Su'dan ilham almak



Her yaşantı, tecrübe, deneyim yeni öğrenmelerle geliyor. İçinden geçtiğimiz ve belli ki geçip de bitiremeyeceğimiz, yeninin doğuşunu böyle kuvvetli çağıran dönem bu öğrenmelerin aşikar olduğu zamanlardan biri.


Kesin sandığımız, garanti sandığımız, sabit sandığımız birçok şeyin nasıl sekteye uğrayabileceğini, işe yaramaz kalabileceğini, uygulanamaz olacağını gördük, ben gördüm kendi adıma. 15 Mart’ta adım attığım yeni gündelik gerçekliğimin içinde.


Ben çok zor hoca kabul eden biriyim. İnsan rehberler, öğretmen ya da usta olarak benim bünyemde sakil duruyor, yerleşmiyor. En iyi ihtimalle ıskalıyorum, en kötü ihtimalle diş bilemeye başlıyorum; "Dur ben biliyorum sana öğreteyim" diyenlere. Kendimce türlü sebeplerim, türlü tecrübelerim var elbette böyle olmak için; "Neden?" diye sorduğum bir yerde değilim şu sıralar.


"Peki ya nasıl?" diye sormaktayım.


Dünya, hayat, eskiden bildiğim gibi (ne biliyoruz ki?), devam etmeyecekse ve nereden gideceğimi de bilmiyorsam, nasıl rehberlik alacağım, adımlarımı nasıl atacağım, tavrımı, tarzımı nasıl belirleyeceğim...


Bir cevabım var çok şükür. Bu, binlerce yıldır insanlar tarafından kullanılan ve türlü kadim bilgeliklerin üstüne basa basa anlattığı fakat idrakı çok da kolay olmayan; bir kere heves ettin mi, merakla, istekle yaklaştın mı çıraklık etmesi pek verimli, pek keyifli bir hocamız var hepimizin. Adını biliyorsunuz: DOĞA, TABİAT, VAROLUŞ... Siz başka isimlerini biliyorsanız onları kullanın.


Kutsal elementler, varoluşumuzun yapı taşları: Ateş, Hava, Toprak, Su... İşte onları aldım kendime rehber olarak. Şu sıralar daha çok SU’yu. Onun çağrısını hissediyorum kalbimde, onun rehberliğine ihtiyaç duyuyorum.


GEzegenin tüm suları birbirie bağlıdır, diye okudum bir yerde. İster damarlarınızda akan kan olsun, ister tuzunun kokusunu sevdiğimiz deniz, göller, nehirler... Hepsi birbirine bağlıdır.


Suyun sembolik anlamlarına bir bakarsak; akışkanlık, berraklık, değişkenlik, can ve bilgi taşımak, iletkenlik, sabır, değişime adapte olabilmek... İçmesi güzel, bakması güzel, sürmesi güzel SU...


Her sabah içtiğim ilk bardak suya önce teşekkür ediyorum ve onun niteliklerini sayıyorum. Bana artık hizmet etmeyen düşünce kalıplarını, ilişkileri, davranışları, eşyayı kolaylıkla bırakabilmek ve yeni güne, yeni düzene, yeninin belirsizliğine, bilmediğim alanlara adım atmak için Su’dan rehberlik istiyorum. Suyun Ruhun’dan, koruyucularından...


Çinlilerin kutsal metni TAO TE CHİNG sıklıkla sudan söz eder. Mesela:


"Gerçek iyilik Su'yunki gibidir. Su ayırt etmez, herkes için iyidir" der...

Bir arkadaşımdan gelen aşağıya etkediğim metin; söylenene göre Su’dan ilham almak isteyen Sufi’lerin mantığını anlatıyormuş;



“Dağdan akan suyu düşünün. En az direnç gösteren yolu seçer akmak için. Yani önüne bir kaya çıkacak olursa onunla uğraşmaz, kayayla mücadele etmez, etrafından dolaşıp devam eder akmaya. Bundan alınan ilhamla şöyle der Sufiler: “Seninle uğraşan hiç kimseyle uğraşma, eğer uğraşırsan onunla aynı yerde kalırsın. Etrafından dolanıp devam et yoluna.”




Diyelim ki dağdan akan su önüne çıkan kayanın etrafından dolaşamayacak bir yola denk geldi. O zaman birikip üstünden aşar. Bu da olmuyorsa sabırla kayayı damla damla delmeye başlar. Kayayı delmeyi başaran suyun kuvveti değil damlaların sürekliliğidir ki buna da “sabır” derler. Sabretmek hiçbir şey yapmadan oturmak değildir.


“Sabır dikenin içinde gülü, gecenin içinde gündüzü hayal edebilmektir” der Şems-i Tebrizi. Suyun doğası imkansızın bile başarılabileceğini, bunun için sabırlı ve istikrarlı olduğunu öğretir.




Kayayı delen su yoluna devam eder. Su hep akar. Bilir ki aktıkça temizlenir. Akamayan su bulanır, çamurlaşmaya başlar. Üzerine pislik birikir ve Sufiler bu yüzden derler ki: “Sen su gibi ak. Her daim yenilen. Her gün yenilen. İki günün aynı olmasın. Dünü dünde bırak yeni şeyler öğren.”

Bu sözler, ilhamlar benim için çok anlamlı ve hayatın şu zamanı için doğru rehberi bulduğumu gösteriyorlar bana... Su, aynı zamanda değişime direnenler için, yeniye adapte olamayanlar için de harika bir hoca: Su değişimin kendisi. Bazen yağmur olur, bazen kar olur, bazen buz olur, bazen buhar olur. yağmur olur. Değişimden korkmaz, kendi akışından korkmaz, varacağı yerin deniz olduğunu bilir...


O zaman, insandan çoookkk önceden beri bu gezegende var olan, yaşamın özünde, tüm zarafetiyle salınan, hiç almayıp hep veren, iyileştiren, temizleyen Su’ya şükürler olsun. İhtiyacı olanlara ilham olsun, güç olsun...


Şuraya eklediğim şarkı sevgili Mariana Root'un L'Aqua albümünden, şarkının içindeki tüm sözler su anlamına geliyor, dinleyin bak:

Água by Mariana Root">Água by Mariana Root



d.c


Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.