Zülüf
Aşk kitaplarda yazmaz Azize'm.
Aşka talipsen sessizliği dinleyeceksin.
Karanlıkta bekleyecek, derinlerde yürüyeceksin.
Kalbinin sesini sessizlikte duyar insan,
sessizlik insana bir kalbi olduğunu hatırlatır.
Kimsesizlik demedim, ne olur karıştırma.
Azize'm insan ellerini bilir misin?
Bir çift göz gördüğünde en içine bakar mısın?
Gülüşüne dalar mısın insanın?
Ki bazı insanlar deniz gibi gülerler.
Nereden mi biliyorum?
Ben bilmeyeyim de kimler bilsin?
Kaç şairin dizesinde,
kaç anlatıcının nefesinde,
kaç çocuğun gözlerinde gezindiğimi;
kaç masalın imgesinde güneşi doğurduğumu,
kaç zeytin ağacıyla birlikte çiçeklendiğimi
biliyor musun?
Aşk anlatılmaz Azize'm, gösterilir.
Bir elma ağacının dallarında eriklerle armutlar dal dala uzanmışsa;
erik erik gibi, armut armut gibi ve dahi elma elma gibiyse...
O vakit göz kapılarını görmek için aç!
Aşk o ağacın gövdesinde sırlıdır.
İnsandan öğrenemezsen ağaca sor,
ağaçta göremezsen kuşlara sor.
Kuşlardan da yoksa fayda masallara sor Azize'm, masallara.
"Aşkı aşk bilir yalnızca" diyor Didem.
Eğer sen Azize'm,
aynaya bakarsan ve görünenin aşk olduğunu anlarsan bir gün;
işte o zaman hiç çekinme.
Derin bir nefes al ve
yüzüne dökülen zülüfe sor.
YORUMLAR