaşlarda hastalığın ciddiyeti artar. 6 yaşından küçük çocuklarda genellikle hafif seyreder. Hepatit A belirtileri halsizlik, yorgunluk, iştah kaybı, bulantı-kusma, mide rahatsızlığı, ishal, karın ağrısı, kilo kaybı, ateş, gözlerde ve ciltte sararma, koyu renkli (çay rengi) idrar, çamur gibi veya beyazımsı renkte dışkı şeklinde görülür. Tüm dünyada yaygın bir hastalıktır. Özgül bir tedavisi yoktur ve yakınmalara göre destek tedavisi uygulanır. Sonbahar ve kışın ilk aylarında daha sık karşılaşılır. Genel temizlik ve hijyen şartlarına uymanın yanı sıra aşılama da Hepatit A virüsünden korunmanın yollarından biridir.


Hepatit B

Hepatit B hastalığı, Hepatit B virüsünün neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Kontrol edilmemiş kan nakli ya da ürünlerinin kullanımı, sterilize edilmemiş tıbbi aletler, dövme ya da takıların kullanımı, traş bıçağı ve diş fırçası gibi eşyaların paylaşılması ile bulaşmasının yanı sıra anneden bebeğe de doğum sırasında geçebilir. Yetişkinlerin %50’sinde Hepatit B virüsü ile temas ettikten ortalama 120 gün sonra (45-160 gün) belirtiler görülebilir. Hastalığın sebep olduğu halsizlik ve yorgunluk haftalarca hatta aylarca sürebilir. Hepatit B virüs enfeksiyonunun belirtileri halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, bulantı, kusma, karın ağrısı, ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, artrit, deri döküntüleri, koyu renkli idrar, gözlerde ve ciltte sararma şeklindedir. Bütün HBsAg pozitif kişiler, akut veya kronik hepatit enfeksiyonu olmasına bakılmaksızın bulaştırıcı olarak kabul edilirler. Hastalığın kronikleşmesi durumunda kronik karaciğer hastalığı, siroz veya karaciğer kanseri gibi hastalıklar gelişebilir.




Referanslar: "Aşı Hastalıkları" T.C.Sağlık Bakanlığı Aşı Portalı. Şuradan alındı: https://asi.saglik.gov.tr/asi-hastaliklari


YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.