"Keşke" dememek için…

Tek yürek olduk.

İzmir’de yaşanan deprem hepimizin yüreğini yaktı.

Geride gözü yaşlı anne babalar, çocuklar ve ardından onlarca yüzlerce "neden, nasıl?" ve "keşke"ler bir de; bir kare fotoğraf daha kaldı.


Bir binanın tuzla buz olup, yanıbaşındaki binaların olmadığına ilişkin görüntü.


Nasıl olabilirdi bu durum?


TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulunun İzmir Depremi sonrası hazırladığı İlk Gözlem Raporu'nda çarpıcı iddiaların yer aldığı bir rapor hazırladı. Rapordaki iddia ve talepler ise şöyle: “Can kaybının temel nedeni; zeminden, şehir planlamasına, yapıların inşaa sürecinin her aşamasında bilimden ve mühendislikten uzak duran yaklaşımdır. Bu süreçte yer alan herkes sorumludur.”


“Sorumluluk kime aitti?” tartışmalarının gölgesinde İzmir Depremi, İstanbul’da deprem olasılığını yeniden gündeme getirdi.


Peki İstanbul’da mevcut durum nedir?


Konunun uzmanı; Prof. Dr. Naci Görür’ün "uyarı" niteliğindeki açıklamaları çarpıcıydı:

“1999 depreminden sonra Marmara’nın altındaki kabuğa enerji yüklendi. Bu kabuk bu enerjiyi kaldıramaz. Can ve mal kaybının en ağır yaşanacağı olasılığıyla, bu olasılık yüzde 1 olsa bile çok büyük can ve mal kaybı oluşabilir. İstanbul’da jeolojik ve zemin olarak en tehlikeli olan yerler Avrupa yakasının Haliç’ten başlayıp Silivri'ye kadar sahil ve sahilden ilk 10 km içindeki kuşak en riskli yerler..."


Prof. Dr. Naci Görür’ün uyarı ve iddiaları bu şekilde.


Vatandaş, nasıl, nereye başvuracak?

Peki, süreç nasıl başlayacak? Tedirgin olan vatandaş ne yapacak? Uzmanlar, oturduğu binanın depreme dayanıklı olup olmadığını nasıl anlayacak? Apartman yönetim kurulu kararı alınıp, mühendislik ve ilgili bakanlık tarafından kabul edilen yetkin bilirkişiden hizmet alıp, yapılarında etüt yaptırabileceklerini ifade ediyor.


Yerel yönetimler ne yapmalı?

Peki, yerel yönetimlerin sorumluluğu hangi noktada başlıyor, sonraki süreç ne olacak?


Yapıların deprem yönetmeliğine uygun, doğru zeminde, sahada ve sonrası süreçlerde alanında uzman mühendis, yer bilimcilerden görüş alınarak inşaa edilmesi görüşüne itiraz eden yok. Herkes hemfikir.


İlgili kurumlar sorumluluğunu yerine getirmeli elbette. Örneğin; altında dere, göl, çamur, heyelan bölgesi vs. geçen zeminlerin yapılaşmaya açılmaması gerekiyor.


Konuyla ilgili iddialara ilişkin Çeve ve Şehircilik Bakanlığı’ndan gelmişti. Bu konunun siyaset üstü olduğu öne sürdü ve şu açıklamayı yapıldı: "Vatandaşımız yetkilendirmiş kuruluşlara başvuru yapıp, binasının riskli olup olmadığını tespit ettirebilir. Eğer binası riskliyse, bize bildirilen raporları tapuya şerh ediyoruz. 60 gün içinde ilgili yerel yönetim yıkmak zorundadır, yıkmadığı takdirde de 60 gün sonra Bakanlık binaları resen yıkar" dedi.


Temel sorunsal şu: Endişeli olup, binasının riskil olduğunu bile bile oturanlar ya da bu süreci nasıl yapacağını bilemeyenler, hatta kentsel dönüşüm istediği halde bina sakinleriyle görüş farklılığı olanlar vs. onlar ne olacak? "Oturduğum yapı riskli mi değil mi?" konulu talep olmaması durumunda, kolonu hasar almış, deniz kumundan yapılmış, demirlerin paslanmış, binalarda yaşayanlar için "keşke" dememek için ne yapılmalı? Bu konuda tıkanıklığı kim, nasıl çözmeli?


Bu noktada süreç nasıl işleyecek? Belirsizlik ve muamma.

Deprem gerçeğimiz, iddialar, uzmanların, ilgili kurumların söylemleri bu şekilde değerli okuyucularım.


Sözün özü; öncelikli konu tüm iller ve İstanbul’daki riskli yapılar konusu. Riskli yapılar olmak üzere tüm yapılar sokak, ilçe, il bazında tek tek incelenip, uzmanlar tarafından denetlenip bir envanter çıkarılmalı. Mülk sahiplerinin ‘çürük yapı’ iddialı tüm talepleri dikkate almalı, ilgil yapı denetlenip, sonuç odaklı çözüm sunulmalıdır. Ancak kentsel dönüşüm süreci hız kazanmalı.


Herkesin sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor. Daha fazla yüreklerin yanmaması, bir kez daha "keşke" dememek için.

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.