Haberleri strese girmeden nasıl takip edebiliriz?

Bir yıldan uzun bir süredir belirsizlik içinde yaşıyoruz. Ailemizi, arkadaşlarımızı yeniden ne zaman göreceğimizi, ekonominin ne zaman düzeleceğini bilmiyoruz. Yapmaya çalıştığımız kendimizi ve sevdiklerimizi güvende tutmaya gayret etmek. Belirsizliği dağıtmak için haberleri izliyoruz. Ne var ki bu, daha fazla endişe duymamıza sebep oluyor. Bu kez haberlerin uyandırdığı endişeyi dağıtmaya çalışıyoruz. Kimileri gazeteleri biriktirip haftada sadece bir gün haber okuyan Alman yazar Goethe’nin yöntemini uyguluyor, birkaç günde bir başlıklara bakıyor. Kimileri, haber takibini bırakıyor. Peki haberleri okumak aslında gereksiz ya da yararsız mı?


Haberin kamu yararı gözetmesi gereken doğasını göz önüne alırsak hayır. Yayın organlarının esas işi kamuyu bilgilendirmek, gerektiğinde uyarmak. Haber içeriklerinin olumsuzluğunu büyük ölçüde açıklayan, gazete ve gazetecinin bu görev tanımı zaten. O halde öğrendiklerimiz bizim yararımıza ise, neden güvenilir bir yayın organının verdiği bilgileri bile almayı reddediyoruz?


Haberler neden stres yaratıyor?

Kısa cevap: Güncel gelişmeleri tehdit olarak algılıyoruz. Tehdit algısını yaratan, haberin içeriğinin yeri ve zamanı. Eğer endişe uyandıran gelişme, “şimdi ve burada” ise sinir sistemimiz, beynimize “Güvende değilsin” sinyali gönderiyor. Sinyali alan beynimiz, sempatik sinir sistemi aracılığı ile vücudumuza komut veriyor: Kendini koru ya da uzaklaş. Eğer kendimizi tehlikeden koruyamıyorsak ve ondan uzaklaşamıyorsak, maruz kaldığımız stres sürekli hale geliyor. Stresi azaltamaz veya kontrol altına alamazsak, orta ve uzun vadede depresyona giriyoruz.


Meselâ koronavirüs Çin’de ortaya çıktığında, “uzaktakiler için ölümcül” bir tehlikeydi. Onu ancak yaşadığımız şehre girdikten sonra “şahsi bir tehdit” olarak görmeye başladık. Yarattığı stresi azaltmak için ondan uzaklaşmamız söz konusu değil. Ama kendimizi koruyarak bu stresi kontrolümüz altında tutabilir, bir ölçüde azaltabiliriz.



Güncel gelişmelerin stresini nasıl azaltabilir, kontrol edebiliriz?

Stresi kontrol etmenin iki şartı var. İlki, varlığını ve sebeplerini kabul etmek. İkincisi, onu doğru anlamak ve tanımak.


Güncel gelişmeleri takip etmemek stresi neden azaltmıyor?

Çünkü bir durumu inkâr etmek, aslında onun doğru olduğunu bildiğin gerçeğini değiştirmiyor. Arka planda beyin, “Savaş ya da kaç” komutu vermeyi sürdürüyor.


Güncel gelişmeleri doğru anlamak ve tanımlamak ne işimize yarıyor?

Tehdit olarak algılanan durumu anlamak, onunla ilgili gelişmeleri takip etmeyi kaçınılmaz kılıyor. En basitinden, koronovirüsten korunmak için maske takmayı bilmek yeterli değil. Virüse karşı hangi tip maskenin etkili olduğunu (ve hangisinin etkili olmadığını) bilip buna göre maske kullanmak gerekiyor. İlgili konuda gelişmeleri izlemek, kendimizi korumak için gerekli önlemleri almamızı kolaylaştırıyor. Yani tehlikenin varlığını kabul ediyoruz, ama hakkında sürekli bilgi edinerek de onunla nasıl yaşayacağımızı öğreniyoruz. Arka planda “kendini koru” komutu yerine gelen beyin, parasempatik sinir sistemi aracılığı ile “Güvendesin” mesajı gönderiyor. Bu, stresin azalması demek.


Güncel gelişmeleri nereden, nasıl takip etmeli?

Önce olumsuz bilgiyi seçmemiz doğal. “Hayatta kalmaya programlı” beynimizin görevi, tehlikeyi fark etmek ve ortadan kaldırmak. Ancak sürekli olumsuz bilgiye maruz kalmamız doğal değil ve ihtiyacımız bunu kontrol etmek. Bunun için ilk yapmamız gereken, güvenilir birkaç haber kaynağını takibe almak. Günün belirli zamanlarında, mesela sabah ve akşamüzeri haber okumak, izlemek, dinlemek. İkinci önemli adım, sosyal medyayı bilgi edinme kanalı olarak görmemek. Üçüncüsü, komplo teorilerini ve söylentileri dinlememek; konuyla ilgili bilgisi olmayan kişilerle -yakınlarımız olsalar bile- görüş alışverişinde bulunmamak.


Olumsuz durumu, en olumlu nasıl yaşayabiliriz?

Haberleri takip ederken stresi yaratan, olayların kişisel hayatını bizzat olumsuz etkileyeceğini düşünmek, sonuçlarını görsellemek. Önlem almak için ilk gereken, durumu tek başına değiştiremeyeceğini kabul etmek. Ardından, durumun en az bir olumlu yanını bulmak. Takiben, mevcut koşullar içinde kendini iyi hissetmek için neler yapabileceğini sıralamak. Son olarak, zamanla durumun değişeceğini hatırlayıp şu soruya cevap vermek: Hayat normale döndüğünde ben nerede, ne durumda, ne yapıyor olacağım?



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.