X

Yeterince zayıf, yeterince genç, yeterince hoş musunuz? O halde günümüz koşullarında güzelsiniz. Evet! Moda endüstrisinin manken kriterleri ve sosyal medyanın özellikle gençler tarafından sıkça kullanılmasından sonra algı olarak herkeste bu kriterler oluştu. Güzelliğin yalnızca zayıflıkla olabileceğine kendimizi inandırmış durumdayız. Oysa geçmiş yıllarda balık etli kadınların makbul görüldüğünü, 34 beden kadınların kriterlerde yer almadığını biliyor muydunuz? Problemin kökenine baktığımızda ise bizi mutlu yapacak şeyin daima standartta ne varsa o olduğuna kendimizi inandırmamız. Oysa öncelikle kendi var olan güzel yanlarımızı ortaya çıkarsak ve herkesin kendine özgü özellikleriyle güzel olduğunun farkına varsak her şey çok daha kolay, herkes çok daha güzel olmaz mı?


Yeme bozuklukları hakkında bilinmesi gereken 10 önemli detay

Diyetisyen Özden Kaçar, yeme bozuklukları hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.











Yeme bozuklukları hangi hastalıklara yol açar? Yeme bozukluğu ölüm nedeni olabilir mi?


Tüm bu hastalıklarla birlikte ölümcül sonuçlarla karşılaşmak mümkün. Bu sebeple yeme bozuklukları hastalıklarında erken teşhis oldukça önemli. Hastalık sahibi kişi tedaviyi reddetse bile hekiminin, psikoloğunun, diyetisyeninin ve ailesinin kişiyi ikna etmesi, daima destek olması gerek.



Yeme bozukluğu testi


Şişli Kolan International Hospital, Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Bora Koç, aşağıda sıralanan sorulara verilecek samimi cevaplarla kişinin yeme bozukluğu eğilimi olup olmadığı ile ilgili fikir sahibi olabileceğini belirtiyor.


Sorulara mümkün olduğunca dürüstçe cevap verilmesinin önemli bir nokta olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Bora Koç, kişilerin testte yer alan sorulara evet veya evetlerinin olması durumunda üzülmemeleri gerektiğini belirterek pek çok kişinin bu problemi yaşadığını doğru uzmanlardan yardım alarak bu sorunun üstesinden gelebileceklerini ifade ediyor.























Yeme bozukluğuna karşı 5 etkili öneri


Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Alev Erkan, yeme bozukluğu olan gençlerin ailelerine, bu soruna karşı etkili yolları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.


Aşırı kilolu gençler ya da bilinçsiz rejimler yaparak zayıf olma tutkusunun esiri olanlar! Hiç kuşkusuz bu iki durum da farklı sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Karaciğer yetmezliğinden adet düzensizliğine, hormonal dengesizliklerden mental sorunlara kadar birçok problem sağlıksız beslenmenin sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Öyle ki, kilo sorunu nedeniyle hastaneye başvuran hastaların sayısında son dönemlerde büyük artış yaşanıyor. Peki ne yapmalı? eslenme ve Diyet Uzmanı Alev Erkan, yeme bozukluğuna karşı yapılması gerekenleri anlattı.


Israrcı olmayın

Küçükken ailenin yemek yemeyen çocuğuna sürekli yeme konusunda ısrarcı olması, ileride istenilmeyen sonuçlara neden olabiliyor. Onlardan biri de kilo problemi. Çocuğa yemek konusunda ısrarcı olunmamalı. Çocuk yeterli yediği halde ısrarla az yediğini düşünmek ve yemek yedirmeye çalışmak, ters etki yaratabildiği, çatışmayı artırabildiği gibi çocukta inatlaşmaya bağlı ısrarla az yemeye veya sağlıksız gıdalara yönelmeye de neden olabiliyor.


Sürekli bu konuyu konuşmayın

Bebeklikten itibaren çocuğun çok veya az yemek yemesi ve kilosu sürekli gündemde tutulmamalı. Onunla sürekli bu konuda tartışılması veya anne babanın kendi bedeni ile ilgili sürekli “çok kilo aldım, kilo verdim” gibi yorumlar yapması da çocuğun ilgisinin bu yöne kaymasını artırabiliyor ve çocuğun bu konuda saplantılı davranışlar sergilemesine yol açabiliyor. Onun yerine doğru yaklaşım yemek yeme meselesini birinci gündem maddesi yapmadan, yemek yemeyi de sosyal hayatın bir rutini ve ihtiyaç olarak göstermek, kilo problemleri konusunda ise rencide edici, eleştirici veya çocuk kilosuna dikkat ediyor diye aşırı takdir eden davranışlardan kaçınıp, bir uzmandan yardım almak şeklinde olmalı.


