Yüzünüz zaman zaman karıncalanıyorsa...
+ Sonra Oku

Yüz ağrısının nedenleri nelerdir?

Trigeminal nevralji nedir? Trigeminal nevralji neden olur? Trigeminal nevralji tedavisi nasıldır?

Yoksa sizin de mi yüzünüz elektrikleniyor? Karıncalar geziyor ya da durmaksızın hançer saplanıyor gibi mi hissediyorsunuz? Zaman zaman yüzünüzdeki oluşan bu durumdan şikayet ediyor ve üstelik 40 yaşın üzerindeyseniz sorunu biraz daha ciddiye almanız gerekiyor. Çoğu zaman önemsemediğimiz yüz ağrılarının nedeni trigeminal nevralji olabilir.

 

Acıbadem Atakent Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Gülşah Öztürk, hastaların ani başlayan bu ağrılarda yanlış tanı nedeniyle zaman kaybettiğini, hatta ağrı nedeniyle dişlerin çekilmesi gibi gereksiz işlemlere maruz kalabildiğine işaret ediyor.

 

Sadece göz çevresi, bazen burun düzeyi, bazen de çenemizde ya da tüm yüz de şiddetli çakmalar şeklinde yüz ağrısı deneyimlemiş olabiliriz. Çoğu zaman önemsemediğimiz bu durumun altında, nörolojik hastalıklardan, kulak, göz, diş sorunlarına kas iskelet sistemi rahatsızlıklarından, psikolojik nedenlere kadar pek çok etken bulunuyor. En sık görülen nedenlerinin başında ise nörolojik bir sorun olan trigeminal nevralji geliyor.

 

Yüzün hissiyatını sağlayan 3 başlı sinir trigeminal sinir olarak tanımlanıyor ve bu sinirin his aldığı yüz bölgelerindeki ağrılı duruma trigeminal nevralji deniyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Operatör Dr. Gülşah Öztürk, ağrının, yüze hafif bir dokunmadan tıraş olmaya, diş fırçalamadan burun silmeye kadar gündelik rutinlerle bile tetiklenebileceğini söylüyor. Bununla birlikte sıcak ya da soğuk sıvı içme, hafif bir rüzgara maruz kalma, makyaj yapma, gülme veya konuşma sırasında da ağrı ortaya çıkabiliyor. Trigeminal nevralji, sıklıkla diş ağrısı ile karıştırılıyor. Bu nedenle geçmeyen diş ağrıları şeklinde uzun süre diş tedavisi alıp fayda görmemiş hasta grupları da bulunuyor. Dolayısıyla diş tedavisi sonrası dahi devam eden ağrılarda mutlaka nöroloji ya da beyin ve sinir cerrahisi hekimine başvurulması öneriliyor.

 

Kadınlarda iki kat daha sık

Yüzümüzdeki hissiyatı sağlayan trigeminal sinirin herhangi bir nedenle tahriş olması sonucu trigeminal nevralji oluşuyor. Sıklıkla bu tahribatın nedeni sağlam sinirin çevresindeki sağlam damarsal yapılarla olan ilişkisinden kaynaklanıyor. Trigeminal nevraljinin diğer sebepleri arasında ise o bölgede bulunun bir tümörün sinire basısı veya multiple skleroz geliyor. Bazen göz çevresinde uçuk virüsü kaynaklı olan zona hastalığı geçirenlerde, yüz travması, diş ya da çene tedavisi sırasında bu sinirdeki herhangi bir hasar sonrasında da trigeminal nevralji ile karşılaşılıyor. Her ne kadar adı çok fazla duyulmamış bir sorunmuş gibi görünse de, dünyada her yıl yaklaşık 150 bin yeni hasta trigeminal nevralji tanısı alıyor. Ve bunların yüzde 90’ı 40 yaş üzerindeki kişilerde ortaya çıkıyor. Kadınlarda erkeklere oranla 2 kat daha sık görülüyor.

 

Tedavi şeklini hastanın durumu belirliyor

Görüldüğü gibi trigeminal nevralji tanı koyma açısından ayrıntılı değerlendirilmesi gereken bir hastalık. Yurtdışında önemli merkezlerce önerilen tanı koyma testi ile bu süreç daha sağlıklı bir şekilde yönetilebiliyor. Ardından tanıya yardımcı olarak Beyin MR görüntülemesi isteniyor. Doğru tanı sonrası ilaç ya da cerrahi tedavi kararı verilerek tedaviye devam ettiklerini belirten Dr. Gülşah Öztürk, sözlerine şöyle devam ediyor: “Tip 1 grup olarak ayırdığımız nevralji grubu ilaç tedavisine iyi yanıt verirken bazı durumlarda ilaç yan etkisiyle karşılaşıldığında ya da uzun süre ilaç kullanım sonrası fayda azaldığında cerrahi yöntemlerin düşünülmesi gerekiyor. Cerrahi tedavi kapsamında, açık cerrahi, kapalı yakma işlemi, beyin simülasyonu ve ışın tedavisinden hasta için en doğru olan uygulanıyor.” Her hasta kendi içerisinde özelliklerine göre değerlendirilip bu seçeneklere karar veriliyor.

