Bir ayağı çukurda ilişkiler nasıl hayatta kalır?
+ Sonra Oku

Bir ayağı çukurda ilişkiler nasıl hayatta kalır?

Evlilik ve ilişkiler için kritik aylardayız, dikkat! Zira istatistiklere göre ayrılıklar en çok, yılın ilk aylarında yaşanıyor. Peki bir ayağı çukurda olan ilişkiler nasıl hayatta kalır?

Uzun yıllardır sevgili olan arkadaşlarımızla yemekteyiz. Tam onları “Kaç yıl oldu, sahi evlenmeyi düşünmüyor musunuz?” diye köşeye sıkıştıracakken aralarındaki diyaloğa kulak misafiri oldum: “Evlenmesek de olur canım, zaten kira da vermiyoruz!” Arkadaşıma söylemedim ama bir gün fikir değiştirip de evlenecek olsalar sanki o işin sonu belliydi. Dahası gece boyu, her fırsatta şakayla karışık birbirlerini tersleyip durdular. Besbelli aralarında bir şeyler tükenmiş...

 

Geçtiğimiz aylarda İngiltere’de yalnızlıktan sorumlu bir bakanlığın kurulduğu açıklandı. Ülkede 9 milyon kişiyi etkileyen yalnızlığın, günde 15 sigara içmek kadar zararlı olduğu tahmin ediliyor. Ülkemizde de durum pek iç açıcı sayılmaz. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2016’da 126 bin 164 evlilik noktalandı. Bir de biten ilişkilerin istatistikleri tutulabilse, durum epey vahim!

 

İlişkilerin bu gidişatının en büyük sebebini psikolog Amy Banks “kronik kopukluk” olarak özetliyor. Yani aslında artan kişisel hırslarımız, karşımızdakini, eşimizi, sevgilimizi ihmal etmemize sebep oluyor ve ilişkiler çatırdıyor. Peki ne zaman acil önlem alınmalı? Uzmanlar, bunun 6 kritik belirtisi olduğuna işaret ediyor.

 

1- Devamlı aynı konular üzerinde kavga etmek.

2- Nerede, kimlerle olduğunuzun önemi olmaksızın şiddetli tartışmak.

3- Önemsenmediğinizi hissetmek.

4- Karşınızdakinin sıkıldığını, size güvenmediğini düşünmek.

5- Orta yol bulmada tıkanmış hissetmek.

6- Birlikte daha az vakit geçirmek, birlikte alınan kararların azalmaya başlaması.

 

Nasıl başa çıkılır?

Kıskançlık, çok sık bir arada olmak, ilginin çocuklara kayması, maddi sorunlar, evlilik ya da ilişkinin gerektirdiği sorumlulukların ağır gelmesi ve gerçekçi olmayan beklentiler çiftlerin arasını en çok bozan sebepler arasında gösteriliyor. Belki her şeyin tükenmiş olduğu ilişkilerde mucizeler yaratamaz ama yine de ters giden ilişkinizi uzmanların tavsiye ettiği birtakım basit kurallarla yoluna sokabilirsiniz.

 

Mesela terapist John Grey, birbirlerini değiştirmeye çalışmaktan önce çiftlerin iki tarafın da ne hissettiğine odaklanması gerektiğine dikkat çekiyor. Grey’e göre her şeye reaksiyon vermek yerine bir adım geri çekilmek, ortak keyif aldığınız şeyleri yapmak, karşınızdakinin en az sizin kadar üzgün hissettiğini unutmamak şart. Dahası düşünmeye ve gözlemlemeye zaman ayırmayı unutmayın ancak yorgun ya da gerginken uzlaşamadıklarınız üzerine asla konuşmayın. Bol bol mutlu günleri yâd edin ve romantizmin iyileştirici gücünü unutmayın.

 

Psikolog Susan Heitler de panik olmanın en kötü şey olduğuna dikkat çekiyor ve ekliyor: “Karşınızdakine kendinizi acındırmak, ona kendini suçlu hissettirmek de kaçınmanız gereken davranışlar arasında. Stratejiniz win-win olsun. Yani ona bir şey vaat edin ancak sizin de bir kazancınız mutlaka olsun...” Heitler, önce değişmesi gereken şeyi tespit etmenin, hangi noktada takıldığınızı anlamanın şart olduğunu ve kendinize iyi bakmanın, bu süreçte iyi görünmenin önemli olduğunu da söylüyor. İlişki uzmanı Mort Fertel ise, “Evliliğinizle ilgili kritik süreçlere ailenizi dahil etmeyin, çevrenizden tavsiye almayın. Diğer yandan bazen ne hissettiğinizi sansürsüz söylemek incitici olabilir. Çok dinlemek ya da konuşmakla değil; hâl ve hareketlerinizle ilişkinizin gidişatı değiştirilebilir. Yani saatlerce konuşmayı bırakın, harekete geçin!” diyor.

 

Dertleşmeyi bıraktığınızda kendinizi güvende hissetmeyeceğinizden arkadaşlarınız ya da işlerinizle ilgili sıkıntılar olduğunda onunla paylaşmaktan geri kalmayın. Özellikle bu süreçte kin tutmayın, derdinizi peşinen söyleyin, “ben” değil “biz” ile başlayan cümleler kurmaya gayret edin. Fikir ayrılıklarının normal olduğunu anımsayın, anımsatın ve değişime önce siz açık olun. Bu söylediklerimizin hiçbiri işe yaramazsa çok geçmeden bir uzmandan destek alın.

 

Haber: Sema Ereren

Yorum yaz