"Beni hep aldatmış"

Merhaba Yeşim Hanım, ben 47 yaşında, evli 4 çocuklu bir babayım. Eşimle 20 senedir evliyim fakat 18 senesi tartışmalı geçti. Ben dürüst ve saf kalpli birisiyim. Benim cinsel problemlerim oldu. 1 sene de işsiz kaldım. Eşim gitme dediğim yerlere gitti. Kendisi esmer güzel birisi. Beni çok kişilerle aldatmış bazen kendi zevki için ve kasap borcunu bir türlü kapatmış. İstediği ile kalmış. Ayda sadece bir kere birlikte olmak istiyordu. Gittiği yerleri hiç söylemezdi ve bana karışma diyordu. Benim çevremle hep küstü. Şimdi kendimden çok nefret ediyorum, bu kadar zaman nasıl uyumuşum? Kendimle barışamıyorum. Çoğu insan onu kulanmış ve bizim Türk kültüründe bunu kaldırmak çok zor. Boşansaydı ama böyle yapmasaydı. Kimse benimle konuşmuyor. Psikolojim çok bozuldu çoluk çocuk da mahvoldular. Kendimi öldürsem olur mu, dinimizde yasak ama düşünmeden edemiyorum. Saygılarımla...


Yeşim Tijen'in cevabı:

Bugün 23 nisan sevgili okurlar, içimde bir heyecanla sabah 9.30’da torunumu aradım. 23 nisanını kutladım. Ona bu özel günün benimde 23 nisanım olduğunu, içimde büyümeyen bir çocuğu derinlerde sakladığımı söylemedim. Sonra söyleyeceğim, henüz 5 yaşındaki torunuma; babaannenin içinde hala 23 nisanın coşkusu var. Küçüklüğümde bana da emanet edilen bugünü içimde yaşıyorum canım torunum ve kendimce Atamızın biz kadınlar için açmış olduğu yolda elimden geldiğince itinayla yürümeye çalışıyorum diyemedim. Birkaç sene sonra daha büyüdüğünde söyleyebilirim.


Aramızda kalsın sanırım biraz bana söyleyeceklerinden kaçındım. “Yaaaa babaanne, sen çocuk değilsin ki yaşlısın, bu çocukların 23 nisanı” diye acımadan söyleyeceği yaşlısın kelimesinden kaçmış olabilirim. Neyse bu corona günlerinde 23 nisan hepimizin hayatına sevinç, heyecan oldu. Bir yandan da hala esaretimiz sürüyor. Benim bu esaret günlerim oğlumla geçiyor. Oğlum için çalışıyorum; anne acıktım, yemek; anne çay, anne kahve, gecenin bir saati anne bir tost yapsana... Ya oğlum, mesaim bitti artık çalışmıyorum desem de anne yüreğim dayanmıyor kalkıp yapıp sonra da onun “Anne tamamen seni düşünüyorum. Şimdi sen yalnız olsan şişmanlayacaktın, seni sürekli çalıştırıyorum. Sayemde formunu koruyorsun” demesine beraberce gülüşüyoruz. Corona günlerinde Coronadan geçmek zor maşallah sırat köprüsünden geçmek gibi. Bu köprüde ben de bazen gülüyorum, bazen bunalıp of yeter sıkıldım artık eve kapanmaktan diyorum, bazen köprüden düşmenin korkusuyla susuyor gelecek özgür günleri sessizce bekliyorum.


Bazen yaşanılanlardan sessizce geçmek gerekir sevgili okurum. Bu dıştaki sessizliktir. İçinizde fırtınalar koparabilir, kendinize, yaşamış olduğunuz ihanetlere istediğiniz kadar küfredip bağırabilirsiniz. Bu kendinizle hesaplaşmanız. Eşinize olan öfkeniz hiçbir şeyi çözmese de yapmanız gereken şeylerden biri nerde, nerelerde hata yaptım diye sorgulamalarınız. Şimdiye kadar hiçbir şeyi sorgulamadığınızı düşününce çok yerinde hareketler olacaktır. Çünkü insan düşünen ve sorgulayan bir canlıdır. İnsanlar birlikte bir yaşam kurmuşlarsa birbirlerinden sorumludurlar, hesap vermek zorundadırlar eğer bu hesaplar sorulmazsa, hesaplar verilmezse ortak bir hayattan, karı-koca olmaktan söz edemezsiniz. Görünen siz eşinizi, eşiniz sizi idare ederek evli gibi yapmışsınız. Gerçek evlilik bu değil, gerçek evlilikte değer var, kocayı/hanımı merak etmek, neredesin diye hesap sormak var. Gerçek sevgilerin olduğu evliliklerde başka neler var derseniz size ip uçları vereyim. Kadınlar eşlerini seviyorlarsa yediğinden içtiğine, giydiğine, nerde kaldığıyla, niye kendisiyle ilgilenmediğnizle alakalı olurlar. Bir tek onlar değil bunlarda var; dokunurlar, sarılırlar, öperler, beraber olmak isterler, olmazsanız küserler, sevmiyorlarsa saydıklarımın hiçbirini yapmazlar, umursamazlar. Aman banane, ne hali varsa görsün, bana karışmasın, benden uzak dursun derler. Eşinizde size böyle yapmış. Sizden hem ruhsal hem bedensel olarak uzak durmuş. Evlilik gerçek anlamını hiç bulamamış. Eşiniz için esmer güzeli demişsiniz, onu kendinizden üstün tutarak eşinizin hakim olduğu bir evlilikte bir çok şeye susmuş olmalısınız. Yanınızda olsun, varsın istediğini yapsın. İşte bu olmaz olamaz. Bir kadın erkeğin yapma dediği şeyleri yapıyor, özgürce hareketler içinde oluyorsa burada güvensizlik oluşmak zorundadır. Sorgulamak, araştırmak gerekir çünkü bu kadarla kalmadığı öngörülmelidir. Sizden ayrı bir yaşam içinde olan bir kadın ne yeterince anne olabilmiştir ne de kadın olabilmiş zaten. Sizinle olan ilişkisini sadece görev olarak adletmiş, evliliği bir şemsiye olarak kullanmış. Bunu günümüzde birçok kadın sinsice yapmakta. Bunu size bir teselli olsun diye söylemiyorum kadına hiç yakışmayan, çirkin bir gerçeğin bilinmesi, erkeklerin dikkatli olmaları adına söylüyorum. Cinsellik ve paranın alım gücü günümüz kadının maalesef o özel, güzel yapısını bozmuştur. Sanırım siz de bu yaşadığınız aldatmalara cinsel yönden bakıyor, kendinizi suçluyorsunuz. Cinsel olarak bu kadar rahat aldatmalar içinde olan bir kadın evliliğine size değer veriyor olsaydı bir şikayeti vardıysa dile getirirdi diye düşünüyorum. Sizden kaynaklanan cinsel sorunlar yüzünden olsa bile mutsuz olan bir kadın hayatındaki sorunları kasabından bir diğerine aldatarak mı çözmeliydi? Çözüm gerekirse bir doktordan yardım almaktan geçmeliydi.