 

Trigeminal nevralji tedavi seçeneklerinin hiçbiri hastalığı tamamen ortadan kaldırmazken, yapılan tedavinin çeşidine göre iyi olma hali süresi uzuyor. Dr. Gülşah Öztürk, ilaç tedavisinin ağrı olduğu sürece ömür boyu devam edilmesi gerektiğini belirtiyor.

 

Siz hangi gruptansınız?

Trigeminal nevraljiyi (TN) farklı sınıflandırma şekilleri bulunuyor. Güncel olan sınıflandırmaya göre ani başlayan TN ilk olarak 2 büyük gruba ayrılıyor:

 

Tip 1: Bu grupta hiçbir sebep yokken aniden başlayan ağrı, çoğunlukla belli aralıklarla tekrarlıyor. Elektrik çarpar ya da şimşek çakar tarzda hissedilen ağrı, sadece dokunmakla bile tetiklenebiliyor. Hastanın ağrısız dönemleri de bulunuyor. Bu grup genel olarak ilaç tedavisine yanıt veriyor.

 

Tip 2: Ani başlayan ağrı çoğunlukla sızlama tarzında, künt ve yanıcı şekilde hissediliyor. Bu hastaların ağrısız dönemi olmuyor ve temelde ilaç tedavisine yanıt alınamıyor.

 

Trigeminal nöropatik ağrı: Kaza sonucu yüz travması ile ya da diş ve ağız işlemleri sırasında yanlışlıkla sinirin dallarına hasar verilmesi ve ya damar tıkanıklığı sonrası trigeminal sistemde hasar gelişimi sonucu oluşan ağrılar bu grupta yer alıyor.

 

Semptomatik: Multiple skleroz hastalığı olanlar, tümör, damar yumağı veya damarda baloncuk nedeniyle ağrı ortaya çıkan kişiler bu grupta yer alıyor.

 

Postherpetik: Göz çevresinde zona geçirmiş hasta gruplarında görülebilen ağrı türünü oluşturuyor.

 

Deaferantasyon ağrı (nestezi doloroza): Yapılan yüz ağrısı tedavileri sonrası gelişebilen ciddi ağrılar bu grup içinde yer alıyor.

 

Atipik yüz ağrısı: Vücudun birçok yerinde olan ağrı ile yüz ağrısı olan hastalar bu grup içinde değerlerdiriliyor.

 

 

Üsküdar Üniversitesi NPİstanbul Beyin Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “trigeminal nevralji” hastalığının hastanın yüzünde tek taraflı aniden oluşan, çok kısa süreli, keskin ve ıstırap verici dayanılmaz ağrılarla ortaya çıktığını söyledi.

 

Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, Trigeminal Nevralji’nin kafa sinir çiftlerinden biri olan “Trigeminal Sinir” (V. Kranyal Sinir)’in beyin sapından çıktıktan hemen sonra -DREZ segmentinde-, genellikle bir atardamar tarafından basıya uğraması sonucu geliştiğini söyledi. Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Trigeminal Nevralji, hastanın yüzünde tek taraflı aniden ortaya çıkan, çok kısa süreli, keskin, ıstırap verici dayanılmaz ağrıların olmasıdır” diye konuştu.

 

Trigeminal Sinirin dalları tutuluyor

Trigeminal Nevraljinin belirtileri ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, şunları söyledi: “Trigeminal Nevralji, birkaç saniye süren, sanki elektrik çarpması gibi keskin, ıstırap verici dayanılmaz ağrılar ile karakterizedir; ağrılar düzensiz aralarla kendiliğinden olabildiği gibi yemek yemek, su içmek, soğuk rüzgara maruz kalmak, traş olmak, konuşmak gibi çeşitli nedenlerle de tetiklenebilir. Trigeminal sinir, yüzün duyusunu üç dalı (1. dal: göz ve çevresi dalı, 2. dal: üst çene/maksiller dalı, 3. dal: alt yanak-çene/mandibüler dalı) aracılığı ile sağlar. Trigeminal Nevraljide bu dallardan biri ya da birkaçı tutulur ya da başlangıçta yalnızca bir dalı tutulmuşken hastalık zaman içinde ilerleyerek diğer dallar da tutulur.”

