Armağan almak ve vermek üzerine…

Yeniden merhaba.

 

Geçen haftaki yardım çağrımız bir flora imecesine dönüştü, topluluğun yardımıyla yayılan çağrı pek çok insana ulaştı, yazılar yazdınız, paylaştınız, arkadaşlarınızı yönlendirdiniz, sağ olun hepiniz. Telefonlar, destekler, yardım elleri yağdı, yağmaya devam ediyor, büyük bir ferahlama ve sevgiyle kuşatılmışlık hissine eşlik eden minnet duygusuyla doluyuz, hepinize tek tek teşekkür ederiz.

 

*****

 

Kutsal Ekonomi kitabı yeni çıkmış, 21 Aralık 2012 günü için tüm dünyaca bekleşiyoruz deyim yerindeyse. Kasım ayında bir gün ekşi mayalı ekmeğimizi yoğururken “ iyilik ve güzellik de böyle kabarıp çoğalsa ya” diye dua ederken bulmuştum kendimi. Mayalar yayılmak istemiş, ben de onlara memur olmuştum, güçlü bir çağrıydı bu ve trinnnkk! Aklıma etkinlik yapmak gelmişti bir anda, Mayalar'la dünyanın sonunu bekleyeceğimize “Sevgi ve Birlik” ekmeği yapalım diye dağıtmak üzere hamur mayalamış, kabaran hamurdan 50 küçük top ayırıp, un dolu torbalara koyup dağıtmıştık ekşi mayaları, kargolamıştık isteyenlere, beklenen gün geldiğinde de birlikte ekmek yoğurup dualar etmiş, sofralar kurup mayalar paylaşmıştık. Dünyanın sonu gelmediği gibi, önümüzde başka dünyalar açılmıştı. Armağan dünyası. Sonrasında teşekkür armağanlarınız yağmur olup yağmıştı flora’ya.

 

Sonra 2013’de bir imecefon için çağrımız olmuştu, yine yakın çevremizden başlayan, böyle coşkulu bir seferberlik haliyle, çağrımız da geniş kitlelere yayılma fırsatı bulmuş, flora için etkinlikler düzenlenmiş, gelirleri flora’nın imecefonuna aktarılmıştı. Arkamızdaki destek ordusu ile birlikte, yüzlerce kişinin para armağanları, binlerce kişinin duası ve iyi dilekleriyle bir yurt, iki de duş-tuvalet yapılmıştı flora’ya. Yurda da bir ad verilmişti, Şifa Yurdu. Bu diyarlara gelişimizin yirminci yılını kutlamıştık sonra. flora bahar şenliği her Hıdırellez’de kutlanmaya başlamıştı, sağlık halleri ile birlikte genele duyurmadan, o tarihi hatırlayanlarla bir arada geçirdiğimiz bir zamana dönüştü sonra. İnşallah bu yıl daha donanımlı bir flora ile kutlamalarımıza yeniden başlayacağız.

 

*****

 

Sümeyra ve Kemal’i artık tanıyorsunuz, hani flora’nın yeni canları, evlerinin inşaatı sürerken bir taraftan da tanıdıkları, temiz üreticilerin bahçelerinden elleriyle topladıkları elmalardan ürettikleri sirkelerini, Sümeyra’nın doğal malzemelerle ev temizlik ve kişisel bakım üretimlerini kendi arkadaş çevrelerinde satarak flora’ya destek yollamaya başlamışlardı bile. flora’da da sergilemeye başladık bu üretimlerden. Gelip giden arkadaşların da katkılarıyla havuzda damlalar birikmeye başladı, Sümeyra ile konuştuk sonra, bir flora dükkanı kursak da ürünlerin tanıtımını yapmaya başlasak küçük küçük diye.

