Kendisini hep haklı görüyor

Merhaba Yeşim Hanım, ben 28 yaşında yaklaşık 1 buçuk yıllık evli bir kadınım. Benim sıkıntım eşimle. Önceleri eşimin ailesiyle sıkıntılarımız çok fazlaydı, ben de sınırımı çizdim, bir şekilde yol aldım. Eşim hiç elimden tutmadı, tam tersine ailesinin tavırlarını davranışlarını bilip görmesine rağmen kalbimi her defasında kırdı, kırmaktan hiç çekinmedi. Benim annemlere gittiğimizde iyi bir eş rolüne bürünüyor. Oradan çıkıp evimize geldiğimizde her şey değişiyor, bambaşka biri oluyor, tartışmalar yolda başlıyor eve gelene kadar… Zehir ediyor bana. Eşimin uyanamama problemi var. Her sabah 1 saat boyunca kalk, geç kalacaksın diyorum, alarm çalıp duruyor saatlerce, kapatmıyor bile. “Kalk geç oldu” diyorum, “Tamam” diyor sonra yine uyuyor. Bazen de bana söyleniyor, uykulu haliyle tersliyor beni. Öperek uyandırıyorum, o da pek işe yaramıyor, beni tersliyor, kalbimi kırıyor sonra “Sen beni geç kaldırdın, geç kaldım” deyip sabahı bana zehir ediyor. Kahvaltıyı da eksik etmemem gerek, mutlaka hazır olacak, bir bardak çay içeyim diyorum onu da zehir ediyor… Böyle ters bir adam. Bir türlü eşimle ortayı bulamıyorum o kadar çok aciz bir insan ki ne desem batıyor. Kahvaltı yapıyoruz çayı bitiyor, çaydanlık yanında, çayını doldurup şekerini atmaya bile aciz. Yemek yiyoruz, elerim bulaş olmasına rağmen su doldur diyor. “Ellerim temiz değil sen doldur” deyince tepki vermeye başlıyor. Bir çöpü bile atmak ona o kadar büyük bir şey geliyor ki şimdi sırası mı diye oflayıp, söylenip duruyor. Düşünün bu tavrı yüzünden her şeyi kendim ona yansıtmadan yapmaya çalışıyorum ama benim böyle tepki vermeme izin vermiyor. Benim hakkım yokmuş gibi yani kendisini hep haklı, doğru görüyor. Empati yeteneği yok, anlayışlılık yok inanın ki attığım her adıma dikkat ediyorum çünkü her şey batıyor. Alttan alıp duruyorum çünkü sonuç hep tartışma, kavgayla sonuçlanıyor. Çok sinirli, asabi, öfkeli benim eşim, tabi bunları evlendikten sonra gördüm. Bir de ben normalde tepkimi veririm, haksızlığa hiç gelemem ama konu evlilik olunca ailem de sabret diyor. İnanın ki tartışmamak için artık benliğimi değiştirmek zorunda kaldım. Ben prensipleri olan bir insandım. Artık bu süreç ne kadar böyle devam eder bilmiyorum. Alttan almaya alıştırdım kendimi çünkü sonuç hep aynı olacak. İki sohbet muhabbet etmek de sıkıntı her şeyi yanlış anlayıp tartışıp kalkıp gidiyor sonra geliyor kinini kusana kadar bağırıyor saatlerce. Beni her defasında ağlatıp gidiyor yani oturup konuşmak bile mümkün değil, onu sürekli onaylamak gerekiyor. “Evli kadın kendini eşine, evine adamalı” diyor. Dışarıda temizliğe önem veriyor, hatta iş yerindekiler hakkında bile pis olduklarını söylüyor ama evde sifon bile çekmiyor. Peşinden sürekli takip edip temizlemem gerekiyor. Okuma, kendimi geliştirme hevesimi bile kırdı sonlandırmayı bile düşünüyorum bu eğitim hayatımı ve son olarak çocuk istiyor eşim. Benim bir düşüğüm oldu, onun beni üzmesinden kaynaklı ama ben sebep oldum mu diye bile düşünmedi, benim hatam diye gördü. Bence kendisi çocuktan beter, ben onun düzgün bir baba olacağını düşünemiyorum. Bu davranışlarından dolayı bana baskıda bulunuyor, beni kontrolü altında tutmaya çalışıyor, yönlendirmeye çalışıyor, her şeyin farkındayım ama ne yapacağımı bilmiyorum. “35 yaşıma geldim ne zaman ben baba olacağım, bir an önce olmam lazım, senin de yaşın geçiyor” diyor. Ben de psikolojik olarak etkileniyorum ya olmazsa ileriki zamanlarda diye. O zaman beni sözleriyle bitirir diyorum. Bir akla ihtiyacım var Yeşim Hanım, düşünceleriniz benim için çok kıymetli, şimdiden teşekkürler.