 

Sinirin basıya uğramasından kaynaklanıyor

Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Trigeminal Nevraljinin yaygın olarak kabul edilen nedeni, trigeminal sinirin beyin sapından çıktıktan hemen sonra -DREZ segmentinde- basıya uğramasıdır. Bu bası, sinirin etrafındaki yapışıklık – sıkışıklık ve sıklıkla bir atardamarın (en çok görüleni üst beyincik atardamarıdır) her kalp atışı ile sinir üzerine vurmasından kaynaklanır; ayrıca, tümör basısı sonucu ya da beynin dejeneratif hastalıklarında, örneğin Multipl Skleroz/MS’te de gelişebilir” diye konuştu.

 

Trigeminal Nevralji tedavi edilebiliyor

Trigeminal Nevraljide, ilaç tedavisinden mikrocerrahi olarak sinirin serbestleştirilmesine kadar çok farklı tedavi olanakları olduğunu beliren Prof. Dr. Bozbuğa, “Trigeminal nevraljide spesifik olarak etkili olan çeşitli ilaçlar vardır; bu ilaçlar, hastalığın belirtisi olan ağrıyı azaltmak ya da ortadan kaldırmakla birlikte hastalığa yol açan yapısal sorunu düzeltmemekte ve zaman içinde etkinlikleri de azalmaktadır” diye konuştu.

 

MVD ameliyatı ile tam tedavi sağlanıyor

Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, Trigeminal Nevraljide Mikrovasküler Dekompresyon/MVD ameliyatının, yüksek oranda ve çoğunlukla kalıcı ve tam bir tedavi sağladığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:“Trigeminal sinirde çeşitli lezyonlar/hasar (sinirin belli noktalarında ve belirli bölümlerinde iletiyi engelleyen pek çok girişim) yapılarak ağrı ortadan kaldırılabilir; bu lezyonlar ise ilaç enjeksiyonu ya da özel geliştirilmiş balon uygulaması, radyofrekans ya da radyasyon verilmesi gibi farklı yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Hastalığın nedeni olan yapışıklık/sıkışıklık ve bası durumunu düzeltmeye yönelik doğrudan tedavi ise mikrocerrahi yöntemle yapılan siniri rahatlatma ameliyatıdır. Trigeminal Nevraljide Mikrovasküler Dekompresyon/MVD ameliyatı”, yüksek oranda ve çoğunlukla kalıcı ve tam bir tedavi sağlamaktadır, ek bir tedaviye gereksinim bırakmamaktadır.”

 

 

Trigeminal nevraljinin tedavi yöntemleri nelerdir?

 

Memorial Şişli Hastanesi Anestezi Bölümü’nden Ağrı Polikliniği Sorumlusu Uz. Dr. Mehmet Çelik, trigeminal nevralji ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

 

Trigeminal nevralji, hastanın yaşam kalitesini oldukça düşüren şiddetli ağrılar ile karakterize, su içerken ya da bazen diş fırçalarken bile tetiklenebilen bir hastalıktır. Genellikle bu tip hastalarda ağrının yaşandığı bölgedeki diş ya da dişlere kanal tedavisi yapıldığı hatta çekildiği görülmektedir. Bu durum hem hastanın sağlıklı dişlerinin gereksiz ve yanlış tedaviler görmesine yol açmakta hem de trigeminal nevralji teşhisinin konulmasını geciktirmektedir. Ancak hasta bu konuda uzman bir hekime gittiği takdirde teşhis hemen konulmaktadır.

 

Diş fırçalarken bile ortaya çıkabiliyor

Trigeminal nevralji, yüzdeki hisleri beyne taşıyan trigeminal sinir denilen yüz sinirinin bilinmeyen bir nedenle hasar almasıyla oluşan bir sorundur. Trigeminal sinirin üç dalı vardır. Bu dallardan biri göz çevresine, biri yanak ve üst dudağa diğeri ise alt çeneyle alt dudağa doğru gitmektedir. Bu bölgelerde oluşan bir sorun kişilerde çok şiddetli, elektrik çarpması gibi şeklinde ifade edilen ağrılara neden olmaktadır. Tıraş olurken, diş fırçalarken, bir şeyler çiğnerken ya da su içerken bile bu şiddetli ağrılar ortaya çıkabilmektedir ve hayatı oldukça zorlaştırmaktadır.