Yaşına uygun besleyin

Anne babalar çocuğu için yaşına uygun beslenmeyi, doğru ve yanlış seçenekleri bilmeli. Sonrasında ise evde veya dışarı çıktığında çocuğun bu besinleri tüketmesi için uygun ortamı sağlamalı. Bu nedenle gerekirse bir diyetisyenden destek alarak, çocuğunuzun yaşına göre ihtiyacı olan besin içeriklerini öğrenebilir ve çocuğunuzu da doğru yönlendirebilirsiniz.


Gelişigüzel bitki çayları kullandırmayın

Sosyal medyada sıklıkla öne çıkan ‘hızlı kilo verdirme’ yöntemleri, bitki çayı vb reklamlar ya da kalori hesaplamasına dayalı uygulamalar çocuğun kafa karışıklığını gitgide artıracağı için, bunlara maruz kalması engellenmeli. Gelişigüzel bitki çayları kullanmasının yol açacağı zararlar hakkında mutlaka bilgilendirmelisiniz. Hatta mümkünse çocuk kilo/ beslenme/ zayıflama gibi bilimsel tabanlı olmayan web sitelerinden/ aplikasyonlardan uzak tutulmalı. Bu tür uygulamalardaki 'yarıştırıcı' yaklaşımlar, tartılıp düşünülmeden geliştirilmiş ödül yöntemleri hatta bazen kullanılan görseller bile çocuğun beden algısının değişmesine neden olabilir.


Hazır gıdalara karşı bilinçlendirin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Alev Erkan, “Çocuk hazır yemek kültüründen mümkün olduğu kadar uzak tutulmalı, mutlaka ev yemeği ve taze meyve tüketme alışkanlığı kazandırılmalıdır. Çünkü bir yandan hazır yemek kültürü bir yandan da günden güne daha da çekici hale gelen atıştırmalıkların baskısı altında kalabiliyorlar; öyle ki yaptıkları diyetten sıkıldıklarında soluğu hazır yiyeceklerin yanında alıp, sınırsız bir şekilde kendilerini yemeğe veriyorlar. Bu durumda özellikle küçük yaş grubundaki çocuklar için yemekleri görsel olarak zevkli hale getirmek destekleyici olabilir. Daha büyük yaş gruplarında ise yanlarında taşırken güçlük çekmeyecekleri lezzetli atıştırmalıklar koymak (meyve kurusu, kuruyemiş, süt gibi) tokluk sağlayacağı için abur cubura karşı ihtiyaçlarının azalmasına katkı sağlayabilir” diyor.


Obezite hızla yaygınlaşıyor

Son yıllarda giderek artan fast-food beslenme alışkanlığına hareketsiz yaşam sürmek de eklenince çağın salgın hastalığı obezite hızla yaygınlaşıyor. Diyabetten kansere çok ciddi hastalıklara zemin hazırlayan obeziteye bağlı olarak çok küçük yaşlarda bile karaciğer yağlanması, insülin direnci gibi problemler yaşanıyor. Yetişkinlikte şişman olan kişilerin yaklaşık üçte birinin çocukluk döneminde de şişman olduğu biliniyor. Üstelik küçüklüğünden itibaren kilolu olanların yetişkinlikte zayıflaması ve beslenme alışkanlıklarını değiştirmesi daha zor olabiliyor.


Yanlış diyet ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor!

Kızların ‘zayıflığı’ güzellikle eşdeğer tutması, bu amaçla çok düşük kalorili diyetlerden içeriği bilinmeyen bitki çaylarına yönelmesi; erkeklerin de kas kütlesinde artış vadeden protein tozlarına, yanlış diyet ve bilinçsiz spor uygulamalarına başvurması hayati sorunlara bile yol açabiliyor. Karaciğer yetmezliği, baygınlık, büyüme ve gelişmede yavaşlama, kızlarda adet gecikmesi, erkeklerde testosteron artışına bağlı hormonal dengesizlikler sadece birkaçı. Böyle durumlarda mutlaka bir uzmanın kapısını çalmak gerekiyor.