Hayata bedenlerinden bakan insanlar gerçekten mutlu olabilir mi? Kısa anlık mutlulukları yaşayabilirler. Ömürlük mutluluklar başını dik tutmaktan, kendini taşımaktan, değerlere sahip çıkarak yaşamaktan geçer. Eşiniz başını dik tutmaktansa anlık mutlulukları tercih ederek sizin ve çocuklarınızın başını yere eğmiş. Gerçekten zor bir durum. Düşünmeniz gereken bir diğer husus acaba 4 çocuğun dördü de benden mi olacaktır. Bugün bu aklınıza gelmese yarınlarda içinize bir kurt düşecek o yüzden bu konuyu çocuklarınıza dna testi yaptırarak açığa çıkarmalısınız. Bir ailenin hayatı nasıl mahvedilire çok net bir örnek olmuş eşinizin yaptıkları. Bahaneleri beni ilgilendirmiyor tıbbi yardım alması gerektiğini düşünüyorum. Eşinizin durumu normal değil. Bütün bunların ardından sizin ölmek istemenizi anlıyorum ama sizce bu durum ölmekle çözülür mü? Ölmek neyi çözer? Geride sorun öylece yerinde durmaz mı? Size düşen eşinizi affetmemek ve bir an önce boşanmaktır. Bu da sorunlarınızı tamamen çözecek diyemem ama en azından üzerinizdeki yükün bir kısmını atmakta bir parça da olsa rahatlık verecektir. Bulunduğunuz çevrede eşinizin yaptıkları ayyuka çıktıysa, kimse sizle konuşmuyorsa yapacak tek şey oradan taşınıp yeni başlangıç yapmak olacaktır. Kendinizi kimseye anlatamazsınız, anlatmaya da çalışmayın. Herkes kendi algıladığı şekilde yaşadıklarınıza bakacaktır, bunu değiştirmezsiniz.


Yaşadıklarınızı ben saf bir insanım diye açıklamışsınız. İnsan gelişen bir varlık, kendinizi geliştirmelisiniz. Kimse yerinde saymamalı. Kendinizi okuyarak, merak ederek, sorgulamaya başlayarak eğitin. Bu da sizin hayatınız için farklı bir adım, şimdiye kadar atmadığınız bir adım, artık atmak zorundasınız. Henüz yaşınız genç sevgili okurum, kendinizi ümitsizliklere kaptırmayın. Siz geliştikçe dünyanızda gelişecek, hayatı algılayışınız değişecek, güçleneceksiniz. Siz daha kendinize lazımsınız bunu görün. Eşinize evliliğiniz boyunca lazım olmamış olabilirsiniz ama hala o çocuklarınıza sağlam duran bir baba olarak lazımsınız. Siz bari çocuklarınızın başını yere eğmeyin, onlara örnek olacak olan bir sizsiniz. Yaşadığınız bu travma kolay geçmeyecek, zaman isteyecek. Ne zaman geçecek biliyor musunuz? Siz kendinizi her yönde eğitip geliştirdikçe yüreğinizi aklınız güçlendirip kendinize olan güveninizi yeniden kazanmaya başladığınızda, işte o zaman geçecek. Lütfen yaşadıklarınıza yenilmeyin, güçlü olun. En büyük intikam dimdik durup hayatınıza, çocuklarınıza yeniden sarılmanızla, yeni bir başlangıç yapmanızla olacak. Sizden bunu bekliyorum.


Sevgiler sevgili okurlarıma...


Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.