Yeşim Tijen’in cevabı:

Merhaba sevgili yavrum, denginiz olmayan biriyle evlenmişsiniz. Sizinle aynı kafa yapısında olmayan, gelişimini tamamlamamış bir adamı bu yaştan sonra eğitmek kolay değil, çok sıkıntılardan geçeceksiniz. Eşinize sadece başkalarının yanında değil her zaman her yerde medeni bir insan olmayı öğreteceksiniz mecburen. Yoksa böyle bir eşle yaşamak işkence olacağından ona kendisini fark ettirmelisiniz. İnsana yorulmadan yaşamak yok sevgili kızım. Bu her insan için geçerli değil belki. Ya çok akıllı olacaksınız ya şanslı olacaksınız ya da böyle bir yorgunluk yaşayacaksınız. Kim bilir belki yorgunluğunuza değer diyeceğim, onu da zaman geçmeden öğrenemeyeceksiniz. Ne sıkıntılardan geçerseniz geçin eşiniz için, evliliğiniz için verdiğiniz emek, kendinize verdiğiniz emek ve değerdir. İlerde pişman olmamak için bugün yaşadıklarınıza hakkını gerektiği kadar vermek zorundasınız. Zaman kaybı olarak görülmemeli eşe, evliliğe verilen emekler çünkü sonrası kendini tamamlamış olmanın kafa rahatlığı olacaktır. Eşiniz sanki mağarada yetişmiş sonra da sizinle evlenmiş gibi. İnsan hiç mi kendini geliştirmez? Öğrenmeye gelişmeye açık olmaz. Temizlik oh misssss kokusu bile insanı mutlu etmeye huzur vermeye yeterken eşinizden sonra banyoya girdiğinizde kâbusu yaşamak gerçekten felaket sizin adınıza üzüldüm. Dayanılacak çile değil. Zorluklar herkese göre değişir tabii. “Bu da dert mi? Temizlesin karısı değil mi?” diyen olabilir. Ben de o nedenle diyorum ki eşiniz için evliliğiniz için elinizden geleni yapmalısınız. Çünkü artık kadınlar boşanmayı bir şey sanıp hemen adliyelere koşuyorlar, erkeklerin kadınlara güveni kalmadı. Benimle bir ömür boyu kalmaz, yarı yolda bırakır korkusunu fazlaca erkeklere hissettiriyorlar. İnsan yeni evlilere ümitle bakamıyor, şüpheyle bakıyor. Böyle olmamalı. Eşinizin sizi baskılamaları da hep bu yüzden. Ne kadar ona bağımlı yaşarsanız o kadar kıpırdayamazsınız. Çözüm bu mu? Tabii değil, çözüm birbirine karşı dürüst ve samimi olmak, her şeyi paylaşmak, mutlu etmek için çabalamak, birbirini düşünerek hareket etmek, işin içine birbirini düşünmek önem vermek de girince mutluluk da peşinden gelecektir. Eşinizin size yardımcı olmaması sizin ev kadını olmanızdan dolayı. Ben çalışıyorum o da bana bakacak, tüm istediklerimi yapacak.


Yazdıklarınızda sizin ev kadını olmanızı sonuna kadar kullanmak zihniyetinde bir adam gördüm. Eşinizin söylediklerinden baskılarından yılmayın aksine başınızı dik tutun. Her eş, arkadaş, dost, sevgili birbirinin hayatına güzellikler katmalı. Bunu karakter anlamında söylüyorum. Sizin kendiniz için yaptığınız her şeyden eşiniz de nasiplenecek, ona daha bir aşkla yaklaşacaksınız. Sevgiyle, ümitle kendinizi mutlu edecek, geliştirecek her doğru bildiğinizi yapmaya devam edin. Çiçeklerinizi yetiştirin, onları sevin, konuşun, onların yeşillikleri açan çiçekleri hayatınıza ruhunuza renk katacaklardır. Siz de ruhunuzdaki rengi evinize, eşinize hayatınıza katacaksınız. Kavga etmek güzel değil kavga etmeden ona doğruları arzularınızı aktaramaya gayret edin ama anlamıyorsa kavga da edeceksiniz Sizi baskılayarak korkutmasına içinize kaçmanıza fırsat vermeyin saygısızlaşmadan da tartışılabilir kavgada edilebilir. Kısacası ona istediklerinizi anlatmaya çalışın. Eşiniz “evli kadın kendini eşine, evine adamalı” demiş ya eşinize katılıyorum eşler önemli ve değerli öncelik onlar olmalı. Ancak zamane kadınlarının hem kariyer hem çocuk yapabilme kapasitelerinden eşinizin haberi yok. Kadınlar eşlerini, evlerini de ihmal etmeden her şeye yetişebilirler. Teknoloji kadının yanında, bulaşık makinesi vs. gibi kolaylıklarla kadının işini kolaylaştırıyor. Sizin eşinizi bu çağa çekmek için yapacağınız şey sizin düşünce yapınızda olan kişilerle daha çok bir arada olarak yapabilirsiniz. Mesela aileniz, daha sık bir araya gelin sizin ailenizle. Sizi sahipsiz, çaresiz olarak düşünmesin. Etkileşim önemli.


Diğer anlaması gereken şey sizi evlenmeden tanıyordu, düşüncelerinizi biliyordu. Üzerinizde baskı kurmaya hakkı yok. Siz, size düşen görevleri yapıyor, eşinizi ihmal etmiyorsanız kendiniz için mutluluğunuz için gelişiminiz için her şeyi yapabilmelisiniz. Kendinizi hayata hazırlıyorsunuz tabii ki çalışmalısınız. Yarınlar nelere gebe bilinmez ve siz anne olacak, bir çocuk yetiştireceksiniz. Kendinizi hep yenilemeli, geliştirmelisiniz. Çalışmalısınız da. Çocuk konusuna gelince dereyi bir görün, tanıyın, paçalarınız öyle sıvayın diyeceğim. Eşiniz kendini geliştirmekte inatla direniyorsa böyle bir adamdan çocuk yapmak, onu baba yapmak pek doğru fikir olarak gözükmüyor. Sabırla, ümitle elinizden gelen anlayışla eşinize yanaşın, ona güven verin, rahatlatın onu sonrasına sonra karar verirsiniz. Önce bugünlere hakkını vermek lazım.


Size ve tüm okurlarıma sevgi ümit dolu günler diliyorum...



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.