X

Yumurta rezervi, kadınların yumurtalıklarında bulunan yumurta hücresi sayısını ifade eden tıbbi bir terimdir. Yumurtalığın döllenebilen, sağlıklı bir hamilelik ile sonuçlanacak yumurta hücrelerini sağlama kapasitesini ifade eder. Her kadın, yumurtalıklarında yaklaşık 600 bin yumurta hücresi ile doğar. Yaş ilerledikçe, aylık döngüdeki yumurtlama sırasında bu hücreler kaybedilir. 40 yaşından sonra yumurta kaybı hızlanır ve 50’li yaşlarda menopoz süreci ile birlikte yumurtalar tamamen tükenir ve doğurganlık sona erer. Bazı kadınlarda yumurtalık rezervi daha erken yaşta da tükenebilir ve bu durum, erken yumurtalık yetmezliği olarak adlandırılır. Bazı genetik mutasyonlar, maruz kalınan radyasyon ve kimyasallar, erken yumurtalık yetmezliğine neden olabilir.


Yumurtalık rezervi nasıl ölçülür?

Yumurtalık rezervi, kanda AMH (Anti-Müllerian Hormon) adlı bir kimyasalın miktarına bakarak ölçülür. AMH, yumurtalık foliküllerinde üretilen bir hormon olduğundan, yüksek AMH seviyeleri yumurtalıklarda büyümekte olan foliküllerin sayısı hakkında bilgi verir. AMH seviyelerinin az olması ise, az miktarda yumurta üretildiğine işarettir. Bu açıdan AMH testi, yumurtalık rezervinin tespit edilebilmesi için en önemli tahlillerden biridir. AMH seviyeleri, Polikistik Over (PKOS) varlığında da çok yüksek çıkabilir.


Yumurtalık rezervi testi, genellikle en az 6 ay boyunca gebe kalmaya çalışan 35 yaş ve üzerindeki kadınlara uygulanır. Bu süreçte uygulanan FSH testi de önemli bir göstergedir. FSH (Folikül Uyarıcı Hormon), hipotalamustan bıraılan GnRH sayesinde hipofiz bezinden salgılanır, LH (Lutein Yapıcı Hormon) ile birlikte yumurtalık foliküllerinin oluşmasını ve gelişmesini sağlar. FSH ve LH seviyelerinin beklenenden düşük olması da yumurtalık rezervlerinin düşük olduğunun göstergesi olarak kabul edilebilir.




Düşük yumurtalık rezervinin olası nedenleri

İlerleyen yaş dışında, yumurtalık rezervlerinin beklenenden hızlı azalmasına neden olan durumlardan bazıları: