Bir Vasalisa görevi

Spiritüel mahallenin kazıkları listesi yapsaydım, her şey seninle ilgili hiç şüphesiz o listede ilk beşe girerdi.




Her şey senle ilgili! Kendisiyle türlü yollarla, çoğu zaman da düzeltme iştiyakiyle, çalışmaya başlayan insanların, yolun başlarında en sık kapıldıkları yanlış anlama.




Şems-i Tebrizi "Senin gönlün değişirse dünya değişir" der. Gönlüm değişince dünyanın değiştiğine inanmıyorum, bunu bizzat deneyimliyorum. Eyvallah.




Lakin her şey bizle ilgili değil arkadaşlar.

Lütfen bu yalan minibüsünden kendiniz için müsait bir zamanda inin.


O gönlün değişmesinin bir parçası, olan bitenin içimizdeki tezahürlerine bakmaksa, bir kısmı da çıkıp ilişkilerimizde doğru eylemleri gerçekleştirmek. Biri olmadan ötekine hiper dikkat vermek bizi dengesizliğe sürüklüyor.




Vasalisa masalında, çocuk bir ruhun erginlenme sürecini anlatır Clarissa Estes. O harika masaldaki her bir metafor, iç çalışma yolcuları için altın değerindedir. Masalda Baba Yaga, Vasalisa' ya pek çok zorlu görev verir. Büyüme görevlerinden biri de bunu şundan ayırmayı öğrenmektir.


Masalda Vasalisa’ dan, küflü buğdayı sağlıklı buğdaydan ve afyon tohumunu pislikten ayırması istenir. Vasalisa bu görevi, başta gözü korksa da hakkıyla yerine getirir. Bunu yapmasına masalın başında ölen “fazla iyi anne” sinin verdiği küçük bebek yardımcı olur. Yani sezgisi, içeriyi duyabilme becerisi.


Farklı derinliklerde okumalar yapılabilir elbette. Benim bunu bir okuyuşum da şöyle:



“Bu içerisiyle ilgili, bu dışarısıyla.”



“Bu benle ilgili, bu onunla.”



“Bunun şu kısmı benimle ilgili evet, buna bakayım; şu kısmı da onunla ilgili ve onunla ilgili doğru eylem neyse onu yapayım.” (Susmak, söylemek, sınır çizmek, anlayışla biraz alan vermek, uzaklaşmak, yakınlaşmak… Durum neyi gerektiriyorsa.)




Büyüme yolculuğumuzda bize verilen görev, bunları esnek ve berrak bir zihinle görebilmeyi öğrenmektir. Bunları görebilmek ve gördüklerimizin gereğini yapmak bir ruhsal kapasite işi, manevi büyüme işaretidir. Erginlenmemiş ruhlar - adına bulanık ve fokurdayan bir zihin de diyebiliriz- için çok da meşakkatli bir görevdir.




Her şey benimle ilgili, tıpkı her şey seninle ilgili gibi sakat ve dengesiz bir yaklaşım. Bu ezbere genelleme, bulanık zihinlerin hayatın muğlaklığıyla baş etme oyuncağı gibi.



Bu “her şey kafası” zaten başlıbaşına tehlikeli bir kafa.



Gerçeğe bakma diyarında bu her şey’ lerden ziyade, şu anda burada olan nedir en sık sorduğumuz sorudur. Olanla ilişkim nasıl da ikinci soru. Olan o anda zorsa, zorlanan ben’e şefkat göstermek de bizi yolda tutar. İnsan her zaman şefkatle, bugünkü gerçeğine baka baka büyür.


Her şey benle ilgili ezberciliği yerine soru sormak bile özgürce, öyle değil mi? Ama aynı zamanda da tekinsiz, çünkü soru sorunca cevap ne çıkacak bilemezsin. Tabii bu gerçek bir soruysa.




İnsan kendini kolayca kandırabilen, kendisine yalanlar söylemeye yatkın bir varlık olduğundan; her şey benimle ilgili, dur azıcık da şuramı deşeyim, biraz da bu durumu kabulleneyim diye diye kendini kandırırken yıllarını ziyan içinde geçirebilir.



Belki de her şey benimle ilgili yalanının altında razı olmak istemediğim bir küçük ölüm, diyemediğim bir hayır, kaybetmeyi henüz göze alamayıp tutunduğum bir şey, bedel ödeyip elimi taşın altına sokmak istemediğim bir durum vardır.


Vasalisa gibi bir erginlenme macerasına atıldıysam, meşakkatli görevlerimden biri de “Bu içerisiyle ilgili, bu dışarısıyla.” diyebilmeyi öğrenmek olacaktır.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.