 

Ve Sümeyracığım, eylem insanı, Ankara’da, gündüz okulda öğretmenlik yapıyor, akşam evde üretim. Ürettiklerinin beğenilmesi ve çoğalan ürün çeşidi ona daha bir güç verdi, heyecanla flora dükkan’ı kurdu, bir taraftan da Seçil’le birlikte temizlik algısı üzerine sohbet ettikleri ve doğal malzemelerle üretmeyi öğrettikleri, izdüşünü adını verdikleri bir atölye düzenlemeye, şehir şehir gezmeye başladılar.

 

İyi ki işini severek, özenle yapan insanlar ve onların temiz, sağlıklı ve güzel üretimleri var ve bu üretimlerini devam ettirebilmeleri için, yani sürdürülebilir olmaları için de malzemedir, kavanozdur, etikettir satın almaya ihtiyaçları var. flora dükkan’da ulaşabildiğimiz çevreden böyle insanları ve üretimlerini tanıtacağız bir taraftan, onların desteklenmeye ihtiyacı var. Armağanlar aldık, armağanlar verelim, bereket bunların dengesinden doğuyor diyor Charles Eisenstein Kutsal Ekonomi kitabında.

 

Alpcanımız var Olympos’ta mesela. Buralara yolu düşenlerin hikayesi bol, onun da öyle. Kaya tırmanışına gelip gelip aşık olduğu topraklarda yaşamaya başladıktan sonra yöredeki keçi boynuzlarını toplayıp, kaynatmadan, buharlaştırma yöntemiyle keçi boynuzu pekmezi, nar ekşisi üretiyor, eş-dost-anne yardımıyla üretim yapıyorlar. Kazandakiler o güzelim tatlara, kıvamlı sıvılara dönüşürken Alpcan sıkı müzikler dinletiyor onlara. Şahane insan, hayalleri var hepimiz gibi, yöredeki keçiboynuzu ağaçlarının haritasını çıkarıp kenarda köşede kalmış ağaçları da aşılamak istiyor. Onun üretimleri de olacak flora dükkan’da, onu da destekleyelim.

 

Yıllardır hayalini kurduğumuz bir platformdu, özü ve amacı belliydi, ihtiyaçlarla armağanları buluşturmak, nasıl bir biçimde tezahür edeceği belli değildi sadece, bugün kendiliğinden dönüştüğü biçimine saygı ile Sümeyra’ya teşekkür etmek istiyorum hepinizin huzurunda. Vesile olduğun güzelliklere, enerjine, neşene ve heyecanına bereket olsun can kadın, ellerine sağlık, seni de destekleyelim Sümeyra.

 

Çok yönlü bir armağanlaşma modeli, bir dayanışma ağı bu, flora dükkan’dan alışveriş yaparak kendinize ya da sevdiğinize bir armağan verdiğinizde, hem üreticiyi hem de dolaylı olarak florayı desteklemiş olacaksınız.  

 

*****

 

İşte şimdi mayalanıyor flora, akmaya devam eden desteklerinizle, hastane sürecinden sonra başka acil -tamirat gibi- ihtiyaçlarımızı da karşılayıp bahçeye bir fırın yapma hayali var sırada, ekip oluşmaya başladı yavaş yavaş, işte o zaman flora’nın ekmeğini hep birlikte yiyebileceğiz.

 

Parayı güzel işlerde kullanarak, doğayı koruyan üretimlere destek vererek, para ile olan ilişkimizi de sağaltmaya yardımcı oluyor bu armağanlaşma.  

 

Doğa kadar güçlüyüz, onun kadar dayanıklıyız. Mselyum ağına "yeraltı interneti" de diyorlar, besini çok olandan az olana bir aktarım. Büyük bir organizma var işleyen, mucizevi bir haberleşme ağı, akıl almaz işler. Bu yıl bereket bol yağdı, tek tek damlalar güçlü derelere dönüştü, toprak suya doydu.

 

Armağanlarımıza, keselerimize, meleklerimize, yağmurlarımızın her damlasına sonsuz bereket olsun.

 

Hayırlı işler olsun.

Yorum yaz