Şebnem Seçkiner Diğer Yazıları Yazar Kimdir

Herkesin titizliği kendine

Dışarıya çıkınca evdeki her şey unutuluyor! “Ben pislik yapayım, arkamdan temizlesinler” mantığı devreye giriyor.

 

Nedense “evde bir milim toz yok” diye övünenlerin bazıları sokakta kendini kaybediyor!

 

Kimle konuşsan, çok titiz.

 

Eve ayakkabıyla girilmez, hatta kapının dışında çıkarılır, torbalar tezgah üstüne konmaz, evde bir milim bile toz olmaz. Temizlik yapılan yere çorapla basmazlar, sarı bezi çamaşır suyuna yatırırlar…

 

En çok konuşulan konu, lavabonun, tuvaletin çamaşır suyu ile ovulduğudur… Aman ne marifet!

 

Fakat dışarıda nerede tuvalete gitsen, pislik içinde.

 

Restoranlar, AVM’ler bir derece, peki ya diğer mekanlar?

 

Geçen sene Manyas Kuş Cenneti’ne gitmiştik. Manzara şahane, doğa süper. Ama tuvaletimiz gelince nasıl kaçacağımızı bilemedik. Daha içeri giremeden kokudan kaçtık. Daha çok kalacakken resmen koşarak uzaklaştık.

 

Geçen Cuma Atatürk Arboretumu’ndaydık. Tuvalete gitmek istedim. Nasıl çıkacağımı bilemedim.

 

Çöp kovasının kapağı yok.

 

İçindekileri size nasıl anlatsam ki? Yazmamak en iyisi. Kimsenin midesi kalkmasın. Şu kadarını söyleyeyim; hayal gücünüzü zorlatan türden şeyler vardı.

 

Eminim düzenli temizlendiğine.

Ben zaten artık mekanları suçlamıyorum. İnsanları suçluyorum.

Çünkü kirli pedi, açık bir şekilde oraya mekan sahibi atmıyor. Ya da çocuk bezini. Tuvalet kağıdını da yere atan mekan sahibi değil.

 

Onlar ne yapsın?

 

Gerçekten sokağa çıktığımda geriliyorum tuvalet konusu yüzünden. Yazın sahile gitmek en sevdiğimiz, fakat tuvaletler yüzünden sadece belirli alanlarda durabiliyoruz.

 

Neden evindeki gibi davranmaz çoğu insan?

 

Kirli pedleri kapalı bir şekilde ya da torbayla çöpe atmak, bebek bezini de yine torbayla atmak, tuvalet kağıtlarını yere saçmamak bu kadar mı zor?

 

Arboretum ne demek? “Çok çeşitli ağaç ve ağaççıkların bulunduğu, bu amaçla özel olarak hazırlanmış botanik bahçesi.”

 

Arboretuma gidip ağaçlara adını kazıyan, yerlere sigara atan, yere tüküren insandan fazla bir şey beklememek gerek.

 

Girişte çantamızı aradılar, yiyecek içecek var mı diye. Başta kızdım. Çocuk çantası aranır mı diye söylendim. Sonra ortalığı görünce hak verdim. Gerçekten piknik yapmaya çalışanlar olmuştur. Yoksa neden arasınlar?

 

Doğa kimin umurunda? Kimsenin. Üç beş kişiyiz… O kadar!

 

Ancak ne isterim biliyor musunuz?

 

Böyle ortamları kirletenlerin evlerine tek tek gidip bakmak istiyorum.

 

Pedleri yere mi atmışlar? Çekirdek kabukları salonun ortasında mı? Kirli bebek bezleri nerede duruyor? Kağıt havluyla ellerini kurulayıp sonra yere mi atıyorlar?

 

Bana böyle davranan kimse titizlikten bahsetmesin. Evlerinin ne kadar temiz olduğu beni hiç ilgilendirmiyor. Ortak yaşam alanlarımızı kirlettikleri sürece hijyenden söz etmeleri kadar saçma bir şey yok.

 

Çalışanlar nereye kadar temizleyecek, nereye kadar kontrol edecek oraya gelen insanın umurunda değilse?

 

Gitmek istediğim çok yer var ancak tuvalet sorunu çözülene kadar gideceğimi sanmıyorum. Çocuğuma “çişini tut” demekten, kendim sürekli zorlanmaktan yoruldum çünkü.

 

Keşke bir yaptırımı olsa… Keşke bir çözüm bulunsa…

 

O yüzden, bir daha söylüyorum ki yaşam alanıma zarar verdiği sürece kimsenin evinin ne kadar temiz olduğu beni ilgilendirmiyor! Onlar kendilerini kandırmaya devam etsinler. Toplum içinde yaşamayı öğrenene kadar da böyle mekanlardan uzak dursunlar! Hiçbirimizin sağlığını tehdit etmeye hakları yok!

 

Yorum yaz

  • Misafir 2019-02-13 11:42:17

    Kalemine sağlık????????????????????????

  • Misafir 2019-02-07 08:40:49

    Süper bir yazı olmus aynı durumları yaşıyoruz dünkü ders sloganımız ortak alanları körü gün gelir muhtaç olursunuz

  • Misafir 2019-02-06 17:04:11

    ????????????????????????????????????????????????????????????????????????