İnsanların son yıllarda yaşam alanlarına yüklediği anlamlar ve evlerinden beklentileri arttı. Sahip olunan metrekarelerde daha ferah ortamlar oluşturma ihtiyacı mimarları ve kullanıcıları eşyaları, gereksiz detayları azaltmaya, daha akıllıca depolama alanları oluşturmaya sevketti. Doğaya hiç olmadığı kadar yaklaşılmak istenen bu dönemde dünya kaynaklarının giderek azaldığı bilinci yaygınlaştı. Sonuç: “Minimalizmin Yükselişi.”


Minimalist mimari savunduğu değer itibari ile insan ve çevreyi yaklaştırmayı hedefliyor. Dünyada pandemi, ekonomi, tükenen kaynaklar gibi kitleleri etkileyebilen faktörler sonucunda tasarımcıların öncülükleri ile insanların tercihleri değişiyor. Minimalist hareket öncelerde içinde tasarımın geçtiği alanlarda kullanılırken bugün daha geniş çevrelerce kullanılıyor ve daha bilinçli tüketime teşvik eden bir yaklaşım olarak günlük hayat diline geçiyor. Çıkış noktası ise işlevsellik, sadelik ve az malzeme ile ustalığın birleştirilip çok fayda sağlanmasıdır.


Az çoktur tavrı

Bir tasarım felsefesi ve yaşam biçimi olarak minimalizm mimaride minimum sayıda renk, doku, biçim ve çizgi ile tavrını gösteriyor. Sadelik, işlevsellik ve çevre ile uyum bu tavrın en önemli parçaları. Bir mimari yapının minimalist düzende hazırlanmış olması için öncelikle anlaşılır, basit planları olmalıdır. Net, gereksiz detay ve süslerden girinti çıkıntılardan uzak, basit formlu hatlar tercih edilir. Cephelerinde, kapı ve pencereler için geniş açıklıklar bulunan bu yapılarda basit çatı profilleri seçilir.


Doğa ile iç içe tasarımlar

Minimal mimaride kullanılan malzemeler, yapının yerleştirildiği cephe ve güneş ışığına yer açılması konusunda doğaya olabildiğince yaklaşmayı, doğanın adeta bir parçası olmayı hedefler. Malzeme olarak ahşap, cam, çelik ve beton tercih edilir ve doğal görünümünde bırakılır. Nötral renk tonları kullanılır ve doğal ışığın içeride yer alabilmesi için ferah düzenlemeler yapılır.


Zevk ve beğeniler her kesim hatta birey için değişirken genel trend talepler daha kullanışlı, daha sade, daha anlamlı ve fonsiyonel yaşam alanları yönünde. Mimar Osman Dağ sözlerini şöyle sonlandırdı: “Minimalizm uygulamaları sonucunda kişilere daha fazla boşluk kalmasını, daha planlı düzenli yaşam alanları oluşmasını ve doğayla daha yakın ilişkiler kurulmasını bence çoğunluk da sever ve bu trend daha da yükselir.”





YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.