 

Ağrılar daha şiddetli hale gelirse…

Hastalık genel olarak yoğun ve aşırı düzeyde oluşan ve birkaç saniye ile dakikalar hatta saatler sürebilen yüz bölgesi ağrıları ile kendini belli etmektedir. Hastalar oluşan ağrıları tarif ederken, yüzlerinde bir ağrı oluşturan odak olduğunu söylemektedir ve bazen su bile içildiğinde ağrının tetiklenebileceğinden korkmaktadır. İyi bir anamnezle teşhis kolaylıkla konulmaktadır. Trigeminal nevralji şu belirtilerle ortaya çıkmaktadır:

 

  • Ara sıra yoklayan orta şiddette ağrılar.
  • Bir elektrik çarpması gibi hissedilen ani, şiddetli, zonklayan ağrı.
  • Hiçbir şey yokken başlayan veya çiğneme, konuşma, dişleri fırçalama, yüze dokunma gibi nedenlerle başlayan ağrılar.
  • Bir iki saniye veya daha uzun süren ağrı nöbetleri.
  • Çene, yanak, diş, diş etleri, dudaklar veya daha nadir olmak üzere göz ve alın gibi yüz sinir ağlarının desteklediği alanlarda ağrılar.
  • Yalnızca yüzün bir yanını etkileyen ağrı.
  • Bir noktada odaklanmış veya daha geniş bir alana yayılmış ağrı.
  • Ağrı krizleri zamanla daha sık ve şiddetli hale gelir.
  • Tüm dişleri çektirebilen ağrılar görülüyor.

 

Trigeminal nevraljisi olan hastalar, genellikle dişlerinde sorun olduğunu düşünüp diş hekimlerine gitmektedir. Diş hekimleri tarafından sorunlu olan dişler tedavi edilmekle birlikte trigeminal nevraljisi olan hastalarda bu tedaviler işe yaramamaktadır. Ağrılar, diş tedavisine rağmen devam etmektedir. Trigeminal nevraljide büyük çoğunlukta neden belirlenememektedir. Hastaların tarifiyle ve trigeminal sinirin dağılımına uyan ağrıların olmasıyla tanı konulmaktadır. Trigeminal sinirin kafa tabanından çıktığı bölgede bazen tümör oluşumu da bu hastalığa sebep olabilmektedir. Veya aynı bölgede oluşan damar yumağının siniri tahriş etmesiyle de oluşabilmektedir. Bu durumlarda görüntüleme tetkikleri yapılarak sorun neden kaynaklandığı belirlenmektedir.

 

Öncelik ilaç tedavisinde

Nedenin tam belirlenemediği trigeminal nevralji hastalarında başlangıçta ilaç tedavisi uygulanmakta, ilaca dirençli olanlarda cerrahi tedavi düşünülmektedir. Pek çok hastanın ağrısı bu ilaçlarla yatışmaktadır. İlaç tedavisi ile hasta rahatlıyorsa, bu ilaçlar hayat boyu da kullanılabilmektedir. Ancak ağrı ataklarının geçtiği dönemlerde ilaçlara ara verilmekle birlikte ataklar başladığında ilaçlar yeniden kullanılmaktadır. İlacın etkisiz kaldığı durumlarda seçilecek iki yöntem vardır. Bunların biri trigeminal sinirin radyofrekans yöntemiyle iletisinin kesilmesi işlemidir. Bu yöntemde özel görüntüleme eşliğinde trigeminal sinirin kafa tabanını terkettiği noktaya özel bir iğneyle ulaşılıp sinir bloke edilir. Sadece 20 dakika süren ve çok anestezi gerektirmeden sedasyon altında gerçekleştirilen bu yöntemle ağrının 2-5 yıl hatta bazen daha uzun süreyle kesilmesi mümkün olmaktadır. Zaman içinde bloke edilen sinirin kendisini tamir etmesiyle ağrı geri dönebilir. Bu durumda da blokaj işlemi tekrar uygulanabilmektedir. İşlemin istenmeyen etkisi ise blokaj sonrasında ağrının olduğu bölgelerde kalıcı bir uyuşukluk oluşmasıdır. Diğer bir tedavi yöntemi ise ameliyattır. Operasyonda en sık uygulanan yöntem kulak arkasından kesi yapılıp kafatasında küçük bir delik açılarak trigeminal sinire ulaşmak ve siniri çevresindeki kan damarlarından izole edecek şekilde teflon yerleştirmektir. İlaç tedavisine yanıt vermeyen hastalara hangi tedavi yönteminin uygulanacağına, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve anestezi alıp alamayacağına göre karar verilmelidir.

Yorum yaz