O kadar asosyal biri oldum ki...

Merhaba, 28 yaşındayım ve inşaat teknikeriyim, çalışmıyorum. Çalışmayı ekonomik olarak istiyorum, ailemi rahatlatmak için ama çalışmayı hiç sevmiyorum, insanlarla muhattap olmak, bir şey için çabalamak beni çok yoruyor. Hiç arkadaşım yok, çıkıp çay içeceğim biri bile yok. Sevgili/flört o da yok. Eski sevgilimle konuşuyoruz ailesi sanırım beni istemiyor. Sevgililik dönemimizden bir olumsuzluk almış ailesinden ve şu an ne derler diye bir olumsuzluk düşüncesi içerisinde. Benim açımdan mantıklı biri ama benim yanımda yürüyemeyecek biri. Ailesine karşı fazla pasif. O da benimle yaşıt ama sanki 5 yaşında da hayatını ailesi yönetiyor gibi. Bana “Ben seninle her ana varım evlenemesek de küçük bir an bile olsa seni yanımda istiyorum” diyor. Bense biri gelsin evlenelim kafasındayım. Bu tavrı bana kendimi çok kötü hissettirdi hiç sevmesem bile. Sizce tavrım ne olmalı? Bir de başka biri daha var, o da eski sevgilim, çok seviyor beni. Ben de ona karşı bir merhamet duygusu var ve yanında kendimi rahat hissediyorum ama ben kapalıyım, namaz kılıyorum ama o içki kullanıyor ve buna ailem de şahit oldu, haliyle istemiyorlar. Değişir diye şans verdim ama yok. Olduğu gibi de kabul edemiyorum, dış görünüşünden de biraz rahatsızım açıkçası biraz kilosu fazla :) O kadar asosyal biri oldum ki sanki bu ikisinden başka kimse olmayacakmış gibi geliyor. Biraz acayip hissediyorum, tavsiyelerinizi bekliyorum. Önüne geçemediğim bir karamsarlık var, ne yapmalıyım?


Yeşim Tijen’in cevabı:

Merhaba sevgili okurlar bu maili cevaplamak için seçip bilgisayarımın başına geçtiğimde henüz kendisiyle bile tanışmamış bu kız dedim. Tembelliği ondan. Onu harekete geçirecek, ruhunu uyandıracak bugüne değin hayatında hiçbir bir esinti olmamış. Bu zevksiz hayatının canlanması için elinde iki tane seçeneği var ikisi de eski sevgilisi ikisini de aslında istemiyor ama sanırım arkadaşları bir bir evlendi. O da evlenmesinin gerektiğini düşünüyor. Bir bakıma evliliği vazifesi olarak görüyor. Hayatın gerçeklerine uyanmayan insanlar için evlilik bir vazife. Oysa hayatınızın en önemli meselesi olarak addedeceğiniz iştir evlilik. Bu önemi kavrayamamışsanız katlanmak zorunda kalacağınız bir çile olur evliliğiniz. Kimseye bir ömür katlanmak istemiyorsanız uyumla, ahenkle, aşkla yapılmalı evlilikler.


En uzun yoldur insanın içi

Cahit Zarifoğlu


Evet sevgili kızım, insan kendi içinde kendini hiç tanımadan yaşayıp ölebilir ya da kendini ortaya çıkarıp potansiyeline kavuşarak yaşayabilir. Siz önce kendinize hedefler koymayı öğrenmeye başlamalısınız. Yaşayan her insanın “Ben de yaşıyorum” diyebilmek için bir amacı olmalı; yemek, içmek, yatmak, uyanmak gibi rutin işlerden vazifenin ötesinde bir yaşamı hayal etmeli. Bir başarı hikâyesi değil iyi, mutlu, amaçları olan bir insanın hikâyesini yazabilmeli kişiler, kendi iyilikleri ve yaşadım diyebilmek için. Evlenmek içinse önce kendini tanımalı, ne istediğini, kiminle evlenirse mutlu olacağını, kimi mutlu edebileceğini bilebilmeli. Tembel biriyse evlenmemeli diyemem ama kimseye yazık etmemeli. Biriyle konuşmaya bile üşenen bir insansanız bir erkeği onun etrafını nasıl mutlu edeceksiniz iletişimsiz? Önce bir kendini aşmalı insan. Kimse tembel değildir. Sadece yeterince ateşlenmemiştir ya benzini yoktur ya marşa daha çok basmak lazımdır ama mutlaka yol alabilmesi için uğraşılması gerekir. Sizin gibi özellikleriyle birini tanıyınca oğlan annesi haklı olarak istemez. Evladını verecek kadar itimat etmez. İnsanlarla konuşmaya bile üşenen biri ne kim nasıl güvensin. Evliliklerde kişiler birbirlerini ruhen beslemeli. Sizin için kendine hayrı yok diye düşünülür. Kırılmayın, alınmayın, gerçekler bunlar. Biri sizi uyuduğunuz uykudan uyandırmalı. Böyle de iyisin, çok iyisin diyerek kandırmamalı ya da siz kendinizi kandırmamalısınız. İyi hissediyor olsanız enerjiyle dolu olursunuz. Konuşmaktan, uğraşmaktan kaçmayacak yaşlardasınız. Kendinize dönüp bakacak, uyandıracak olan sizsiniz. Bir parça kendinizden bir şeyler bulup ortaya çıkardınız mı her bir fark ettiğiniz yönünüzle define bulmuş kadar sevinirsiniz. Sonra, sonrası güven, daha çok güven ve yaşıyorum diyebileceğiniz bir hayatı gerçekten yaşarsınız. Daha ne olsun? Kendinizin sorumluluğunuzu gerçekten taşıyabilmeniz dileğiyle.


Sevgiler sevgili okurlarıma...



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.